GeriKelebek Fight Club gibiyiz, aramızda komiser de var, ticaret odası başkanı da
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fight Club gibiyiz, aramızda komiser de var, ticaret odası başkanı da

Hepsi 25-35 yaşlarında, işi gücü olan, kimi kariyer yapmış adamlar. Cepleri para görmeye başlamış ama zengin çocukları değiller. Bazıları bekar, bazıları yeni evli, taze baba. Onları bir araya getiren ortak bir sorunları var: Henüz askerliklerini yapmadılar! Siteler kuruyor, korktukları için internette örgütleniyorlar.Amaçları bedelli askerlik için lobi yapmak. Bugüne kadar gazeteci, milletvekili ve önemli kişilere 200 bin mail, 50 bin SMS gönderdiler. Her yerde adamları var, istedikleri her bilgiye ulaşıyor, herkesin numarasını, adresini buluyorlar: ‘Fight Club gibiyiz, bürokraside, emniyette, Meclis’te, medyada, Turkcell’de, Telsim’de her yerde bizden birileri var.’ Masraflar için aralarında para topluyorlar ama birbirlerinin isimlerini bilmiyor, internetteki rumuzlarıyla tanışıyorlar. Bedelli askerlik lobisine ancak mail ile ulaşabildik. Bize güvenmeleri için önce içlerinden üçüyle tarafsız bir mekanda öngörüşme yaptık. Asıl buluşma yine önceden bilinmeyen bir mekanda gerçekleşti. Bedelli lobisine kim olduklarını, ne istediklerini ve ne yapacaklarını sorduk. Nasıl bir araya geldiniz? Mehmet C. (32): Mezun.com adında Amerika’daki Türk öğrencilerin sorunlarıyla ilgilenen bir site var. 2003’te buraya bir arkadaş, bedelli askerlikle ilgili bir yazı attı. Onun kim olduğunu hálá bilmiyoruz. Yazdıkları, sitenin forumlarında tartışılmaya başlandı. Bir de baktık ki sadece bu sitede bedelli konuşmalarına katılan 100’ün üzerinde arkadaş var. Sesimizi hükümete duyurmalıyız dedik.Sonra bedelli askerlik siteleri mi kuruldu?Atila U. (31): Üç arkadaş Temmuz 2003’te www.bedelliaskerlik.org sitesini kurduk. AKP’nin iktidara gelmesiyle ilgi büyüdü. Başbakan dilekçe verin açıklaması yapınca ‘Tamam’ dedik, bedelli çıkıyor. Bugün siteye kayıtlı 3 bin kişi var. Bu arada fark ettik ki ikisi Atatürk döneminde olmak üzere 8 kez bedelli askerlik çıkmış. 1999’da Ulusal Strateji Dergisi’nde emekli bir generalin yaptığı hesaplamaları bugünün değerlerine uyarladık ve bir rapor hazırladık. Bu arada yeni siteler de oluşmaya başladı: www.bedelli.net, www.bedelliaskerlik.com.Ne yaptınız bu raporu?Cem S. (32): Milli Savunma Komisyonu’nun açıklamalarına göre Türkiye’de 480 bin yoklama kaçağı var. 1999’daki bedelliden 73 bin kişi yararlandı. Sadece 6 yılı (93-99) kapsıyordu. Şimdi bu sayı daha yüksek. Elde edilecek gelirin üzerine kaybedilen katma değeri de ekledik. Toplamda 4.3 milyar dolarlık bir kaynak bu. 10 sayfalık raporu bastırıp milletvekillerine yolladık. O kadar korkuluyor ki, üzerinde askerlikle ilgili yazılar olan kağıtların fotokopisini çekmek bile istemediler. Sonunda matbaacılar sitesinde okuma yazması olmayan bir adam bulduk, o bastı.VEKİLLER BEKLEYİN ÇIKACAK DİYORVekillerden ses geldi mi?Cemal Ş. (31): Bizim bu umutlara kapılmamızın en büyük sebebi politikacılar. Kimle görüşsek ‘Bekleyin yasayı çıkaracağız’ diyor. Bazılarını ziyaret ettik, bazılarıyla telefonla görüşüyoruz. İçimizden askere gidecek olanlar bile bedelli çıkacak diye planlarını değiştirdi. Biz hükümetle Genelkurmay arasında top olmak istemiyoruz. Annem yoklama kaçağı olduğumu duyduğundan beri uyumuyor. 30 yıllık bir aile firmamız var. Üniversitede okurken babam vefat etti, başına ben geçtim. Yeni bir know-how geliştirdim. Zaten üniversitede de TÜBİTAK ödüllerim vardı. Ama ABD’ye gidip patent alamıyorum. Yoklama kaçağıyım diye yurtdışına çıkamıyorum.Kamuoyu oluşturmak için ne gibi yollar kullanıyorsunuz? Bir köşe yazarının önerisi var: Çıkın ortaya delikanlı gibi miting yapın görelim kaç kişiniz, kimsiniz... Mehmet C. (32): Başbakan, dilekçe verin, dedi. Dilekçe veren arkadaşlar verdikleri adreslerden toplandı. Nasıl miting yapalım? Herkes öyle korkuyor ki! En kolayı e-mail, ucuz ve pratik. Aramızda bilgisayar uzmanı çok. Hepsini toplasalar Türkiye’de yazılım sektörü çöker. Bürokraside, emniyette, Turkcell’de, Telsim’de ya da medyada bizden çok insan var. Aramızda ticaret odası başkanı da var, komiser de. Fight Club (Dövüş Kulübü) gibiyiz. Gayriresmi yollardan vekillerin cep numaralarını bile bulduk. Yaklaşık 50 bin kadar SMS, 200 bin e-mail atıldı.Para nereden geliyor?Selim K. (30): Aramızda topluyoruz. Rumuzu JSS olan bir çocuk var mesela. Adını bilmiyoruz, ama o da para gönderiyor. Paralar benim hesabımda toplanıyor. Geçen ramazan bankada memur fitre mi topluyorsunuz, diye sordu. Bilinmeyen adreslerden küçük meblağlarda paralar yatıyor. Bir de bize zengin çocuğu diyorlar...Değil misiniz?Selami Ç. (30): Açık konuşayım, çocuklarıma bakacak kimse yok. Askerlik nedeniyle 2001 Kasımı’nda KKTC’de bir işyeri kurdum. AKP’nin sözlerine inandığım için bedelli çıkacak diye oradaki işyerimi kapattım tekrar Türkiye’ye döndüm. Arkadaşların çoğu KOBİ’lerde orta düzeyde yönetici. Zengin çocuğu zaten bedelli beklemiyor ki! Kuruyor yurtdışında paravan bir şirket, 3 yılın yarısını orada geçirmiş görünüyor, geliyor 21 gün askerlik yapıyor. Sırf bunun için çalışan firmalar var. 55 bin dolara Romanya’da, 45 bin dolara Bulgaristan’da şirket kuruluyor. Eşitliği savunanlar şunu hiç düşünmüyor: 2004’te, yurtdışındaki vatandaşların askerlik süresi 28 günden 21’e indirildi. Gerekçesi işyerlerinden o kadar uzun süre izin alamamaları. Devlet yurtdışındakine ‘Gel de nasıl gelirsen gel’ diyor. Ama buradakine başka davranıyor! O 28 gün izin alamıyorsa işinden, ben nasıl bir buçuk sene izin alayım?