GeriKelebek Disiplin: Gerçekten gerekli mi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Disiplin: Gerçekten gerekli mi

Disiplin: Gerçekten gerekli mi
refid:3941467 ilişkili resim dosyası

İlk çocukluk döneminde anne-babaların çocuğun negatif duygularını yönlendirme ve aile içinde disiplin sistemini ortak bir dille oluşturma konularında becerikli olmaları şarttır.

Disiplin her ne kadar bizim kültürümüzde sertlik, cezalandırma gibi anlaşılıyorsa da aslında çocuk psikolojisinde kararlılık, devamlılık anlamına gelir.

Ebeveynlik becerilerinizi geliştirirken daha etkili olmak için daha yüksek sese ya da daha sert davranışlara ihtiyacınız olmadığını unutmayın. Ancak disiplin, değişen koşul ve sınırlarda çocuğunuzun daima ihtiyacı olacaktır.

Çocuğun sınırları denemesi, beklenmeyen bir durum değildir. Çocuklar ebeveynin klonları değildirler. Kendilerine ait istekleri, ihtiyaçları, çözümlenecek pek çok karmaşaları vardır. Tüm çatışmaların çözülmesi, kabul edilebilir olanla edilemez olanın ayırt edilmesi, ebeveynin tepkilerine bire bir bağlıdır.

TEKNİKLER GELİŞİME GÖRE DEĞİŞİR
/images/100/0x0/55eae639f018fbb8f89dd66c


İyi uygulanan disiplin, içten gelen dürtülerin kontrolünün öğretilmesine yardımcı olur. Disiplin teknikleri çocuğun gelişimsel becerilerine göre değişir. Konuşmaya yeni başlayan çocuk dilden anlar, ama ebeveynin çocukla aynı zamanda harekete geçerek davranışı durdurmasının ya da yeniden yönlendirmesinin daha çok yardımı dokunur. Daha büyük çocukların içten gelen dürtüleri kontrol etme becerileri daha çok gelişmiştir ve onlara neyi yapabilip neyi yapamayacakları söylenebilir. Bununla beraber, daha büyük çocuklar bile limitleri, nerede durmaları gerektiğini öğrenmeye ihtiyaçları olduğundan son noktasına kadar zorlayabilirler.

Prizlere elini sokmak, bitkilerin topraklarındaki pislikleri yemek, yerdeki en küçük pisliği inceleyip ağzına atmak, çöpü karıştırmak gibi göz seviyesindeki her şeyi keşfetmek niyetinde olan çocuğun yaptıklarında ahlaki bir yanlış yoktur; ama hareketleri pis, tehlikeli ve yıkıcıdır. Ebeveyn, evi her türlü koruma yöntemleriyle donatmış olsa da çocuk her seferinde istediğine ulaşmanın bir yöntemini bulur. Ebeveynler için bu durumla başa çıkmak çoğunlukla sıkıcıdır. Ebeveyn yapılan davranışa "hayır" demek ve çocuğun ilgisini başka bir şeye yöneltmek zorundadır.

EBEVEYNLERGEÇMİŞLERİYLE YÜZLEŞMELİ

Bazen çocuk ebeveynin uyarılarından bir şey öğrenmiyormuş gibi görünebilir ve denemeye devam eder. Zamanla çocuk yasak olan amacına yönelirken tereddüt edecektir. Daha sonra harekete geçmeden önce ebeveynin yüz ifadesini kontrol edecektir. Bu davranışlar, ebeveynlerin yönlendirmeleri ve çocuğun istediğini yapma konusundaki bastırılamayan dürtüleri arasında bir çekişme başladığının göstergesidir.

Çocuğa herkesin bir sırasının olduğunu ve kimsenin başkalarının isteği dışında dikkatleri tekeline alamayacağını öğretmek için hiçbir zaman erken değildir. Bu da çocuğun isteklerine yapılan küçük ertelemelerle başlar.

Bazen ebeveynler kendi geçmişlerindeki disipline ediliş şekillerinden dolayı kafalarının karıştığını hissedebilirler. Bu acı veren anıları tekrar yaşamak istemezler. Bu durum bazen aile içindeki tüm nesil farkını yok ederek çocuğun adeta diğer yetişkin gibi davranmasına neden olur ki; ciddi iç karmaşalara da temel oluşturulmuş olur. Bu ebeveynler, kendi "hayaletleriyle" yüzleşip sorunlarını çözmelidirler; böylece çocuklarına, sağlıklı bir şekilde ihtiyaç duydukları disiplini verebilirler.

Bazen de anne-babalar çocuklarına verdikleri olumsuz tepkilerin ve yaptıklarının onaylanmamasının onları inciteceğini düşünür; suçluluk ya da sevilmediklerini hissetmelerine neden olmasından çekinirler. Ebeveynler çocuk ne yaparsa yapsın onu eşit şekilde sevdikleri rolünü oynarlar. Bu doğru değildir ve buna ne çocuk ne de ebeveyn inanmaz. Bu olumsuz davranışlara karşı cömertlik ve şefkat taklidi, aslında gerçek olmadığından ve çocuğun bu durumu kesinlikle anlamasından dolayı oldukça zarar vericidir. Çocuğun iç kontrol geliştirmesinde ve yaptıklarının başkalarını nasıl etkilediğini anlamasında gerçek duygular en önemli elementtir.

Üç altın kural

Disiplin devamlılık, kararlılık anlamıyla aile içinde ilk günden beri vardır; yaşa ve ihtiyaçlara göre değişerek hep olmalıdır.

İlk çocuklukta iyi bir disiplin için önce iyi bir ilişki gereklidir. Çocuk dünyayı anne-babası üzerinden tanımlarken onlarla ilişkiye ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacı doyurulmayan çocuk için sınır koymaktan söz edilemez.

Anne-babalar aile içindeki nesil farkını vurgulayabilmek ve anne-baba-çocuk olarak yaşayabilmek için önce kendi geçmişleri ile yüzleşmelidirler. Böylece kendi ihtiyaçları ile çocuklarının ihtiyacını daha iyi belirleyebilirler.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle