Enzo devri

Güncelleme Tarihi:

Enzo devri
Oluşturulma Tarihi: Kasım 19, 2012 12:04

İtalyan restoranı Cento Per Cento’nun ekibine yeni bir İtalyan aşçı daha katıldı. Mekânda Maurizio Morelli’den sonra Enzo Scocchia devri başladı.

Haberin Devamı

Bay Enzo, İtalya’dan Türkiye’ye gelişiniz nasıl oldu?
Enzo Scocchia: İki yıl önce Antalya’ya gelmiştim. Orada Türk bir hanımla tanıştım ve evlendik. “İtalya’da mı kalsak, Türkiye’ye mi gelsek?” diye düşünürken İstanbul’a gelmeye karar verdik. Yaklaşık bir yıldır İstanbul’dayım.

Her İtalyan güzel yemek yapabiliyor mu?
Maurizio Morelli: Ülkemizdeki ürünler ve doğayla alakalı bir durum bu sanırım. İtalya, verimli bir bölgede ve geleneksel yemek de büyük önem taşıyor. O nedenle çoğu kişi, temel seviyede de olsa yemek yapmayı bilir. 

İtalyanların geleneksel yemeği makarna ve pizza olarak biliniyor. Bunun dışında neler var?
Enzo: Öyle biliniyor ama İtalyan mutfağı aslında oldukça geniş. Yani sadece pizza ve makarnadan ibaret değil. Balıklarımız, et yemeklerimiz var...
Murizio: Böyle bilinmesinin nedeni, bu iki yemeğin İtalya’dan çıkmış olması olabilir.

MUTFAKTA TATLI BİR ÇATIŞMA VAR
Cento Per Cento’daki en özel yemeğiniz nedir?
Enzo: Biz kendi makarnamızı yapıyoruz. Dört çeşit ravioli yapıyoruz ve içine koyduğumuz dolgu malzemesini mevsime göre değiştiriyoruz. Aynı zamanda İtalyan stili balıklarımız var. Benim en özel yemeğim Osso Buco. Bir de Cannoli Siciliani var.
Maurizio: Benimki de sanırım ravioli. Ben taze makarnayla çalışmayı çok seviyorum.

Mutfakta çatıştığınız zamanlar oluyor mu?
Maurizio: Tabii ki. Ciddi ciddi kavga etmiyoruz ama aramızda tatlı bir çatışma oluyor.
Enzo: Gastronomide stres olması normaldir. İkimizin de farklı stilleri var.

Pazar günleri makarna şovlarınız oluyormuş...
Enzo: Evet, müşterilerimize bildiklerinden daha fazlasını göstermek istiyoruz. Bu amaçla değişik gösteriler yapıyoruz.

YEMEK YEMEYİ ÇOK SEVİYORUZ
Sadece kendi yaptığınız yemekleri mi yersiniz?
Maurizio: Ben her şeyi yiyebilirim. Yemek yemeyi çok seviyorum. Küçükken sadece süt, Nutella ve meyveyle besleniyormuşum, başka hiçbir şeye dokunmuyormuşum. Ama 19 yaşından sonra her şeyi yemeye başladım.
Enzo: Ben de ayrım yapmam. Tadına bakarım, sevdiysem devam ederim, sevmediysem bırakırım.

Aşçı olmaya nasıl karar vermiştiniz?
Maurizio: Ben 14 yaşında aşçılık okuluna başladım. Aslında o okulu bu işle ilgili olduğum için değil, evimizden uzak olduğu için seçmiştim. Şef olursam dünyayı gezebilirim diye düşünmüştüm.
Enzo: Ben de küçük yaşta babamı kaybedince ailenin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldım. Dört kız kardeşim var, onlara bakmam gerekiyordu. Okuldaki ilk yıllarım garsonluk yaparak geçti ama o mesleği sevmedim ve sonrasında bir aşçılık okuluna gittim. Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye’de çalıştım. Bu iş artık hem hobim hem de işim.

Haberin Devamı

Arabesk geceler
Eksen Grup Yiyecek İçecek Koordinatörü Betül Bovya, bünyesinde Cento Per Cento’yu da bulunduran Eksen Grup’taki yenilikler hakkında bilgi verdi:
* Sortie’de kışlık dekora geçildi. Mekânın üstü tamamen kapandı. Önü de camla kapatıldı, akvaryum gibi oldu. Bütün Boğaz manzarası ayağınızın altında...
* Sortie’nin içine kendi restoranımızı açtık, dünya mutfağından lezzetler sunuyoruz.
* Kalamata’da her çarşamba Coşkun Sabah var. Diğer günlerde ise Kosta&Tuba sahneye çıkıyor.
* Limoncello’da çarşambaları “arabesk geceleri” başladı. Hatta afişine “Jilet bizden” yazdık.
* Hakkasan ve Wagamama’yı yaratan Alan Yau’yla ortak bir proje yapmayı planlıyoruz.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!