GeriKelebek Erotik sergi açtığımı anneme söylemeyin
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erotik sergi açtığımı anneme söylemeyin

Erotik sergi açtığımı anneme söylemeyin
refid:14720621 ilişkili resim dosyası

Bugün Türkiye’de moda fotoğrafçılığı iyi bir yerdeyse bu işte büyük emeği olan üç beş kişiden biri Koray Erkaya (46). Bir şeyleri ilk deneyen hep o oldu. Zamanın en marjinal işlerinde hep onun imzası vardı.

Bir iç çamaşırı çekimi için mankenleri ayaklarından ters astığında yıl 1994’dü. Koray Erkaya, 1990’dan beri bir yandan moda ve reklam fotoğrafları çekerken diğer taraftan çok daha mahrem kareler biriktiriyordu. Çünkü günün birinde yalnızca nü fotoğraflardan oluşan bir sergi açmayı kafaya koymuştu. İşte o gün geldi çattı. Çektiği 300 fotoğrafı eledi, 19’a indirdi. “Don’t Tell Mama” (Anneme Söylemeyin) adlı sergisi, 26 Mayıs’ta İstanbul The Hall’da açılıyor. 18 Haziran’a kadar görebilirsiniz.

EROTİK AMA AVAM DEĞİL

Günün birinde nü sergisi açacağım diye 20 yıldır sürekli çekiyorum. Bir ateşleyici güce ihtiyacım vardı, o da Cüneyt Ayral’dan geldi. Dostluğumuz 20 yıl önceye dayanıyor. Eskiden tekstil işiyle ilgileniyordu. Birlikte çok iddialı çekimler yaptık. 1994 yılında bir iç giyim çekiminde mankenleri bacaklarından astık mesela... 1995’te ben elimde bulunan nü fotoğrafların birkaç tanesini tişörtlere basıp, yakın çevreme yılbaşı hediyesi olarak dağıttım. Cüneyt üç ay önce gelip bana “Biliyor musun ben hala geceleri o tişörtle uyuyorum” dedi ve her şey böyle başladı. İki ayda 300 fotoğrafı 19’a indirdik. Cüneyt ve kızı Roxane serginin küratörü. Özellikle Roxane’ın gözü fotoğrafları çekerken bize çok yardımcı oldu. Ben orta yaşlı bir erkeğim artık, Cüneyt 56 yaşında, yaşlanmaya doğru hızla yol alıyor. Roxane kadın bakış açısıyla her şeyi dozunda vermemizi sağladı. Malum nü sergilere kadınların vücudu sergileniyor diye özellikle kadın dernekleri karşı çıkar. Biz onun önünü baştan kestik. Bu sergide kadının güvenini, vücuduyla övünmesini, bedenine saygısını çok net olarak görüyoruz. Evet erotik, ama asla avamlaşmıyor. Aradaki ince sınırı çok iyi biliyoruz ve asla avam tarafına geçmiyoruz.
 
ANNELERİMİZ İÇİN BU SERGİ AYIP

“Don’t Tell Mama” ismi benden çıktı. Cüneyt’in de çok hoşuna gitti. Bizim annelerimiz için bu sergi ayıp bir iş. Onların bu sanatı kavramaları pek mümkün değil. Ben Cüneyt’e ismi “Don’t Tell Mama” olsun dedim. O da “Haklısın ben de böyle bir iş yaptığımı anneme söylemeyeceğim” dedi. Bu sergi İstanbul’da travestilerin yaşadığı bir bölgede, eskiden kilise olan bir mekanın içinde The Hall’da açılacak. The Hall aynı zamanda bir gece kulübü. İnsanların eğlendiği, içtiği, tükettiği bir mekan. Fotoğrafların ruhuna çok uygun. Mekanın fotoğraf sergilemeye uygun 19 tane duvarı var. Bu sebeple 19 fotoğraf seçtik. Bir de erotik masamız var. 21 fotoğrafı kolaj yapıp bir yemek masasının üzerine bastım. Aslında ben bu masayı iki sene önce evim için yaptım. The Hall’da sergileyeceğim. Aynı zamanda satılık. Fotoğraflarda 7 edisyon belirledik. Yani en fazla 7 kişiye satılacak. Masa ise üç tane üretilecek, o kadar. 19 fotoğrafın yer aldığı, fotoğraf kağıdına basılan bir kitap da çıkarıyoruz. 50 tane basılacak. Başka yok. Hepsi sertifikalı ve numaralı olacak.

ŞİMDİ TÜYSÜZ OLMAK MODA

Nü fotoğraf işinin en başarılı ismi, efsane Helmut Newton’dur bana göre. Ondan çok etkilendiğim ortada. O benim gurum. Evimde bütün kitapları vardır. 2005’de kazada öldüğünde ona olan tutkumu bilen arkadaşlarım arayıp başsağlığı diledi. Helmut vajinayı bütün açıklığı ile sergiler. Ben saklamayı tercih ederim. Saklarım, beynin tamamlamasını isterim. Helmut’un zamanında pubik tüyleri modaydı, şimdi tüysüz olmak moda. Tüysüz olunca daha çok saklamak icap ediyor. Size garip gelebilir ama bu işin de bir modası olduğunu düşünüyorum.

FETİŞİM OLAN BİR UZUV YOK

Vücudun belli bir yerine özel bir ilgim, takıntım yok. Çekim sırasında beni neresi heyecanlandırıyorsa orayı vurgularım. Bu bazen el, ayak olabilir. Bazen elin üstündeki damarlara bile takılıyorum. Gençken barda, sokakta elini, bacağını ya da başka bir yerini beğendiğim bir kadın olduğunda gidip fotoğrafınızı çekebilir miyim diye sorardım. Kabul ederlerse birlikte çalışırdık. Kabul etmezlerse ben herhangi bir mankeni çeker, o kadında gördüğüm eli, bacağı neyse o, aynını photoshopla yapardım. Gördüğüm şeye fotoğraf olarak ulaşana kadar rahat etmezdim.

NÜ MASADA ÇOCUKLARIMLA YEMEK YİYORUM

Evet, 46 yaşındayım. Üç çocuk babasıyım. Hayır, utanmıyorum. Bu sergiyle ilgili kafamda hiçbir soru işareti yok. Gel gitler yaşamadım. 21 nü fotoğrafın kolajından oluşan foto masayı ben önce kendime yaptım. Çocuklarımla üstünde yemek yiyoruz. Kadın vücuduna ait bir çok detayla o masada tanıştılar. İlk başta sevmediler. O zamanlar kadınlara ait her şeye “tu kaka” diyorlardı. Şimdi ikizler 10, Miro 9 yaşında. Yavaş yavaş ısınıyorlar. Ama biz sergiye +16 ibaresi koyduk.

NEREYE ASILIR?

Nü fotoğraf deyince herkes alıp yatak odasına, yatağın üstüne asıyor. Benim ofisimde orta yerde duruyor. Ben her yere asılmasından, bu fotoğrafların yatak odasından salona doğru gelmesinden yanayım. Artık pornografi ile sanatı ayırt eden gözler var. Yavaş yavaş da artacak.

ÇEKERKEN NE HİSSEDİYOR?
Ha moda fotoğrafı çekmişim, ha nü çekmişim benim için hiç farkı yok. Bu konuda çok profesyonelim. Modeli rahatlatmak da benim görevim. Onları güven vererek rahatlatıyorum. Daha önce çektiğim fotoğrafları gösteriyorum, sonuçta ortaya böyle bir iş çıkacak diyorum. Bu işten iyi sonuç almak istiyorsanız modelin sorunsuz teslimiyeti gerekiyor.

NÜ ÇEKMEYE DEVAM
Türkiye’de nü model bulmak eskiden büyük sorundu. Artık benim için sorun değil. Çünkü kendimi kanıtlamış bir fotoğrafçıyım. Arşivde kalmış eski fotoğrafları kullanmak için şimdi yaşını başını almış modellerimden izin aldım. İzin alamadıklarımı ise yeniden çektim. Sergide 19 foto var ama 19 kadın yok. Toplam 8 kadın falan var. Nü çekmeye devam edeceğim. Bir dahaki projemde yurtdışındaki modellerle çalışacağım. Çok daha profesyonel, çok daha iddalı kareler çıkaracağımı düşünüyorum.

Serginin Küratörü Cüneyt Ayral

* Yurtdışında nü çeken fotoğrafçı pek yok artık. Ya öldüler, ya da çok uzun süredir bir şey yapmıyorlar. Koray’ı yurtdışına çıkarmak istiyorum. Çünkü onun kadar iyi nü çeken Avrupa’da yok. Bence bu konunun yükselen değeri Koray’dır.

* Gelecek seyirci fotoğrafa mı bakacak kadınlara mı? Bu serginin en önemli sorusu bu. Onu sergiden sonra değerlendireceğiz. Açılışa çok elit bir sanat sever grubu geliyor. Onlardan yüzde 40 ümitliyim. Sonra gelecek gençlerden de ümitliyim. Ama 30 yaş üstünden ümidim yok. Türk insanın gözü ve beyni belinin altında çalışıyor. Sıkıntı burada.

* Sergimiz Avrupa Kültür Başkenti logosu destekli. İstanbul’dan sonra bu sergi Berlin, Paris, Toronto ve New York’a gidecek.

* Sergideki fotoğrafları almak istediğinizde servet ödemeyeceksiniz. Fiyatlar son derece mantıklı ve ulaşılabilir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle