GeriKelebek Filmin sonu izleyiciye kalmış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Filmin sonu izleyiciye kalmış

Filmin sonu izleyiciye kalmış
refid:24666967 ilişkili resim dosyası

31. İstanbul Film Festivali’nde Sanem Öge’ye En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirmişti ‘Şimdiki Zaman’.

İlk uzun metrajını çeken Belmin Söylemez imzalı film, yurt içi ve dışında pek çok festivali dolaştı ve nihayet bu hafta ülkemizde vizyona girdi. ‘Şimdiki Zaman’ın başrolündeki Sanem Öge’yle konuştuk.

‘Şimdiki Zaman’daki Mina rolüyle 31. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldığınızda röportaj yapmıştık. Neler değişti, yaşandı o zamandan beri?
- Konuştuğumuz dönem Melisa Önel’in ‘Kumun Tadı’ filmini çekiyorduk. O da bu sezon vizyona girecek. Sonra bu yaz bir film daha çektik. Esra Saydam’la Nisan Dağ’ın ‘Deniz Seviyesi’. Onlar Colombia Üniversitesi’nde sinema okuyup mezun olan ve ilk uzun metrajlarını çeken iki yönetmen. Filmin çekimlerini Ayvalık’ta yaptık. Başrollerinde Damla Sönmez, Ahmet Rıfat Sungar ve Jacob Fishel oynuyor. Onun dışında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Müge Gürman’ın yönettiği ‘Çehov Makinesi’ni oynuyorduk. Şimdilerde birtakım tiyatro ve sinema projeleri için teklifler var. Televizyon için birtakım proje görüşmeleri de var. Ama ne yapsam, diye düşünme devresindeyim. Bunların yanı sıra bir B planı yapıyorum.

Nasıl bir B planı?
- İstanbul dışında yaşama ve çalışma planları. Bütün tanıdıkları da yanıma alacağım! Ama oyuncu olduğum için gerektiğinde de İstanbul’da olacağım. Tiyatrodaki ilk hocam Şahika Tekand bize derdi ki: “Her zaman başka bir işiniz olsun.” Sadece oyuncu kalmakla kısıtlamak istemiyorum kendimi. Benim her zaman bir B planım vardı. Bir ara vazgeçmişliğim oldu. Şimdi yeniden B planı yapma zamanı.

Radikal kararlar tam size göre. Daha öncesinde Radikal’de gazetecilik ve Can Yayınları’nda çevirmenlik yapıyordunuz. Sonra her şeyi bırakıp oyunculuğa başladınız. Şimdi ‘iyi ki...’ diyor musunuz?
- Kesinlikle! Yaşamanın başka bir yolu yoktu zaten benim için. Sonuçta 30 yaşına geldiğinde bu hayat nasıl geçecek, günde kaç saatini ne yaparak harcayacaksın, içindeki enerjiyi nereye yatıracaksın gibi soruların cevabı herkes için önemlidir. Bu hayatta azıcık kafası işleyen ve bir şeyler yapmak isteyen herkes için aynı sorular geçerli. O soruların cevabını aldıktan sonra aynı noktada debelenmenin anlamı kalmıyor. Dolayısıyla şimdiye kadar verdiğim kararlardan memnunum. Bin şükür, şimdiye dek oyunculukta da hep sevdiğim ve seçtiğim projelerde çalıştım. Oyunculukla ilgili de aynı çizgide gitmeyi düşünüyorum. Çok acelem yok. Yeter ki gönlüm temiz olsun.

Biraz da filmden konuşalım. ‘Şimdiki Zaman’ ne üzerine?
- Film, 30’lu yaşlarının başında, Türkiye’de yaşayan ve hayatını değiştirmeye karar verdiği halde bunu gerçekleştirmek için yeterli finansal gücü olmayan genç bir kadının değişim mücadelesini anlatıyor. Bu değişimin çok önemli bir bölümü, Türkiye’den gitmek. Mina Türkiye’den Amerika’ya, halasının yanına gitmek istiyor. Halası geçmişte bunu başardığı için ona örnek olmuş. Filmin sonunda ne olacağını bilemiyoruz tabii. Mina Amerika’ya gidebiliyor mu gidemiyor mu? Bu, cevabı her izleyiciye göre değişebilir bir soru.

Siz filmi ilk kez festivalde izlediğinizde ne hissetmiştiniz?
- O ilk ve son izleyişimdi. Sonrasında çok rahatladım. İnsan kendini seyretmekten hoşlanmıyor, kendi sesini duyup yüzünü görmekten çok hoşnut olmuyor ya hani. Oyuncularda da bu böyle. Ben kendini dışarıdan seyretmenin çok işe yaradığını düşünmeyen taraftayım. Çünkü farkındalık getirir, dışarıdan bakmaya başlarsın kendine. Oysaki çok içeriden oynaman, dışarıdan nasıl göründüğünü umursamaman gerekir. Ben bu yüzden olabildiğince az izlemeye çalışırım kendimi. Sektörde henüz yeni biri olarak öyle bir düsturum var, tadı damağımda kalsın istiyorum.

Mina rolü için epey araştırıp çalıştığınızı duydum. Neler yaptınız?
- Evet, epey çalıştık. Kahve falı baktım, fal kitapları okudum. Sembollerin manalarını anlatan kitaplar falan... Hani balık ne anlatır, kuş ne demek... gibi. Çünkü fal baktığım kısımların bir kısmı doğaçlama. Belmin (Söylemez) çok iyi fal bakıyor bu arada. Bilemiyorum, ayarlayabilirim sana istiyorsan!

Peki, sizin için de iyi bakıyor diyorlar...
- Bakma sen onlara, yapamıyorum hâlâ. Ama yapabileceğime inanıyorum. O kadar kitap okudum. Sonra filmde tarot falı bakarken görülen Hüseyin’le birlikte çalıştık. Bu arada o gerçekten falcı ve çok enteresan bir karakter.

Yönetmen Belmin Söylemez’le nasıl çalıştınız?
- Arada Belmin şekillere bakarak bir şeyler anlattı. Sonra bana aktardı. Hadi sen bak da anlat, dedi. Sonra ben baktım… Basbayağı adım adım fal bakmayı öğretti. Ama bence kahve falı öğretilebilir bir şey değil, sezgisel bir şey. Ayrı bir yetenek. Dolayısıyla film sayesinde kahve falı da inanılır bir şey oldu benim için. Karşındakine bakıp onun içini görmek meselesi.

‘Şimdiki Zaman’, Türkiye’den Amerika’ya giderek hayatını değiştirmek isteyen, bunun için gereken parayı ise fal bakarak kazanmaya çalışan genç bir kadının değişim mücadelesini anlatıyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle