GeriKelebek Dinlemekten keyif aldığım ne varsa bu albümde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dinlemekten keyif aldığım ne varsa bu albümde

Dinlemekten keyif aldığım ne varsa bu albümde
refid:19833447-spot ilişkili resim dosyası

80’li yılların başında Hollanda’da dünyaya geldi, Kıvılcım. Eğitim sürecini Türkiye ve Hollanda arası gidiş gelişlerle sürdürdü. Babasının çaldığı saza eşlik ederek şarkı söylemeyi öğrendi.

İstanbul M.S.M Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü’nden mezun oldu. Ama konservatuvar yıllarından itibaren müziğe yönelmeye başlamıştı. Yolu, Tunus asıllı Fransız müzisyen Jean Pierre Smadj ile kesişince, hemen albüm kayıtlarına başlandı. Neticede ortaya Mısırlı Ahmet, İbrahim Maalouf ve Cem Yıldız gibi usta müzisyenlerin eşlik ederek destek verdiği, “dünya müziği hakimiyetinde keyfince bir albüm”, yani ‘Ehlikeyf’ çıktı. Kıvılcım’la ilk albümünü konuştuk.

- Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü’nden mezun oldunuz. Müziğe nasıl, ne zaman yöneldiniz?
- Ufak tefek denemelere okul zamanı başlamıştım. Mezun olduktan sonra üzerine yoğunlaşıp, söz ve besteleri toparladım. Birkaç arkadaşımla beraber demo kayıtlar hazırladık. Son iki üç yıldır tam anlamıyla sadece müzikle uğraşıyorum.

- E, oyunculuğa devam mı?
- Şimdilik albüm üzerine yoğunlaştım ama neden olmasın.

- Albümün temelleri babanızın sazına eşlik ettiğiniz çocukluk yıllarınızda atılmış aslında. Müzikle olan ilişkinizi ciddi şekilde etkilemiş olmalı...
- Evet, eşlik etmeyi öğreniyorsun bir kere. Daha da önemlisi nesillerin taşıyıp bugüne kadar getirdiği türküleri öğreniyorsun. Albüm şekillenirken saz kullanma fikri de o yılların yansımasıdır aslında.

/images/100/0x0/563d4cf1f018fb32c8ee53d1

DOĞU İLE BATI’NIN MELEZ ÇOCUĞU

- Müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
- Doğu ile Batı müziğinin melez çocukları. Melez bir müzik türü. Dünya müziği hakimiyetinde, keyfince bir müzik. Tanımlaması güç aslında. Çünkü tek bir türden oluşmuyor. Renkli bir beslenme şekli var. Dinlemekten keyif aldığım ne varsa bir araya gelse ne olurun cevabı, bu albüm.

- ‘Ehlikeyf’in Doğu ve Batı müziğini harmanladığını söyleyebilir miyiz?
- Evet, çünkü ‘Niye’ şarkısında kavala eşlik eden arp, ‘Kir ve Keder’ şarkısında kontrbasla yürüyen kanun kullanımı tam da söylediğiniz Doğu ile Batı müziğini harmanlayıp, iç içe geçmesini sağladı.

- Kendinizi de bir ehlikeyf olarak tanımlıyorsunuz. Albümün adı niçin ‘Ehlikeyf’?
- Kendimden çok albümün tavrı ehlikeyf. Tüm müzisyenler içlerinden geldiği gibi birikimlerini paylaştılar ve ortaya keyfimizce bir albüm çıktı. Bu yüzden albümün adı Ehlikeyf oldu.

- Albümdeki tüm söz ve besteler size ait. Yazım ve kayıt süreci nasıl geçti?
- Çok değişken. Bazen bir şarkı havada asılı kalıp, aylarca yere basmıyor. Bazen ise, söz de beste de bir kerede oluşuveriyor. Şarkıları tamamlayınca kendiliğinden bir dil oluşuyor aslında ve kayıtlarda müzisyenlerle beraber bu dili deşifre ediyorsun. Daha sonra önceleri konuşmadığın, orada öğrendiğin bu dili bir de onlardan dinliyorsun. Dilin adı; müzik.

KONUŞTUĞUMUZ ORTAK DİL BİRLEŞTİRDİ BİZİ

- Jean Pierre Smadja, Mısırlı Ahmet, Ibrahim Maalouf ve Cem Yıldız albüme nasıl dahil oldular?
- Jean Pierre’le Babajim stüdyolarında tanıştık. Daha önceleri Burhan Öçal’la Trakya All Stars projesini yapmış, bizim kültürümüze hakim Tunus asıllı bir Fransız. Bir yanda ut çalıyor, diğer yanda elektronik beatler hazırlıyor; çok yönlü. Projeyi anlatmak ve demo kayıtları paylaşmak için gittiğimde ilk akla gelen isim oydu. Hemen şarkıları ona yolladık. Bir iki hafta içinde İstanbul’a geldi ve aranje çalışmalarına başladık. Mısırlı Ahmet en başından beri beraber çalışmak istediğim bir isimdi. ‘Toprak’ şarkısını yollayıp fikrini aldık. Beğenip çalışmak isteyince çok mutlu oldum. Gerçek bir üstad ve darbukanın ehli. Onun eli albüme değmeden olmazdı. İbrahim Maalouf ise yine enstrümanını kullanma şekli ve kompozisyonlarıyla özgün bir müzisyen. Şarkıları o da çok beğendi hem yaptığı müziğin bize çok yakın olması hem de amcası Amin Maalouf’un Türkiye’den her seferinde övgüyle bahsetmesi de etkili olmuştur. Lübnan asıllı olduğu için Arap trompeti çalabiliyor ve eğitimi caz üzerine; o da tam bir sentez müzik çıkarıyor. Cem Yıldız’la ilk kez albüm hazırlık aşamasında tanıştık. Divan sazı, kopuz ve cümbüşü onun ustalıklı ellerinden dinledik. Albümü tamamladıktan sonra da, hatta şimdi bile benden desteğini hiç eksik etmiyor. Sanırım daha önce bahsettiğim o ortak dili konuşmak ve bunu istemek hepimizi bir araya getirdi.

- Hollanda kökenlisiniz aslında. Müzik çalışmalarınızı yurt dışında sürdürmeyi düşünmediniz mi?
- Hollanda kökenli değilim, orada doğdum sadece. Annem de babam da Türk ve Türk kültürü ile yetiştirildim. Önce anadilimde yazıp söylemeyi istiyordum. Böyle başladım ama zamanı gelince niye olmasın...

KIVILCIM KİMDİR?

1983 Arnhem Hollanda doğumlu. Eğitimi süresince Hollanda ve Türkiye arasında mekik dokudu. Nazım Hikmet Kültür Vakfı Oyunculuk Atölyesi ile başladığı tiyatro eğitimini Müjdat Gezen Sanat Merkezi Oyunculuk Bölümü’nden mezun olarak tamamladı. Dot Tiyatrosu’nda bir süre çalıştıktan sonra TRT’nin bir dizi projesine dahil oldu. Ardından kısa bir süre Murat Göksu’dan şan dersleri aldı. Bazı çizgi filmlerde şarkılar seslendirdi. 2009 yılında tekrar Hollanda’ya döndü ve orada farklı müzisyenlerle ortak çalışmalar sürdürdü. Genç yaşta başladığı yazı denemelerini sürdürmenin yanı sıra, balık tutmayı ve seyahat etmeyi seviyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle