GeriKelebek Evlenmek istiyorsan önce pişireceksin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evlenmek istiyorsan önce pişireceksin

Evlenmek istiyorsan önce pişireceksin
refid:22894470 ilişkili resim dosyası

“Romantik Komedi” filmlerinin senaristi Aslı Zengin, “Evliliğe Giden Yol” adlı bir kitap çıkardı. Kitabında evlenmek isteyen kadınlara tavsiyeler veren Zengin, yapılması gerekenleri 17 maddede topladı. Zengin’le hem kitabını hem de nikâh masasına götüren taktikleri konuştuk.

* Aslı Hanım, “Evliliğe Giden Yol”da evlenmek isteyen kadınlara tavsiyeler veriyorsunuz ama siz hiç evlenmemişsiniz... 

- Evlendikten sonra yazmalıydım değil mi? Ama hata yaptım! Şaka bir yana, zaten bekar olduğum için bu kitabı yazma ihtiyacı duydum. Evli olsam, çoluğum çocuğum olsa ne uğraşacağım kitap yazmakla? Bu olayı deneyimlemek için buradayım.

* En baştan başlayalım; kadınlar neden evlenmek ister?         

- Evlenmek zorunda değiliz tabii ki. Ama kadın anaç ve doğurgan olduğu için genetik kodunda bir doğurma ihtiyacı var. Evlenmeyi asıl tetikleyen şey de üreme, yani çocuk yapma ihtiyacı. Bir de öyle bir öğreti var ki; ilk oyuncağımız bebek, biz de onun annesiyiz.

* Baba adayını neye göre seçiyoruz?

- Kadının en büyük beklentisi, güven duygusu. İlk olarak güvende hissedeceğimiz, sığınacağımız birini arıyoruz. Özel zevklerimiz uyuyor mu, eğleniyor muyuz, cinsel uyumumuz var mı, bunlara sonra bakıyoruz. Sevişmek için bile aslında baba adayı seçiyoruz. Bilinçaltımızda bu var.

EVLENMEK İSTİYORSAN ÖNCE YEMEK PİŞİRECEKSİN

* Kadın güven duygusu arıyor ama yine aynı kadın “Erkek dediğin aldatır” diyor...


- Evet, diyor ama güvenden kastım sadece aldatıp aldatmaması değil. Koruması, kollaması, “Hangi şartta olursam olayım yanımda olur ve beni korur” hissi yaşatması.

* Erkekler, neden evliliğe karşı mesafeli?

- Erkek avcıdır, mağaraya avı getirir, kadın pişirir ve herkes yer. Bu dengeler şu dönemde şaştığı için ilişkiler farklılaşmış durumda. Artık kadın da erkekle birlikte ava çıkıyor. Erkek, yaradılış olarak basit. Onun öğretisini bozduğunuzda afallıyor. Sen, kadın olarak onun görevini almaya başlıyorsun. “Ben de çalışırım, ben de eve ekmek getiririm” dediğin zaman kim pişirecek yemeği?

* Kariyer sahibi kadınlarla gezip tozan erkeklerin annelerinin bulduğu kızlarla evlenmesini haklı mı buluyorsunuz yani?

- Haklı bulmuyorum ama kadın evlilik hayatında mutlu olmak istiyorsa, yemeği de pişirmek zorunda. Tabii ki kariyer yapsın, para kazansın. Ama erkeğin annesinden gördüğü şeyleri de yapmalı. Biz kadın olarak değişime hazırız ama erkek öyle değil. Üç gün aynı davran, dördüncü gün farklı davranınca “Ne oluyor?” der. Kitapta okurlara bazı önerilerde bulunuyorum, bunlardan biri de güzel yemek yapabilmek. Gerçekten de erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer, çünkü erkek bakılmak ve doyurulmak ister. Evlilikte mutluluğu arıyorsan ama bunu yapmayı reddediyorsan, orada bir çelişki oluyor.

* Yani evlenmek istiyorsak önce yemek pişirmeyi mi öğreniyoruz?

- Kesinlikle. Her kadın biraz da olsa yemek yapabilmeli.

ERKEK, PEŞİNDEN KOŞMAK İSTER

* Güzel yemek yapmayı öğrendik diyelim. Ama erkek kadından yanında Adriana Lima gibi güzel görünmesini, evinde hizmetçi gibi her işi görmesini, çocuklarına iyi bir anne olmasını, bir yandan da kendisine ilgi göstermesini bekliyor. Bunlar nasıl olacak?


- Aslında kadındır birçok şeyi bekleyen ve erkeğin de kendinde bunu beklediğini zanneden. Erkek, bir kadından sadakat, destek ve uyumlu bir cinsellik bekler, bir de kadının bakımlı ve temiz olmasını ister. Başka bir beklentisi yoktur.

* Her yılbaşında Victoria’s Secret defilesini pür dikkat izleyen erkekleri görünce böyle bir beklentileri olduğunu düşünüyorum ben açıkçası...

- O görsel şölene ben de bakarım. Bir de şöyle düşün; taş gibi bir adam var. Hep mankenlerle çıkıyor. Ama gidip öyle bir kızla evleniyor ki, şaşıp kalıyorsun. Önemli olan, adamın beklentilerini o kızda bulması, başka hiçbir şey değil. Adam, içindeki çocuğu yaşatan kişiyle evleniyor.

* Sadede gelelim, kaç adımda evleniyoruz?

- 17 adımda iş tamam. “Evliliğe Giden Yol”da 17 maddeye yer verdim ama aslında yapılması gerekenler, az önce bahsettiklerim. Bir de temel şu; kendine güvenmek zorundasın. Bu ilk adım. Sen kendini sevmeye ve saygı duymaya başladığın zaman, adam da seni sevmeye ve saygı duymaya başlıyor. Sen ona başka bir fırsat bırakmıyorsun. Belli bir yaştan sonra “Evde mi kaldım?” paniğiyle kişiliğinle bağdaşmayan hareketler yapmaya başlarsan, ilişki bozuluyor. Bir de hep alttan alayım dersen olmaz. Erkek, heyecan ve adrenalinden beslenir. Adama “Bu kadın benim” duygusunu yaşattığında da dışarı kaçar. Çünkü kadın için heyecanlanmak, peşinden koşmak ister. Aklı karışsın ister.

* E hani erkekler basit yaratıklardı? Bu da bir nevi oyun değil mi? Ne gerek var bunlara?

- Bu bir oyun değil. Bir erkeklesin, mutlusun ama buna rağmen olumsuz bir hareket yapıyor. “Ben bu adamı seviyorum, bunu neden sorun yapayım ki?” dediğinde adamda yeni alışkanlıklar yaratıyorsun. “Ben ne yaparsam yapayım bu kadın beni çekiyor” diyor ve o olumsuz hareketleri yapmaya devam ediyor. Basitler çünkü. Fedakârlık tamam, ama tolerans hayır. Eğer taraflardan biri karşısındakini tolere ederse, ilişki yıkılmaya başlıyor.

ASIL AVCI OLAN KADINDIR

* Kitapta tüm bu tavsiyeleri bir kadın karakter üzerinden veriyorsunuz değil mi?


- Evet, Banu karakteri üzerinden anlatıyorum her şeyi. Banu’nun beş yıllık ilişkisi bitmiş, adam ayrıldıktan bir ay sonra başka bir kadınla nişanlanmış. Banu, “Neyi yanlış yaptım, neden beni değil de onu seçti?” diyor ve “Evliliğe Giden Yol” kitabını çalıp oradaki tavsiyeleri uygulamaya başlıyor.

* Hep olur; uzun bir ilişkiden çıkarsın, bir bakarsın eski sevgilin başkasıyla evlenme yolunda. Sahi nasıl oluyor bu?

- Yola en baştan doğru çıkman lazım. Hep “erkekler avcıdır” diyoruz ama asıl avcı olan kadındır. Kadın erkeği seçer. Akıllı kadın, erkeğe sanki kendisi avmış, erkek de avcıymış gibi gösterir. Kadın donanımlı olmalı. Ne avlayacağına göre özellikleri değişmeli. Aslan avlayacaksan, o donanımda olman lazım. Değilsen, aslana yem olursun. Zeus gibi bir adamı tavlamak istiyorsak ama sağımızdan solumuzdan yağ fışkırıyorsa, o adam tabii ki bize bakmaz. Bir de o bir ay sonra erkeği evlenmeye ikna eden kadın, niyetini en başta ortaya koyan kadındır. Adam da “Ne istediğini biliyor” diyerek ona ya gider ya da gitmez. Ama genelde gitmeyi tercih eder.

* Ava çıkarken ne yapmak lazım?

- Eğer kendine güvenen, ne istediğini bilen birini istiyorsak, biz de öyle olmalıyız. Bir de kitapta bahsettiğim, bir erkekte olmasını istediğimiz 30’a yakın özellik var. Bunlardan yedi tanesini seçip, “olmazsa olmaz” yapıyorsun. Mesela “Asla pinti bir erkekle olamam” diyorsan, cömert adamı seçmelisin. İki-üç kere yemeğe çıksan, zaten karşındakinin istediğin özelliklere sahip olup olmadığını anlarsın. Eğer o özelliklere sahip değilse, geri adım atman lazım. Çünkü aradan yıllar da geçse, bir gün ondan o özellik yüzünden ayrılacaksın.

İLK SENEDEN SONRA EVLENME TEKLİF ETMEDİYSE BIRAKIN

* Evlenmek istediğimizi nasıl belli edeceğiz?


- İlk yemekte niyetini açık edeceksin. Bir yuva kurmak, çocuk sahibi olmak istediğini söyleyeceksin. Bu “Benimle evlen” demek değil. Aksine, idealinden bahsediyorsun. Tabii “Bu zamana kadar bana bu kararı aldıran bir erkek olmadı” diyerek. Adam seni bir daha aramazsa, problemden kurtulmuş olursun, çünkü zaten bu nedenle bir gün ayrılacaktınız. Bir de hemen ilk buluşmada gidip adamla sevişirsen, işi eline yüzüne bulaştırırsın. Az önce de söyledim; adam peşinden koşmak ister. Sen ona alan bırakmıyorsun ki! Ayrıca biz kadınların seviştikten sonra gözümüze perde iner ama adamın gözüne inmez. Kadın duygusal olduğu için aşık olmaya başlar, adam ise ilk yanlış hareketinde seni terk eder. Bence bir kadın, “Bu benim ilişkiyi yürütebileceğim bir adam” diyene kadar adamla birlikte olmamalı.

* İlişki yaşayan çiftler, ne zaman “Tamam artık, hadi evlenelim” demeli?

- Eğer ilişkinizin ilk senesinden sonra maddiyat, askerlik, iş gibi sebepler olmadığı halde adam hâlâ size evlenme teklif etmediyse, bence onu bırakın. Eğer sizi seviyorsa, evlenme teklifiyle geri dönecektir. Sevmiyorsa da kısa yoldan kurtulmuş olursunuz.

* Bu rest çekmek, ‘zorunda bırakmak’ değil mi?

- Değil. Kadın her zaman ne istediğini bilmeli ve talep etmeli. Hepsi bu. Erkek “Ben bunu yapmazsam, bu kadın gider” demeli.

* Diyelim yıllardır devam eden bir ilişkimiz var ve şimdiye dek bu taktiklerin hiçbirini uygulamadık. Şimdi başlasak, yine de sonuç alır mıyız?

- Alırız. Önemli olan değişikliği birden ve radikal olarak yapmamak. Kadın yeniliğe çabuk alışır ama erkek alışmaz. Sendeki değişikliği ona göstermen lazım. Göstermelisin ki, o da değişikliği fark edip değişmeye başlasın. Yoksa kendini yayar.

ERKEK OLMAZSA OLMAZ

* Bu kitabı yazmaya başladığınızda, çıkış noktanız kişisel bir problem miydi?


- Mutlaka... Olmaması mümkün değil... Belki de ilk ilişkimde mutlu olsaydım yazmazdım.

* “Erkekler olmasa da olur” diyor musunuz artık?

- Erkek olmazsa olmaz. Sizi kadın yapan şey, erkektir. Bir erkeği diğerinden ayıran şey de yaşadığın ilişkidir. Diğerleri için cinsiyetsizsindir.

SİNEM KOBAL’I DA EVLENDİRİRİZ

* “Romantik Komedi 3”te bekar kimse kalmayacak sanırım?

- Herkesi evlendiriyoruz. “Romantik Komedi” mutlu sonla bitecek kısmetse. Son olarak Sinem Kobal kaldı elimizde, onu da evlendiririz. Senaryo yetişirse, çekimler bu yaz yapılacak.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle