GeriKelebek Eşimden sıkıldım ne yapayım?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eşimden sıkıldım ne yapayım?

Uzman doktorlar psikolojik sorunlarınıza çare buluyor. Sorularınızı cevaplıyor.

Eşimden sıkıldım ne yapayım?

“33 yaşındayım. 7 yıllık evliğimde artık eşimden sıkıldım, eski kadar heyecanlı değiliz. Ayrılmayı düşünmüyorum ama ne yapabileceğimi de bilmiyorum. Bir de çocuğumuz var. Bu monotonluk beni gerçekten bunaltıyor. Ne önerebilirsiniz bilmiyorum ama yazıyorum…”

Klinik psikoterapist Ali Rıza Tanaltay: “Bu bayan mutlaka eşiyle birlikte bir evlikle aile terapistine gitmeli. Yardım almalarında büyük fayda var çünkü  geçen senelerle birlikte insanlar birbirlerine alışıyorlar. Sevginin arkadaşlığa dönüştüğü birlikteliklerde heyecanın azalması kaçınılmaz. Eşler arasındaki hoşlanma ve zevkler zaman içinde değişiyor, kişilerin birbirine karşı tahammülü azalıyor. Mesela, biri sinemadan biri pikniğe gitmekten hoşlanıyor. Senelerle birlikte insanlar yıpranıyor, beğenilen insan form değiştiriyor. Bu nedenle çiftler kendilerine dikkatli bakmalı aşırı kilo almamalı, bakımlarına özen göstermeli. Bu bilinç çok önemli. Kimi zaman ise ailenin çevresinde üçüncü şahıslar olarak bilinen kişiler ki bunlar çocuk bile olabiliyor, karı koca ilişkilerini önüne geçiyor. Oysa karı koca arasındaki sevgi asıldır ve  bu sevgi çevreye yansımalı. Üçüncü şahıslardan korunmak lazım. Bunun için de ilgi gerekiyor.”

Fobilerim hayatımı zindan etti  

“Ben fobilerimden dolayı hayatı kendime zindan etmiş durumdayım. Uçmaktan, kedilerden, yılanlardan, gök gürültüsünden daha doğrusu hemen her şeyden korkuyorum. Nişanlım da bunun farkına vardı ve evlenince bu sorunlara ne kadar uğraşmam gerecek acaba diye benimle dalga geçiyor. Belki tatil yalnız çıkarım demeye başladı. Ne yapacağım?”


Psikiyatr Dr. Bahadır Bakım: “Fobilerden kurtulmak çok kolay değil. O nedenle, hem ilaç tedavisi yapmak gerekiyor, hem de en az altı ay olmak üzere terapi alınması gerekir. Bunlar yapılmadan, fobilerin kendi kendine geçmesi genellikle çok zor bir durum. Kişiler, olayların üzerine tek başına gitmeye kalkabilir ama bu esnada yaşanacak sıkıntılar olayı daha da zora sokabilir. Ama buna rağmen kendini iyileştirmeye de kalkabilir. O zaman her hangi bir şekilde kişi önce, korktuğu nesneleri yavaş yavaş karşısında düşünmeli. Onları hayal etmeye başlamalı sonra da bulunduğu ortamda görmeye dayanabilecek hale gelmeli.”

Alkol bağımlısı oldum 
 “Önceleri keyif olarak başlayan alkol şimdi bağımlısı yaptı beni. Sabahları uyanınca ellerim titriyor. Sigara falan da kesmiyor. Bira içiyorum, öğleden sonra rakı istemeye başlıyorum. Allahtan işim öğle saatlerinde bira içmeme engel değil ama öğleden sonraları bir kabus, sahları işe gelince rakı koktuğumu söylüyorlar. Ne yapacağım?

Psikiyatr Dr. Bahadır Bakım: “Bağımlık düzeyindeki alkol alımı için mutlaka tedavi yapılması gerekiyor. Başlangıçta mümkünse aile bireyleriyle doktora gitmesi tedaviyi hızlandırıp başarıya götürebilir çünkü ailede destek olur. Daha sonra uygulanacak yöntemler dahilinde alkol alımını bir türlü bırakamıyorsa o zaman muhakkak yataklı bir tedavi uygulanması gerekiyor. Alkol ve madde bağımlılarının kişilik yapısı çok kırılgandır çünkü bu bağımlılıklarının altında genetik faktörler yattığı gibi, çocukluklarında anne baba sevgisizliği, özgürlük verilmemesi, küçük yaşta aile bireylerinin kaybedilmesi olaylar yaşamaları da etkili olabilir.”

Eşim beni dışlıyor

“Eşimin ilk evliliğinden bir oğlu var. Bu nedenle aramızda ciddi olarak sorunlar çıkıyor. Sürekli olarak, onunla ilgilenmemi ve annesi gibi davranmamı istiyor ama ben buna yanaşmıyorum çünkü gerçek bir durum değil. O da artık beni dışlamaya başladı. Birlikte olunan vakitleri azaltmaya ve beni evden uzaklaştırmaya çabalıyor. Ayrılmayı düşünüyorum siz ne önerirsiniz?” K.L.


Psikiyatr Dr. Armağan Samancı: “Sizi dışlaması çok zorlayıcı bir durum tabii. Eşinizle birlikte bir ilişki danışmanına giderek sorunu karşılıklı konuşmanızı öneririm. Çünkü bazen insanlar karşılarındakinin durumunu anlamaya çalışmak yerine kendi düşüncelerini dikte ettirmeye çabalıyor. Eğer eşiniz böyle biriyse, farklı bir bakış açısını görmesi sağlanabilir. Ayrılmayı düşüyorsanız, ayrılmayın demek doğru olmaz ama tüm kurtarma çabaları denendikten sonra olmalı bu. Zaten bazı insanlar kendi düşünceleri dışında hiçbir düşünceye itibar etmez ve sorunlar giderek büyür, o zaman da yapılacak bir şey kalmaz ama dediğim gibi öncelikle ılımlı davranmak lazım.”

Konuşma bozukluğunu nasıl tedavi edilir?

İyi günler derginizdeki köşenizi her hafta olmasa da kaçırmadan takip etmeye çalışıyorum. Ben kekemelik ve konuşma bozukluğu ile ilgili, Ankara’da  gidebileceğim özel bir doktor arıyorum, yardımcı olursanız sevinirim,artık bu dertten kurtulmalıyım. saygılarımla! Eser

Logitta Konuşma Merkezi Fahrettin Çınar:  “Kekemelik terimi, sözel iletimi sıklıkla ve önemli ölçüde bozan konuşma kusurları anlamında kullanılıyor. Kekemelik ile ilgili en açık görülen özelliklerden biri, kelimelerin cümlelerin ve özellikle hecelerin tekrarıdır.Tekrarlamalar özellikle çocuklarda normalde 2-6 yaşına kadar görülebiliyor. Bu masum tekrarlarla kekemeliğin birbirinden ayırt edilmesi gerekiyor. Çocuklardaki bu normal akıcılık kusurunun kekemelik haline gelmesinde ailelerin baskısı ve çocuğun bu konuşması üzerine odaklanması önemli rol oynuyor. Bunları göz ardı etmemek lazım. Kekemelik tedavi edilirken, soruna sadece psikolojik temelli olarak bakmamak lazım. Temeli psikolojik olabilir ama eğitim sayesinde konuşma düzeldikçe insan rahatlıyor ve özgüven geliyor. Aslında tedavisi çok basit, birkaç kural var ve biz bir ay içinde bunları öğretiyoruz. Şu anda İstanbul’da tek şube olarak çalışıyoruz.”

“7 yaşındaki hiperaktif oğlum için tedavi önerileriniz nedir?”

“Aslında, mesajı gönderen anne ya da baba çocuğundaki belirtileri yazmamış veya teşhis kondu mu yazıda o da belli değil. Bu nedenle önce tanımını yapmak gerekiyor. Bir çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite var demek için Aşağıdaki (1) veya (2) maddelerinden en az birinin karşılanması gerekir. Genellikle ayrıntılara dikkat edemeyip, iş, okul ve diğer aktivitelerde dikkatsizce hatalar yapmak. Kendisiyle karşılıklı olarak konuşulduğunda, dinliyor izlenimi alınmaması . Genellikle kendisine öğretilip,gösterilmesine karşın, bunları uygulayamayıp, okul ödevleri, işyerindeki görevler ve ev işlerini tamamlayamamak. Beyin gücü gerektiren görevlerden ( ders yapmak gibi) kaçınma, hoşlanmama , ya da bunları yapmaya isteksiz olma. Çeşitli aktiviteler için gerekli oyuncak, ders araç ve gereçleri gibi şeyleri sıkça kaybetmek. Sürekli olarak el ya da ayaklarını hareket ettirmek, yerinde oturamayıp,oturduğu yerde kıpırdanmak. Uygunsuz olmayan ortamlarda koşmak, bir yerlere tırmanmaya çalışmak gibi davranışlar sergilemek.
Oyun oynarken ya da boş vakit aktivitelerinde sessiz bir şekilde davranamama, gürültü çıkararak bir şeylerle oyalanabilmek.  Bu belirtiler varsa mutlaka bir uzman hekim eşliğinde tedavi edilmesi gerekiyor.”

Nedensiz ağrılar
“Benim uzun zamandır nedeni belirlenemeyen ağrılarım oluyor. Kollarım, bacaklarım, başım hatta zaman zaman da göğsüm ağrıyor. Bir çok  doktora gittik ama nedeni bulunamıyor. En sonunda sorunumun psikolojik olduğu söylendi. Gerçekten böyle olabilir mi, bana yardımcı olur musunuz?”

”Buna psikolojide somatizasyon bozukluğu deniyor. Vücudun bir ya da daha çok bölgesinde hissedilip, bu nedenle tetkik ve değerlendirme yapılacak derecede şiddetli ağrı yakınmasının olması. Ancak tüm araştırmalara rağmen bur sorun bulunamayışı, ağrının başlayıp, şiddetlenmesinde ve devam etmesinde ruhsal faktörlerin önemli katkısının olduğu görüşünü güçlendirir. Bu durum yaşamı engelleyecek hale gelebilir. Mesela, ağrı kişinin günlük üretim ve davranışlarında bozulmalara yol açarak iş yapamama ve işten ayrılmalara, eğitiminde aksamalara, hastanelere abone olmalarına, gereksiz ve çok miktarda ilaçlar kullanmalarına, evlilik ve sosyal ilişki sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle mutlaka bir uzman yardımı almalı.”

 
 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle