GeriKelebek EKSELANSLARI...MRS AND MR. BERJER... Berjer koltuklar, kimin tarafından ne zaman tasarlandı bilmiyorum. Aslında bu konuyla da çok ilgili değilim. Beni
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

EKSELANSLARI...MRS AND MR. BERJER... Berjer koltuklar, kimin tarafından ne zaman tasarlandı bilmiyorum. Aslında bu konuyla da çok ilgili değilim. Beni

EKSELANSLARI...MRS AND MR. BERJER... Berjer koltuklar, kimin tarafından ne zaman tasarlandı bilmiyorum. Aslında bu konuyla da çok ilgili değilim. Beni berjerler üzerine düşünmeye yönelten bu büyük, gösterişli koltukları neden yeni evli çiftlerin tercih ettiği sorusudur. Bu evli çiftlerin genelde okumuş yazmış, şehirli bir kültüre sahip, "modern" çiftler olduğunu da belirmek lazım. Salonun bir köşesinde karşı karşıya ya da aynı açıyla yanyana konulmuş koltuklar, yeni evlilerin evinde bir simetri yaratmaktadır.Simetri deyince durup düşünmek lazım. Mimaride simetri özellikle devlet binalarında sıkça kullanılır. II. Abdülhamit ya da erken cumhuriyet döneminde ülkemizde yapılan çoğu hükümet binası simetriktir. İktidar simetriyi sever, özellikle modernleşiyor olanları, çünkü doğada çok az belki de hiç simetri bulunmaz, bu açıdan simetri bir hakimiyet sembolüdür. Bunun en ilginç örneklerinden biri Dolmabahçe sarayıdır. Dışı gibi içi de simetrik olan bu sarayda, tavan süslemeleri ile yerdeki halılar arasında da simetrik bir ilişki kurulmuştur. Nerede olursa olsun simetri bir tür idealdir, idealler ile iktidar arasındaki bağlantılara girmeden o evlere misafir olalım hemen. Berjerli evlerin birinde evli çiftler tahtlarında sizse kanepede oturuyorsunuz. Siz arkanıza ne kadar yaslanırsanız yaslanın, enseniz ve başınız her an desteksizdir. Ama evet karşınızda oturan çiftin üzerinde bulundukları koltuklar onların sizin karşınızda başlarını dik tutmalarını sağlamaktadırlar. Hatta siz onların karşısında sağ elinizi diyelim ki oturduğunuz kanapenin kenarına koydunuz, sol elinizi nerenize sokacağınız konusunda bocalarken onlar tahtında güvenle oturan kral ve kraliçe gibi bedenleri de simetrik bir şekilde sizi seyrederler. Öte yandan manzarayı bir de görsel olarak düşünün. Sizin oturduğunuz kanapenin arkasında ne varsa, kitaplık, pencere, tül, perde, görüntünüz bu karmaşıklığın önünde hiç de etkileyici değilsiniz. Sırtlarından, başlarının üzerine kadar uzanan berjer koltuklarının yarattığı fon ise onları, içinde bulundukları mekandan ayırır adeta. İkisi karşılıklı size neredeyse aynı açıdan bakmaktadırlar. Evde sizden başka misafirler varsa şanslısınız. Bakışları farklı yönlere çevrilebilir, ancak yine de evsahibinin onlar, misafirin siz olduğu her an bellidir. Berjer koltukların neden yeni evli çiftler tarafından tercih edildiği konusunda akıl yürütelim şimdi. Birincisi modern çiftlerin yaşantısı öyle evin içinde cirit atan çocuklu misafirleri kabul etmeye pek elverişli değildir. Onun için bir koltuk takımı yerine iki berjer birkaç kanepeyle salonun dekoru tamamlanır. Çiftler evlenmeden önce, berjerlerine oturup karşılıklı birbirlerini seyredip, uzaktan uzağa derin sohbetlere dalacakları gecelerin hayal kuruyor olabilirler. Benim aklıma gelen sizin de aklınıza gelmiştir tabi ki. Yeni evliler iki ihtiyar gibi neden berjerlerde otursunlar. Elbette ki evlerinde yalnızken, televizyon seyrediyorken koltukları değil kanepeyi kullanıyorlardır. Berjer koltuklar eve misafir gelince veya evli çiftler kendi kabuklarına çekilmek istediklerinde kullanılır. Mesela ben aynı kanepede oturan iki insanın kavga ettiğini düşünemiyorum. Ama berjerler evli çiftlerimize birey olduklarını hatırlatıyorlar tabi ki.Ben bu evlere misafirliğe gittiğimde katiyen bu koltuklara oturmam, evsahiplerinin üzerimde yaratmaya çalıştığı hakimiyeti kabul ederim. Kanepelerin genelde sağ köşesine sıkışır gittikçe de küçülürüm. Onlar kendilerine güvenle, dik tuttukları başları ile bana bakarken, ben koca kafamı omuzlarımın üzerinde taşıyamam, öne eğer dururum. Zira kral ve kraliçenin karşısında saygısızlık yapmanın da bir manası yoktur. Ama elbette düşünürüm, o uzun sessizlik anlarında şehirlerin bazı semtlerindeki evlerde hala misafirler için hazırlanmış salonların olduğunu, misafirin evden soyutlanışını, o kadınların mahremiyet duygularının gelişmişliğini... O evlerin en soğuk, en karaktersiz bölümleridir misafir odaları. Küçük burjuva ev kadınının nedense kap ve kacaklarını misafirlere sergilediği bir vitrin, aile büyüklerinin resimleri, üzerine dantel örtülmüş sehpalar olur o odalarda. Misafire ikram edilecek olan her neyse, çay, kahve ya da başka bir şeyler, genelde misafirin gözü önündeki vitrinden çıkarılan bardak, fincan ya da tabaklara konulur. Misafir steril bir ortamda, steril eşyalarla ağırlanmaktadır, odanın içindeki her şey misafirler içindir.Berjer koltuklu evleri tartışırken böyle bir karşılaştırma yapmak manasız, misafir odaları üzerine bu memlekette yapılmış bilimsel çalışmalar da mevcut. Demek istediğim bu misafir odaları apayrı bir yazı konusudur. Biz onlara berjer koltukların üzerinde otururken şöyle bakıp geçmiş olalım ve asıl meselemize geri dönelim.Berjer koltuklar, insana başını bir yerlere yaslama imkanı sağladıklarından oldukça rahat mobilyalardır. Neticede rahat bir koltuktur. Koltuktur. O kadar. Ama koltuğun dört ayağı öyle değil. Evli çiftler indinde bu koltuklar bir statü simgesine dönüşür. Biz evliyiz, mutluyuz, aynı koltuklara otururuz. Bu berjerler bir anlamda, parmaklarına taktıkları yüzüklerle yetinmeyen evli çiftlerimizin, evliliklerine, evlerine ve birbirlerine sahipliklerini yabancılara, misafirlere her an, an be an görsel bir anlatımıdır.Elbette abarttım, ancak paranoyanın açtığı kapıların arkasında daha ne masallar var, büyükleri uyandırmak için. Anlatacağım.HaKan KAYNAR - 3 Mayıs 2000, Çarşamba