GeriKelebek Erkeklerin cinsel hayatını kabusa çeviren 10 efsane
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erkeklerin cinsel hayatını kabusa çeviren 10 efsane

Erkeklerin cinsel hayatını kabusa çeviren 10 efsane
refid:14584565 ilişkili resim dosyası

Erkeklerin kuşaktan kuşağa bir miras gibi aktardığı efsaneler cinsel hayatlarını bozuyor. Bazılarına kadınların da yürekten inandığı cinsel efsaneler öyle yayılıp, özenle büyütülüyor ki bilgiyle bile üstesinden gelmek zor.

Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozukluğu Merkezi’nden Doç. Dr. Cem İncesu, konuyla ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı:

1. Erkekler her zaman istekli ve hazır olmalıdır.
2. Seks bir kez başlayınca mutlaka tamamlanmalı.
3. Cinsellik için sertleşmiş bir penis şarttır.
4. Erkek için skor haz almaktan daha önemlidir.
5. Kendiliğinden olmalı. Düşünmek spontanlığı bozar.
6. Cinsellik içgüdüseldir, sonradan öğrenilemez.
7. Amaç orgazmdır. O bitince cinsellik de biter.
8. Gerçek erkek nasıl zevk vereceğini bilen erkektir.
9. Sertleşmeyi kaybetmek eşini istemediğini gösterir.
10. Erkek penisinin boyu tatminde en önemli etkendir.

Erkeklerin cinsel efsaneleri nasıl oluşuyor?
- Temel neden toplumda cinsellikle ilgili kültürün bilimsel temelinin bulunmaması, kulaktan dolma olması. Erkekler cinselliği kulaktan dolma bilgilerle öğreniyor. Üstelik de doğru bildiğini sandıkları kişilerden. Halbuki öğrendikleri kişi de bilmiyor. Üç erkeğin bir araya geldiği her ortamda cinsellik abartılarak konuşulur. Cinsellik bir övünme meselesi olarak yalanlara, abartılara konu olur. Birçok erkek bu duyduklarını doğru olarak kabul ediyor. Böylece kulaktan kulağa, topluma yayılıyor.

Erkeklerin cinselliği kendi aralarında konuştuğu kadar kadınlarla konuşmaması da etken mi? Kadın ve erkek birbirlerinden ne beklediklerini öğrenemiyorlar böylece...
- Evet bu çok ciddi bir neden. Erkekler kendi, kadınlar kendi aralarında konuşuyor. Partnerler birbiriyle konuşmuyor. Konuşmak yerine akıl okuma, varsayma üzerinden kuruluyor ilişkiler. Yıllar geçiyor, varolan efsaneler besleniyor, devam ediyor. Çiftin cinsel yaşamını alt-üst edebiliyor.

Erkeklik için sertleşme iktidarla eşit. Bu da efsaneler üzerinde etkili mi?
- Efsanelere baktığınızda abartılmış bir erkeklik görürsünüz. Efsanelerde cinsellik üzerinden bir güç kotarma arayışı var. Erkek egemen ve maço dediğimiz kültürün belki binlerce yıldır varolmasının da etkisi elbette.... Bu yapı kendine özgü efsaneleri yaratıyor. İnsanlar da efsanelere inanarak hayatlarını yaşıyor. Kendi yaşadıklarının buna uygun olmadığını hissetikleri anda da büyük psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor. “Kriterleri” yerine getiremediklerini düşündüklerinde bunalıma giriyor, cinsellikten kaçınıyor. Depresyona giriyor. Hatta partnerlerini suçlayıcı davranabiliyorlar.

Erkeklerin cinsellikle ilgili yalanları avcı hikayeleri gibi. Efsanelerin gelişiminde bu hikayelerin etkisi var mı?
- Gerçekten öyle. Efsaneler erkek egemen kültürün hakim olduğu bütün toplumlarda var. Üstelik en aklı başında, en eğitimli, en bilinçli diye baktığımız erkekler bile abartılı cinsel hikayeler anlatıyor. Cinselliğe skor, frekans, savaş ya da başarı, mücade alanı gibi bakıyorlar. Özellikle genç erkekler hem kendini hem de çevrelerini inandırmaya çalışıyor. İşin ilginç yanı birçok erkek ve kadının da buna inanması. Aslında ortada bir çelişki de var. Bir yandan yüceltilen ve abartılan erkeklik ve cinselliği, öbür taraftan bastırılan yasak, günah, ayıp kadın cinselliği. Böyle toplumlarda nasıl bir cinsel uyum, doyum, mutluluk yakalanır? Bir taraf abartıyor, diğer taraf baskılanıyor.

* ERKEK 7X24 CİNSELLİĞE HAZIR MI?

Erkek cinselliği her zaman istemeli ve cinsel ilişkiye hazır olmalı” en yaygın efsanelerden. Bu çiftin ilişkisinde büyük bir sorun. Erkek cinselliğe her zaman hazır değil. Erkek de bir insan, psikolojisi, bedensel kapasitesi sürekli bir değişkenlik gösteriyor. Dolasıyla 7x24 cinselliğe hazır olması mümkün değil. Partnerleri cinsellik başlattığında “Bugün canım istemiyor” ya da “Ben bugün buna hazır değilim” ya da “Keyfim yok” diyemiyor. Kendini cinselliği hazır olmaya mecbur hissediyor. Mecburiyetle, tahrik olmadan ve haz alınmadan yaşanan cinsellik başta sertleşme ve doyumsuzluk olmak üzere sorunlara yol açıyor.

* BAŞLADI MI, MUTLAKA BİTSİN:

“Cinsel yakınlaşma bir kez başladığında mutlaka cinsel birleşmeyle tamamlanmalı” efsanesi, diğerleriyle birayaya gelince erkeklerde performans anksiyetesine yol açıyor. Milyonlarca erkek partneriyle yan yana geldiğinde, sevişmeye başladığında, “Sonuna kadar gitmeli” diye düşünüyor. Halbuki erkek cinselliğe her zaman hazır olmadığı gibi cinsellikte her zaman birleşme, boşalma olması gerekmiyor. Cinsellik yalnızca mekanik bir boşalma, birleşme değil. Mastürbasyondan, yalnızca sevişme ve sarılmayla sınırlı kalmaya kadar çok çeşitli şekillerde yaşanabilir. Birleşmeyle sınırlamak büyük bir hata.

* CİNSELLİK İÇİN SERT PENİS ŞART EFSANESİNE KADINLAR DA İNANIYOR:

“Cinsellik için mutlaka sertleşmiş bir penis gerekir” kadınların da efsanelerinden. Sevişmeye başladığında sertleşmeyen erkekle karşılaşan kadın, “Beni beğenmiyor” ya da “Başkası mı var?” diye endişe edebiliyor. Ya da sorun olduğunu düşünüyor. Oysa sertleşme her zaman aynı nitelikte olmayabilir, herhangi bir cinsel etkinlikte sertleşmenin karakteri sürekli değişir. Bu yanlış düşünce işlev bozukluğuna yol açabilir hatta bazen çift arasında evlilikiçi ciddi çatışmaya neden olur.

* BAŞARI MI, HAZ MI?

“Erkek için sevişmede başarılı olmak haz almaktan da önemlidir”e çok sayıda erkek canı yürekten inanıyor! Yani cinselliğe başarı ekseninden bakıyor. Gecede kaç kez birlikte olabildiğini, partnerinin ne kadar orgazm olduğunu sayıyor. Penisindeki sertliği önemsiyor. Oysa cinsellikte temel hedef her iki tarafından da haz alması. Odağı değişip, skor, başarı, hedeflere yönelmek sorunlara yol açıyor. Cinsellik gibi haz ve keyif veren, doyum ve ruhsal tatmin sağlayan bir eylemi kendilerine işkence haline getiriyorlar.

* CİNSELLİK DOĞUŞTAN GELEN BİR YETENEK DEĞİL, GELİŞTİRİLEBİLİR:

“Sevişme kendiliğinden olmalıdır. Bu konuda düşünmek veya konuşmak stontanlığı bozar” efsanesi erkeğin kendisini cinsellik alanında geliştirilmesinin önündeki en büyük engel. Ergenlik döneminde çakılıp kalıyorlar. Cinsellik öğrenilebilir, öğretilebilir, sonradan keşfedilebilir, geliştirilebilir... Cinsellik doğuştan gelen bir yetenek değil.

* PENİS BOYU EFSANESİ YÜZYILLARDIR HAKİM:

“Erkeğin penisinin boyu tatminde en önemli etkendir” düşüncesi tarih boyunca erkeklerin en büyük efsanelerinden oldu. Birçok erkek penis boyutuyla çok ilgili, cinsellikte yaşadığı birçok sorunu bununla ilişkilendiriyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle