GeriKelebek En popüler iki kaybeden
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

En popüler iki kaybeden

Kaan Çaydamlı ve Mete Avunduk'un, Kent FM'deki Kaybedenler Klübü ilk 10 içinde.

Onlar ‘‘bir nevi’’ radyo programı yapıyorlar. Koca bir ‘‘Offff’’ çekip, üç dakika hiç konuşmuyorlar sonra da, ‘‘Hayat berbat be usta. Ama bu çok iyi,’’ diyorlar. Program sırasında konuşurken içki şişelerini masaya vurup, ‘‘Çoook Yalnızım, çoook yalnızım’’ naraları atıyor, neredeyse arayan her kadın dinleyiciye buluşma teklif ediyor ve üstelik kabul ediliyorlar. Dinleyiciler onlardan ya nefret ediyorlar ya da programın has ‘‘Kaybeden’’i olmak için yarışıyorlar. Programın adı ‘‘Kaybedenler Kulübü’’. Kulübün kurucuları, Kaan Çaydamlı ve Mete Avunduk. ‘‘Kaybedenler Kulübü’’ her Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri gece saat 10.30 ile 1 arasında Kent FM 101.1 frekansında yayınlanıyor. Program saati, Kaan ve Mete'nin ruh durumuna göre 10, 10.18 ya da 10.25 olarak değişebiliyor. 500 bine yakın fanları var ve en çok dinlenen programlar arasında ilk ondalar. Programa yazılı bir metinle çıkmıyorlar. Bezgin Bekir'ler, ya konuşmaya tenezzül etmiyorlar, ya da bıkkınlar. Her programda duyacağınız standart cümle ise ‘‘Çok Yalnızım’’.

Kaybedenler Kulübü kurma gibi heyecan verici bir fikre nereden kapıldınız?

Kaan: Yaptığımız her şeye başından beri ‘‘Kaybedenler Kulübü’’ dedik. Kaybeden olmak hayata karşı bir duruş biçimi. Yaptığımız bir sürü şeyde kazanmaya yönelik olmadık. İş hayatımızda da aşk hayatımızda...Daha yeni terkedildim. Pazar günü 4.22'de. Ağladım da galiba. Gözyaşlarım yeşildi galiba. Kazandığın, isteğini gerçekleştiği an aslında zaten kaybetmenin doruk noktasındasındır. Ne kazandın yani ne oldu.

Mete: Çünkü kazandın bitti. Olay bu.

Şimdiye kadar nerede, neler kaybettiniz?

Mete: Hiç bir yerde, hiç bir şey kaybetmedik. Kaybeden, herhangi bir zamanda, herhangi bir şeyi kaybetmekle ilgili değil ki... Genel olarak kaybeden olmakla ilgili. Omleti terayağıyla yapmak yerine, zeytinyağıyla yapıyoruz biz. Kimse sevmiyor, dükkan satmıyor, aç kalıyorsun ama dükkanın var ve mis gibi zeytinyağı kokuyor. Mutlusun orda. Üç kişi var orda yemek yiyen, o da oranın masrafını karşılıyor. Dükkan batmıyor ama sende çıkmıyorsun. Altı çizilmesi gereken durumda bunun farkında olman. Biliyorsun ki, aslında bunu tereyağıyla yapsan acayip sıra olacak, kuyruk olacak ama yapmıyorsun. Kaybedenler Kulübü de, böyle işte. Satışa çalışmıyoruz.

Kaç senedir yayındasınız?

Kaan: Sekiz senedir yayındayız ama canımız sıkılınca ara veriyoruz. Yazın mesela, sekiz ay ara verdik, tatile çıktık. ‘‘Kaybedenler'in Öyküsü’’ diye dört tane kitap yazıldı hakkımızda. Üçü piyasada sonuncusu da fuara kadar çıkacak. ‘‘Kaybedenler Kulübü’’ adına açılmış fan siteleri var. Chat kanalları var. Film olacakmışız yakında, senaryosu bu akşam geliyor. Ooo papatya Teoman oynayacak herhalde ama kesin değil. Kargo Koray'la, Özlem Tekin'in oynaması kesinmiş. Bunca zamandır etrafımızda oluşan bir aile var.

Kaç üyeniz var? Ne kadar yaygın bir teşkilatsınız(!)?

Mete: 500 bin kadar galiba.

Kaan: Gece kuşağında en çok biz dinleniyormuşuz. En çok dinlenen 100 program sıralamasında da, ilk 10'un içindeyiz.

Favori kaybedenleriniz kimler?

Kaan: Bir liste yapmayı düşünüyoruz epeydir. Ümit Besen var çok üzerinde durduğumuz. Orhan Gencebay var büyük saygı duyarız. Bruce Springsteen, Jeff Berkley var.

Programın karakterleri var mı?

Kaan: Radyodan tanıştığımız 11-12 tane karakter var. Mesela bir şair vardı, ‘‘Kuş Beyin’’. ‘‘Poliklinik Dilemma’’ var. Bizim için bir çizgi roman oluşturuyor. Dilemma'yı, 2-3 senedir tanıyoruz ama adını bilmiyoruz. Merak da etmiyoruz. Neyzen Kuş Beyin'de öyle mesela...Bize Sultanahmet'te, inanılmaz bir yemek verdi. Ney çaldı. Mekan acayipti, yemekler acayipti. O kadar yakın olduktan sonra bile, ismini bilemedik biz. Tabi bunları aslında bir akşam sizinle buluşup, bir çay içerken anlatmak isterim.

Mete: Daha iyi fikir, hakkaten bunları bir yemekte konuşalım.

Kaybedenler Kulübünün iç tüzüğü var mı?

Kaan: Var. Hiç kaybetmemek. İç tüzüğü yazıyoruz, yakında yayınlanacak.

Mete: Mesela, bir kadınla akşam yemeği yiyorsun. Yemekten sonraki bölümle ilgili şüphelerin varsa çupraları söyleme. Söylemeden önce bir bak herşey yolunda mı gidiyor. Bunlar iç tüzükte olmalı. Önemli bunlar.

Kaan: İnsanlık halleriyle ilgili başlıklar var. Bir erkeğin torpido gözünde bulunması gereken nesneler. Her yerde bir küçük zeytinyağı şişesi olmalı. Harita, cep içeceği, tütün. Daha önce söylemiş miydim terkedildim pazar günü 4.22'de.

Sizi yok etmek isteyen düşmanlarınız var mı?

Kaan: Çok ciddi şeyler yaşadık. Kapıda dövmek için bekleyen aşırı dinciler oldu, ciddi ölüm tehditleri aldık. Bir kadın burası benim evim dedi, ben dışarda kaldım! Bir takım tabuları rahatsız ediyoruz. Onlarda bizi dövmeye kalkıyor tabi. Bayağı geliyoruz bazı insanlara. Çünkü cinsellik konusunda da sınırımız yok.

Dayak yediniz mi hiç?

Kaan: Her erkek gibi yedim tabi. Daha çok kadınlarla ilgili oldu.

Sizce radyo programınız ne işe yarıyor?

Kaan: Bir ara biz çok korktuk. Ciddi bir muhasebe dönemi geçirdik.Çünkü bir takım insanların hayatını somut olarak değiştirdiğimizi, hem de eskiye dönülmeyecek şekilde değiştirdiğimizi gördük.

KÖTÜLÜK AMİRLERİ

Biz Kadıköy'lüyüz. Radyo programı başlamadan önce pazar günleri toplantılarımız olurdu. Kadıköy'de, kitap almak, çizgi roman toplamak için bir sürü insanla tanıştık dolaşırken. Hergün birbirimizi göre göre muhabbetler kurduk. Bunların kimisi ressam, kimisi fotoğrafçı, kimisi de yayıncıydı. Sonra bu grup, kadınlar yüzünden dağıldı. Sonra bunu örnek alan bir sürü grup oluştu. Merkez Kıraathanesi'nde nargile içen bir grup vardı, Sultanahmet'te, Avcılar'da toplanan bir ekip vardı. Bu insanlar bizim rogramdan dolayı bir araya gelmiş ve gruplaşmışlar. Bunlardan haberimiz oldu sonraları. ‘‘Bad'lik Amirlikleri’’ vermeye başladık. Kaybedenlerin bir parçası onlar. İşleri Bad'lik (Kötülük) . Bölgenin bad'liğinden sorumlular. Dayanılmaz durumları çözmek zorunda olan, bunları açıklamak zorunda olan amirler bunlar. Hiç bir anlamı olmayan, hiç bir yetki vermeyen bir amirlik. Sanal bir şey. İki tane gezici amirlerimiz var. Bir tanesi Avrupa yakası, bir tanesi de, Anadolu yakası amirleri. Biri ‘‘Taksici Hüseyin Usta’’, diğeri, ‘‘Taksici Çakal Yılmaz’’. Çok taksi şoförümüz var.

KLÜP JARGONU

Hayat berbat: Kulübün en önemli sloganı. Kötümser olduklarında söylüyorlar.

Same: İngilizce karşılığı ‘‘aynı’’ olan bu kelime, sürekli tekrarlanan rutin konuşmaları onaylamak için kullanılıyor.

Standart hayat içerisinde: Kaybeden ruhunun farklılıklarını sıralarken kullanıyorlar. Örnek; Standart hayat içerisinde işsiz kalmak normal

Usta: Hitap şekilleri

Bu iyi: Hemen hemen her kötü olayın sonuna bu ünlemi ekliyorlar. Örnek; ‘‘Usta karım beni aldattı’’. Cevap ‘‘Bu iyi’’

Peygamber Böceği: Peygamber böcekleri, birleşmenin ardından erkeklerini yok ederler. Bu yüzden her kadına Peygamber Böceği diyorlar.

Standart: Sıradan olan her olay için kullanıyorlar.

Güneş bize haram usta: Çok içlendikleri zaman kullandıkları aynı zamanda, kitap adı olan bir cümle.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle