GeriKelebek En diplomatik caz grubu
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

En diplomatik caz grubu

En diplomatik caz grubu
refid:3741238-spot ilişkili resim dosyası

Bir gün Durul Gence evdeki bir elektrobası verir Ergin’e. "Bir dene bakalım, seversen dörtlüyü kurarız." Yoğun iş temposuna karşın bas çalmayı ciddiye alan Ergin, bir süre sonra tekniğini geliştirir. Çankaya dörtlüsü 5-6 parçalık bir repertuvar oluşturup, keyif için çalmaya başlar. Tüm Türkiye’nin 1. Lig maçlarına kilitlendiği pazar günleri, dörtlünün müzikli toplantıları rutine dönüşür.

En diplomatik caz grubu
Davulcu Durul Gence’nin Ankara’daki evi yıllardır başkentte her meslekten cazseverin uğrak yeri. Çankaya’daki dubleks dairenin teraslı üst katı, sahnesi, piyanodan davula enstrümanları, ışık sistemi, 30 kişinin sığışabileceği oturma bölümüyle küçük bir kulübü andırıyor. Aslında burası Durul Gence Dörtlüsü ’nün prova stüdyosu. Hafta sonlarında Gence ’nin müzik tutkunu dostlarını ağırlıyor. Kimler yok ki aralarında, diplomatlar, yabancı elçiler, akademisyenler, gazeteciler... Geçen yıl Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ’nden emekli olan büyükelçi Murat Sungar, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı’ndan yeni ayrılan Büyükelçi Burak Gürsel ve Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ’i 1994 Kışı ’nda Gence’nin davulu etrafında buluşturan ve onun deyimiyle "Ankara’nın en sükseli grubunu " kurmalarını sağlayan da işte bu dostluk ortamı.Sungar, Gence ve Gürsel ’in dostluğu 1950 ’lerde Ankara’da kurdukları rock grubu Sweaters’e dayanıyor. O yıllarda davulcu Gence, ODTÜ ’de; harçlığını piyanoyla kazanan Sungar ve gitarcı Gürsel ise Mülkiye ’de öğrenci . Sonraları Dışişleri Bakanlığı ’nda hızla yükselen iki diplomat, müzikle ve Gence ’yle bağlarını koparmaz. Çankaya ’da her p azar buluŞup, müzik yaparlar. YurtdıŞında görevli oldukları yıllarda ise Gence onları ziyarete gider.*1980 ’lerde Sungar New York, Gürsel Washington büyükelçiliğindedir. Hürriyet ’in Washington Temsilcisi Sedat Ergin’in müzikle ilgisini öğrenmiş, onu da müzikli buluşmalarına davet etmeye başlamışlardır. 1987 ’de Durul Gence iki dostunu ziyarete Amerika’ya gidince, Gürsel ’in evindeki caz akşamında Ergin ’le tanışır. Birkaç gün sonra Ergin ’in evindeki davette gitarlarını görünce, müzik merakının pek amatörce olmadığını fark eder. Aradan yedi yıl geçer. Sungar, Hindistan Büyükelçiliği ’nden Başbakan Çiller ’in danışmanlığına; Ergin, Hürriyet ’in Ankara Temsilciliği ’ne atanır. Gürsel’le birlikte pazar günleri Çankaya ’daki buluşmalarına eşleri de katılmaktadır. Üçlünün küçük konserlerine Ergin de katılmak ister, ancak grubun eksiği bas gitardır. 1994 ’te bir gün Gence elektrobas verir Ergin ’e. "Bir dene bakalım, seversen dörtlüyü kurarız " der. Yoğun iş temposuna karşın bası ciddiye alan Ergin, bir süre sonra tekniğini geliştirir. Amerika ’dan Yamaha ve Fender bas alır. Türkiye ’nin 1. Lig maçlarına kilitlendiği pazar günleri, dörtlünün 5-6 parçalık repertuvarı döndürdüğü toplantılar rutine dönüşür. Sungar, Ergin ve Gürsel her pazar saat 14.30 ’a yaklaŞırken birer ŞiŞe Şarapla Gence ’nin kapısını çalar. Sohbet eder, birkaç kadeh içerler. Gence suyla yetinir, çünkü "evde bile çalsan, müzik ciddi iştir." Sungar yeni bir düzenlemesini gösterir, Ergin yeni aldığı bir CD ’yi. Ardından 1 - 1,5 saat çalarlar. Aralarına Emin Fındıkoğlu, Kerem Görsev gibi cazcılar da katılır. Akşam eşleri de katılır dörtlüye. Vizyonda güzel film varsa, sinemaya giderler. Sonra da yemeğe. Bazen evden çıkmazlar. Sungar "Pide söyleyelim, hemen yer biraz daha çalarız " dese de duymazdan gelinir. Melda Gence, meşhur deniz ürünleri sofrasını kurar. Şaraplar açılır ve doyumsuz bir sohbet başlar. Kimi zaman konuklar 20 ’yi geçse de, Gence ’nin evinde müzik konser adabıyla dinlenir. Tabureyi kapıp perküsyonculuğa soyunanlara, aşka gelip soliste eşlik eden konuklara pek iyi gözle bakılmaz. "Biz cazla tatlandırılmış nostaljik müzik yapıyoruz " diyor grubun lideri, davulcu ve solisti Gence. Repertuvarlarında ağırlık 1950-60 ’lı yılların popüler rock, caz, blues şarkılarında. Geri kalanlar aynı dönemin enstrümantal parçaları. B estelerini seslendirme konusunda epeyce mahcup davranıyorlar. Alpay ’ın plak yaptığı şarkılarının bile gün ışığına çıkmasını istemiyor Gürsel. Sungar ’ın eşi için yazdığı şarkı sadece kapalı kapılar ardında seslendiriliyor.*"Dur Boy", "Sed Boy", "Chico Cortes ve "Murci" dörtlüsü kamuya açık ilk resmi konserini 1996 Kurban Bayramı’nda t atile gittikleri Marmaris Lidya Oteli’nde verdi. Üç akŞam sahneden alkışlarla inmenin cesaretiyle, 1997 Haziranı ’nda, İstanbul basınının önüne çıktılar. Hasan Cemal ile Ayşe Sözeri ’nin nikahı vesilesiyle Ece Bar ’da çaldılar . 2003-2004 sezonunda Hacettepe Beytepe Kampüsü’ndeki Beyaz Ev’de cumartesi geceleri 23.30 sıralarında sahneye çıktıkları duyulunca bölgede izdiham yaşandı. Hollanda Büyükelçiliği ’ndeki davette Güney Afrika büyükelçisini sahneye çıkacak kadar coşturunca diplomatik çevrelerde şöhretleri yayıldı. O gün bugündür dörtlüye büyükelçilik ve caz kulüplerinden davet yağıyor. 10 yılda tayinler nedeniyle grubun çalışması birkaç kez sekteye uğradı. 1997 ’de Sungar, BM Daimi Delegesi sıfatıyla Cenevre ’ye gitmiş , Gürsel ise Gürcistan Büyükelçiliği’ne atanmıştı. 2002 ’de yine Ankara’da toplandılar. Geçen yıl Ankara Caz Festivali ’nin açılış kokteylinde bile çaldılar. Son konser 28 Şubat ’ta MEB ªura Salonu ’ndaydı. Sedat Ergin, Milliyet ’in Genel Yayın Yönetmenliği ’ne getirilince çalışmalar askıya alındı. Gence, ayrılıkların gruba zarar vermediğini söylüyor: "Çok yoğun çalışmalarına karşın, grupta çalarken parmak ısırtacak düzeydeler. Beni şaşırtıyorlar. Aylarca bir araya gelmesek de sahneye çıkar ve en kötü ihtimalle 7-8 parçalık bir konseri rahatlıkla veririz. "Ergin geçen yıl elektro baslarını bir kenara koydu. Şimdi kontrbasla cebelleşiyor. Sungar ’ın yakında Karadeniz İşbirliği Örgütü’nde görev almasının beklendiğini, İstanbul ’a yerleŞeceğini söylüyor: "Gelir gelmez yeniden çalışmaya başlarız. Hafta sonlarında aramıza Durul Gence ve Burak Gürsel de katılır. Yine pazar coşkusunu birlikte yaşamaya başlarız. " Kim onlar? Durul Gence (müzisyen), Murat Sungar (büyükelçi), Burak Gürsel (büyükelçi), Sedat Ergin (yayın yönetmeni)Ne zamandır buluşuyorlar? 10 yıldırNe sıklıkta? Fırsat bulduklarında pazar günleriNerede? Genellikle Durul Gence’nin evindeBuluşunca ne yapıyorlar? Birlikte çalıyor, fırsat buldukça konser veriyorlarSoldan sağa, Durul Gence, Burak Gürsel, Murat Sungar, Sedat Ergin.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle