GeriKelebek Ev benim kaçış noktam
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    6
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ev benim kaçış noktam

Ev benim kaçış noktam
refid:16721272 ilişkili resim dosyası

Aylin-Özcan Tahincioğlu çiftinin Anadolu Hisarı’ndaki evi, modern bir koza içinde hem sanatı hem de dekorasyonu birleştiren yaratıcı, özgün, sürprizli ve sıcak bir atmosfere sahip. Tahincioğlu, bu sıcak ve gösterişli yalının kapılarını Elle Decor için araladı.

AYLİN TAHİNCİOĞLU'NUN MUHTEŞİM EVİNDEN FOTOĞRAFLAR

Tahincioğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu ile eşi VE Restoran sahibi Aylin Tahincioğlu, Anadolu Hisarı’ndaki bu yalıya altı yıl önce taşınmış. Modern tarza sahip yapının en büyük özelliği, tam cepheden Rumeli Hisarı’nın teatral görünümünü seyretmesi.

Yaklaşık 1000 m2 kullanım alanına sahip ve üç katlı yalının üç farklı bölüme sahip bir salonu, mutfağı, beş ayrı yaşam odası, rıhtımı ve bir de arka bahçesi bulunuyor. Giriş katında antre, mutfak, misafir tuvaleti ve rıhtıma açılan salon, orta katta oturma alanı, çalışma odası ve özel banyolu yatak odaları; en üst katta ise yine özel banyolu bir yatak odası var.
 
HİÇ YIKIM YAPMADIK MAKYAJ TAZELEDİK

Evin tüm iç mimarisi ile Luce Mobilya&Dekorasyon sahibi Birsel Toros ilgilenirken, dekorasyonda ev sahibesi Aylin Tahincioğlu&Birsel Toros düetine rastlıyoruz.

“Buraya ilk taşındığımızda her şey çok klasikti. Mermer hariç tümünü yeniledik ama yıkım-döküm işlemi olmadı. Biz sadece makyaj yaptık. Brüt beton hissini veren sıva duvar uygulaması yenilikler arasında. Şu an mevcut olan atmosfer, taşındıktan sonra tasarladığımız ikinci dekorasyonumuz. Bu defa amacımız, modern ve özgün bir dekorasyon yaratmaktı. Konforumuzu ön planda tutarak, her şeyi ailece rahat ve keyifli vakit geçirmek üzere planlayıp uyguladık. Örneğin, salondaki home entertainment bölümünde sadece TV yok, oğlumuz da bizimle burada olsun diye play-station kurduk. Özellikle salonu, bir aile odası yapmak istedik” diye anlatmaya başlıyor ev sahibesi Aylin Tahincioğlu ve ekliyor:

“Evi dekore ederken New York, oradaki loft’lar ve loft kapıları çıkış noktamız oldu. Bu tarz, her zaman sevdiğim ve beni çeken bir stil. Belki de New York’ta büyümem beni bu şekilde etkiledi. Birsel Toros’a hep bunu anlatıyordum, o da beni çok iyi anladı.”

DEKORASYON BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Aylin Tahincioğlu, dekorasyon işiyle yakından ilgili... Bundan büyük zevk aldığını söylüyor kendisi de: “Dekorasyon benim için çok önemli ve çok seviyorum. İyi mimarların tasarladığı mekanlarda bulunmak bana mutluluk verir. Eski evimiz barok tarzındaydı ve daha klasik bir atmosferdi. Bu evimizin modern ve rahat olmasını istedik, sanat eserleri ile konforun ön plana çıkacağı şekilde düzenledik. Sanatla iç içe bir yaşam bize keyif veriyor. Ev benim için her şeyden kaçış demektir. Sağlığı ön planda tutarak ailemizle huzur dolu olmak hayat felsefemizdir.”
Genel atmosferinde yalın bir renk paleti taşıyan ev, sanat eserleri sayesinde canlı tonlarla hareketleniyor. “Her zaman brüt betonun verdiği griliği çok beğenmişimdir. Bir de çağdaş sanat eserleriyle bu tip duvarlar çok güzel duruyor. Belki de loft fikrine geri dönüşümün nedeni bu” diyor Aylin Tahincioğlu.
Evin ve sanat eserlerinin aydınlatmaları spotlarla çözülürken, yemek bölümünde özel bir avize göze çarpıyor. Kalın organza perdeler yine çok sade bir görünüme sahip. Zemin çözümleri ise giriş katında mermer, üst katlarda ise kalın açık renk meşe parke ile devam ediyor. Salonun modern havasına eşlik eden gri tonlarındaki Sivas halıları özel olarak soldurulmuş; çağdaş bir görünüm kazandırılmış.

SANAT MERAKIMIZI ÇOCUKLARA AŞILIYORUZ

Ev çağdaş bir sanat ve tasarım galerisini andırıyor. Çoğunlukla Türk sanatçılarının eserlerinin sergilendiği mekan, ev sahiplerinin sanata olan tutkusunu açıkça gözler önüne seriyor.

Tahincioğlu, modern sanatla yakından ilgili olduklarını söylüyor: “Sanata merakımız her zaman vardı. Çünkü sanatın herkesin hayatında bir yeri olması gerektiğini düşünüyorum. Çocuklarımıza da bunu aşılamaya çalışıyoruz. Gittiğimiz, gördüğümüz yerlerde müzelere, sergilere beraber gidiyoruz. O ülkeye özgün sanatsal alanları ve önemli galerileri gezmeye özen gösteriyoruz. Elbette ki yaşları gereği zaman zaman sıkıldıkları oluyor ama gezerek ve görerek bu kültürün, yıllar içinde onların hayatlarının ve karakterlerinin birer parçası olacağından eminim.” 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle