GeriKelebek Doktorunuzla işbirliği yapın
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doktorunuzla işbirliği yapın

Doktorunuzla işbirliği yapın
refid:3428288 ilişkili resim dosyası

Hepimiz zaman zaman önemli-önemsiz sağlık sorunları yaşıyoruz. Bunların çözümünü konunun uzmanı doktorlardan beklememiz en doğru davranış. Fakat öyle sorunlar da var ki, çözümleri biraz size de bağlı.

Bırakın teşhisi doktor koysun

Sorunlarınız var ve bunların çözümü için bir doktora başvurdunuz. Doktorunuzun sorununuzu anlaması ve size en doğru çözümü önermesi, sizin tutumunuza bağlı.

Doktor sizden sorununuzu anlatmanızı istediği zaman, ona hayat hikayenizi anlatmayın. Sadece sorunun cevabını verin. Bir de hemen ardından sorununuz için bir ilaç yazmasını sakın istemeyin. İlaç seçimini doktorunuza bırakın. "Fena halde üşütmüşüm, bana bir antibiyotik yazar mısınız?" şeklinde bir istek yanlış olur.
/images/100/0x0/55ea5282f018fbb8f8785556



Doktora derdinizi anlatırken "Kendimi kötü hissediyorum. Başım dönüyor" açıklaması, kesinlikle yeterli değildir. Sorununuza kendi kendinize teşhis koyup, doktora da bunu açıklamaktan kaçınmalısınız. Bırakın sorunun adını o koysun.

Diyelim ki, doktor hastalığınızı teşhis etti ve bunu size açıkladı. Hemen arkasından, doktora bu hastalıkla ilgili bilgiyi internetten aldığınızı açıklayıp tedavi yöntemlerini sıralamaya kalkışırsanız, doktorunuzun kan beynine sıçrar! Çünkü karşılarına geçip ukalalık eden hastalarla fazla ilgilenmek istemeyebilirler.

Korku bir hastalıktır

Bazı kişiler, kendilerini korku duygusuna teslim ettikleri için sorunlarını çözümlemeleri zorlaşıyor. Aslında gereksiz korku da bir sağlık sorunu. Korkmakla hiçbir şeyi değiştiremeyeceğinizi önceden kabul edin. Ayrıca yulaflı besinlerin sinirleri yatıştırdıkları biliniyor. Özellikle sabah kahvaltılarınızı yulaflı besinlerle yapın. Bir de derin nefesler alıp sonra ağır ağır normal nefes almaya başlayın. Sakinleşinceye kadar bu egzersizi sürdürün. Her sabah 20 dakika vücut egzersizi de sakinleşmenizi sağlar.

Bebeğiniz emeklemeye başlayınca

Normal koşullarda bebekler 7-10 aylık oldukları zaman emeklemeye başlarlar. Bebek emeklemeye başlamadan önce kollarıyla ayaklarını birbirlerine uyumlu olarak hareket ettirmeyi öğrenir. Ayrıca önceleri geri geri hareket eder, buundan endişe duymanıza gerek yoktur. Kısa bir süre sonra ise vücudunun ağırlığını bir yandan ötekine vererek kollarıyla bacaklarını kullanmayı başarır.

Bebeklerin emekleme yöntemleri birbirinden çok farklı olabilir. Ancak bebeğiniz emeklerken asimetrik hareketler yaparsa, yani sadece bir koluyla vücudunu iterse ya da yerde emeklerken vücudunun sadece bir yanını hareket ettiriyorsa, hemen pediatri uzmanına başvurulmalı. Sık görülmese de ciddi bir sorunu olma ihtimali akıldan çıkarılmamalı.

Sandviç terapisi de var

Sandviçler düşündüğümüz kadar değersiz değil. Hatta malzemesini doğru seçerseniz, sağlığınız açısından yararlı bile olabiliyorlar. Size sandviç terapisinden birkaç örnek verelim:

Diyet uygulayanlara kepek ekmeğiyle ıspanak ve haşlanmış yumurtalı sandviç öneriliyor. Uykusuzluk çekenler için söğüş hindi eti ve çavdar ekmeğiyle hazırlanmış sandviç yararlı olabiliyor. Hindi etinin gerçekten uyku getirip getirmediği kesin olarak bilinmese de sindirimi kolay olduğu için böyle bir uygulama öneriliyor.

Egzersiz yapmaya hazırlananlar için beyaz ekmekli, beyaz peynirli sandviç tavsiye ediliyor. Adet günlerinde şiddetli sancılardan yakınanlara ise fıstık ezmesi ve muzlu sandviç ilaç yerine geçiyor!

Çocuğun saçları dökülüyorsa

Yetişkinlerde saç dökülmesine farklı etkenler yol açar. Saç dökülmesi genetik bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Ama saçları dökülen kişi küçük bir çocuk ise ve herhangi bir hastalığı yoksa, bu durum endişe ve korku yaratır. Uzmanlar, çocuklarda görünürde bir neden yokken saç dökülmesinin laktoz adıyla bilinen ve sütte bulunan şekere karşı alerjinin neden olduğunu belirtiyorlar.

Vücut sütteki şekeri sindirme gücünden yoksun kalınca, sorunlar başlıyor. Bu sorunların en önemlisi de saç dökülmesi. Böyle bir durumla karşılaşınca çocuğa süt ve sütlü besinler vermekten vazgeçeceksiniz. Bu da kuşkusuz çocukta ciddi bir kalsiyum eksikliğine neden olacak. Kalsiyum takviyesini meyve, pirinç, soya sütü, makarna ve çeşitli sebzelerle giderebilirsiniz. Doktorunuz da size bazı tavsiyelerde bulunacaktır.

Evde mikroplarla savaş

Çevremiz, evimiz, iş yerimiz, kısacası aklınıza gelebilecek her yer mikroplarla dolu. Evinizi temiz tuttuğunuzu, buraya mikropların giremeyeceklerini düşünmeyin sakın. Aksi halde büyük bir düş kırıklığına uğrarsınız. Evinizde masaların, sehpaların ve mutfak tezgahlarının üzerleri her zaman mikrop kaynar.

Bu yüzeyleri güçlü bir temizleyici ile sildikten sonra ellerinizi yıkamayı ihmal etmeyin. Kapı kolları, dolap tutacakları ve telefonlar da tehlikeli bölgelerdir. Bunları antibakteriyal spreylerle temizlemelisiniz. Bir ölçü çamaşır suyuna 10 ölçü su katılarak elde edilen karışım, sert yüzeylerin mikroplardan arındırılmasını sağlar. Mikroplarla iyi savaşırsanız, sağlık sorunlarınızı da en aza indirirsiniz.

Büyükler de idrar kaçırabilir

İdrar kaçırmak genellikle çocuklarda, özellikle tuvalete gitme alışkanlığını yeni yeni edinmeye başlayan çocuklarda görülür. Yetişkinlerde de bu soruna rastlanabilir. Ancak onlar utanma duygusu yüzünden gerçeği herkesten gizlemeye çalışırlar.

Yetişkinlerde idrar kaçırmak, aşırı stresten kaynaklanabilir. Doğumlardan, özellikle zor doğumlardan sonra böbrekleri ve boşaltım sistemini tutan kaslarda gevşeme olabilir. Bu nedenle hafif bir öksürük ya da yere eğilmek bile idrar kaçırmaya yol açar. Belkemiğinde ur gibi sorunlar da yine idrar kaçırmaya yol açabiliyor. Yetişkin kişilerde görülen bu sorunun mutlaka doktor kontrolünde çözümlenmesi gerekir.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle