Ecevit, Alzheimer değil

Güncelleme Tarihi:

Ecevit, Alzheimer değil
Oluşturulma Tarihi: Aralık 04, 2001 00:00

Alzheimer Vakfı ve Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre, arkadaşımız Yener Süsoy'a Türkiye'de 200 bin Alzheimer hastası bulunduğunu belirtti. Prof. Emre, hastanın ve hasta yakınlarının ‘‘Alzheimer'la barışması’’ gerektiğini vurguladı.Hasta olsa basınla konuşamazProf. Dr. Murat Emre, Başbakanımız Bülent Ecevit hakkındaki söylentiler konusunda ne düşünüyor acaba?..- Bülent Ecevit'te Alzheimer olduğunu hiç zannetmiyorum, dışardan gördüğüm kadarıyla belli ölçüde Parkinson belirtileri var. Bir tarafı biraz katı, mimikleri azalmış gibi. Alzheimer hastası olsa Bakanlar Kurulu'ndan sonra dışarı çıkıp basının önünde konuşamaz, soruları yanıtlayamaz. Çünkü Alzheimerli hastanın en büyük özelliği yakın geçmişi unutmasıdır. Amerikan Nöroloji Akademisi, son zamanlarda bütün başkanların zihinsel işlevlerinin halka açık şekilde dokümante edilmesi için bastırıyor. Bunun nedeni yaptıkları araştırmada son yüz yılda görev alan birkaç başkanın ofislerinde görev yaparken mental olarak çok sağlıklı olmadığının ortaya çıkması. Churchill de ünlü Alzheimer hastalarından biriydi. Nöroloji tarihçileri Yalta Konferansı'nda buluşan Churchill, Roosevelt ve Stalin üçlüsünün o sırada belli ölçüde bunamış olduklarını söylüyor. Ünlü film yıldızı Rita Hayworth Alzheimer hastasıydı, kızı Yasemin Ağa Han halen Dünya Alzheimer Federasyonu Başkanı.Kalıtımsal ve bulaşıcı değilAlzheimer genellikle kalıtımsal değildir, ailesinde bu hastalığa yakalanmış olanlarla olmayanların riski aynıdır. Bulaşıcı da değildir.Bazı çalışmalar hangi yaşta olursa olsun bu hastalığın erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görüldüğünü gösteriyor. Kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı düşünülürse Alzheimer'a yakalanan erkek sayısı kadınlara eşit demektir.Başlangıçta bir hastamız vardır zamanla iki hastamız olur, çünkü hasta yakınları depresyona girer. Bir yandan tanıdığınız insanın değişmesi var, bir yandan da onun getirdiği büyük bir fizik yük var. Onun için hasta yakınını hasta hakkında sorgularken kendi hakkında da sorgularız.Alzheimer hastasına buna yakalandığını dolaylı olarak söylüyorum, bir isim koymuyorum. Eğer içgörüsü korunduysa hasta çok büyük bir stres altına girebilir.Kesin teşhis ancak biyopsiyle olurGenlerin sırrını çözen insanoğlu, bu Alzheimer denen hırsızı gözünden tanımalı.- Alzheimer'ın yaşayan bir hastada yüzde yüz teşhisi mümkün değildir. Mutlak teşhis ancak beyni mikroskop altında incelemekle konur; bu da yaşayan hastaya biyopsi yapmak anlamına gelir. Genç hastalarda nadiren biyopsiye başvurup beynin sessiz bölgelerinden ufak bir parça alırız. Bunun dışındakilere ilk yaptığımız bunamayı tespit etmektir. Çünkü Alzheimer hastalığı için tipik gidiş, yavaş başlayıp yavaş artan unutkanlığın ön planda olduğu zihinsel şikayetlerdir. Bunun için önce hasta yakınıyla konuşuruz, nasıl oldu, şikayetleri neler diye. Sonra testlere başvururuz. Her yaş ve eğitim grubundaki hastalardan beklediğimiz performanslar var. Belleği, dikkati, dil işlevleri beklenenden kötüyse o kişide bir bunama durumu olduğunu söyleriz. Bunu tespit ettikten sonra onun altında yatan sebebe yöneliriz. Alzheimer'ın halen koruyucu ya da iyişleştirici bir tedavisi yok. Sadece akıl karmaşıklığının neden olduğu ‘‘ajitasyon’’ dediğimiz tutarsız, gergin davranışlar ile endişe, depresyon, halüsinasyon ve uykusuzluk gibi belirtileri ortadan kaldıran ilaçlar vardır.Aşısı 3 yıl içinde piyasaya çıkacak- Her şey yolunda giderse aşı üç sene içinde piyasaya çıkacak ve tıpta büyük bir devrim olacak. Bu aşı risk altında olan insanlara yapıldığında Alzheimer hiç ortaya çıkmayacak. ABD'de yürütülen büyük bir çalışmaya göre menopoz sonrası östrojen alan kadınlarda bu hastalık daha az görülüyor. Bunun için şimdi erkekler için seks hormonu etkisi olmayan, sadece beyini etkileyen östrojen hormonu yapılmaya çalışılıyor. Bu nedenle kadınlarımıza bir jinekoloğun kontrolü altında östrojen almalarını tavsiye ediyorum. Bir başka araştırmaya göre günlük 2000 IU dozdaki E vitamini hastalığı yüzde 25 civarında yavaşlatıyor. Bazı gözlemlere göre antiromatizmal ilaç alan romatizma hastalarında Alzheimer daha az görülüyor.YARIN: HASTALIKLA BAŞ ETMENİN YOLLARI
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!