GeriKelebek Doğum salonları tarih oluyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğum salonları tarih oluyor

Doğum salonları tarih oluyor
refid:16997860 ilişkili resim dosyası

Doğum yapacak kadınların artık doğum salonlarında değil, tek kişilik odada sancısını çekip doğumunu yapacağı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Genel Müdürü Rıfat Köse, sezaryen doğuma karşı olmadıklarını, ancak her iki doğumdan birinin sezaryen olmasının kendilerini düşündürdüğünü söyledi. Köse, normal doğuma özendirmek için hastanelerde ’doğum salonu’ projesini hayata geçireceklerini müjdeledi.

AÇSAP ile Yükseliş Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen ’Perinatal Döneme Yaklaşım Sorunlar Çözüm Önerileri Kongresi’, Antalya’nın turizm merkezi Kundu’da başladı. Kremlin Palace Otel’de 3 gün sürecek kongrenin açılış konuşmasını AÇSAP Genel Müdürü Rıfat Köse yaptı.

Anne ve bebek ölümlerinin nedenleri ve alınması gereken önlemler üzerine değerlendirilmede bulunan Köse, bütün acıların unutulabileceğini ancak evlat acısının unutulamayacağına belirterek, "Geçen yıl Türkiye’de 13 bin bebek öldü. Yüzde 75’ini ise henüz bir yaşına gelmeden kaybettik. Rakamları konuşmak kolay ama bu rakamların arkasındaki gerçekleri görmek lazım. Bütün acılar unutulur evlat acısı unutulmaz. 13 bin ailenin acısını çalışmalarımızda dikkate almalıyız. Geçen yıl Türkiye’de 212 anne öldü. Bu kadar çocuğumuz ise yetim kaldı" diye konuştu.

Anne ve bebek ölümlerinde son yıllarda yapılan çalışmaların ardından önemli ölçüde azalma kaydettikleri ifade eden Köse, binde 64 oranında olan bebek ölümlerinin binde 23’lere gerilediğini, Avrupa’da bu oranın binde 14 olduğuna dikkati çekti.

Beş yılda 4 bin bebek kurtuldu

Çocuğu doğumundan itibaren izleyen tek sistemin sağlık alanı olduğuna dikkat çeken AÇSAP Genel Müdürü Rıfat Köse, 5 yaşına kadar bir bebeğin 16 kez izlendiğini, anne sütü ile besleme oranında sevindirici bir artış yaşanarak 10 yıl önce yüzde 5 olan anne emzirme oranının yüzde 41’lere ulaştığını anlattı. Birkaç ay içinde demir eksikliği ve D vitamini takviyesi programı üzerine Gazi Üniversitesi ile ortaklaşa 45 bin kişi üzerinde bir araştırma yapılacağını belirten Köse, yeni doğan bebekler üzerinde yapılması gereken bir diğer hassas konunun ‘tarama programı’ olduğunu vurguladı.

Genel Müdür Köse, yeni doğan bir bebek üzerinde ilk 16 günde yapılan taramalar sonucunda çok önemli 3 hastalığın tanısının koyulup tedavi edildiğini ifade etti. 16 gün olan süreyi 2011 yılında 14 güne düşürmeyi amaçladıklarını kaydeden Köse, "Son 3 yılda tarama programı ile yaklaşık 1500 bebek kurtarıldı. Ayrıca işitme taramasında da yüzde 50’lere ulaştık. Son beş yılda 4 binin üzerinde bebeğin işitme problemi olduğu tespit edildi" diye konuştu.

Bakanlık sezaryene karşı değil

Anne sağlığı alanında ise en büyük sıkıntılarının sezaryen doğumlar olduğunu anlatarak konuşmasını sürdüren AÇSAP Genel Müdürü Köse, bu doğum türünün önceleri umutsuz bir ameliyat iken sonra anne ve çocuğun hayatı için riskli bir ameliyat haline, şimdi ise doktor ve annenin istediğini yerine getiren ameliyat şekline dönüştüğünü söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın sezaryene karşı olmadığını belirten Köse, "Sezaryen gerektiğinde yapılan anne ve bebeğin hayatını kurtaran bir operasyondur, ancak geçen yıl yüzde 45 oranında sezaryen ile doğum gerçekleşmiş. Yani iki doğumdan biri sezaryen doğum. Bu da bizi bir hayli düşündürüyor" dedi.

’Anne dostu hastane' projesi

Hastanelerde ‘doğum salonu’ adında yeni bir çalışmaya imza atmak için hazırlandıklarını müjdeleyen AÇSAP Genel Müdürü Rıfat Köse, anne adayının sadece refakatçisi ile kalabileceği özel odalarının olacağını söyledi. Anneliğin ve doğumun özel, kadınların da mahremiyeti olduğunu kaydeden Köse, şunları söyledi:

"Bu düşünce ile yola çıkarak ‘doğum salonu’ adını verdiğimiz, tek kişilik oda çalışması projesi başlattık. Yeni yapılacak tüm hastanelerimiz bu proje kapsamında inşa edilecek. 15- 20 gün bu konu hakkında bir yeni talimat daha gelerek, önceki hastanelerimizin bu çalışma şekline dönüştürülebilmesi için proje çalışmalar oluşturulacak. Aksi bir durumda hastanede ıvır zıvır herkes geçiyor düşüncesiyle doğum yapmak yerine, sezaryen doğum yapmak tercih ediliyor. ’Anne dostu’ hastane programını yeni başlattık, ilk uygulamayı yaptık. Türkiye’de tüm hastaneleri ‘bebek dostu’ yapma sevincini yaşıyorsak ‘anne dostu’nu da birlikte başaracağız."


Yorumları Göster
Yorumları Gizle