GeriKelebek Dilim dönmüyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dilim dönmüyor

Dilim dönmüyor
refid:13767328 ilişkili resim dosyası

Akademisyenler, dilbilimciler Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’nın “bilim kadını olmaz, o zaman ben de bilim travestisiyim” açıklamasını tartışadursun...Ben bu siyaseten doğruculuk topuna hiç girmeden şu sorularla aradan çekileceğim:

O zaman ‘insanoğlu’ sözcüğünü de ‘insanoğlu’ ve ‘insankızı’ diye ikiye mi ayırmak lazım?
Hepsine topluca ‘insan evladı’ desek durumu kurtarıyor muyuz?
Gelelim benim öz derdime...
Yazdığımı okuyamaz hale gelmiş vaziyetteyim, ilgilileri asıl bu konuda uyarmak isterim.
Hayır, eskiden yabancı isimler konulurdu, İngilizce, Fransızca, Almanca biliyorsanız okur geçerdiniz.
Artık o da para etmiyor.
Buyrun örnekler üzerinden gidelim:
* LVZZ: Bodrum’da bir otel. Gördüğünüz üzere dört sessiz harf arka arkaya. Buyrun okuyun bakalım. ‘Lıvızzz’ diye bir ses çıkarasım geliyor ama gel de bunu hangi otele gitmek istediğinizi soran taksi şoförüne anlat... Otele vardık. Resepsiyonistin ağzının içine bakıyorum nasıl okunduğunu öğrenebilmek için. Meğer u’su biraz uzatarak Luuuz Otel diye okumak lazımmış.
* AİHM: Strazburg’da bir mahkeme. Yaygın okunuşu ‘ahim’ şeklinde. Oysa ki açılımı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Kabul, ‘aihm’ yekten okumak her babayiğit hançerenin harcı değil ama o zaman kısaltması AVİHAM falan yapsalarmış bari. Çünkü ‘âhim’ diye okunduğunda ‘Avrupa Hakları İnsan Mahkemesi’ne dönüşüyor.
* XOXO: İstanbul’da bir şehir-yaşam dergisi. Dergiye bayılıyorum ama ‘ikso ikso’ diye tırmalıyorum; ‘ksho ksho’ diye hapşırır gibi sesler çıkarıyorum, dergiyi evirip çeviyorum yok, yok, yok... En sonunda yayın yönetmeniyle konuştum, meğer ‘ekso ekso’ diye okunurmuş.

Marinanın yeni gözdesi Barbeast

İstanbul’da birçok efsane mekanın işletmecisi Şeniz Ergüder bir süre önce yerleştiği Bodrum’da da rahat durmadı, yine iddialı bir mekan açtı: Barbeast
/images/100/0x0/55ea2f81f018fbb8f8704392

İnzivanın böylesine can kurban. Solar Beach, Seventh House ve 2019 gibi popüler İstanbul mekanlarının yaratıcısı Şeniz Ergüder bir süre önce tası tarağı toplayıp Bodrum’a yerleşmişti. Geçen hafta öğrendim ki, orada da rahat durmamış, arkadaşı Seda Ezginer’le birlikte yeni bir yer açmış. Atladık, gittik tabii...
Adı Barbeast. Bodrum marinadaki Fink’in hemen yanında. Cangıl’dan devşirme bir arka bahçeye kurulmuş. Kireç duvarlar, yazlık bitkiler ve palmiyeler, ahşap masalarla tahta-beyaz, tipik bir Bodrum mekanı.
Ortadaki DJ kabininin etrafına masalar serpiştirilmiş. İnsanlar sakin sakin yemeklerini yiyor. Ama böyle olduğuna aldanmayın, yemekten sonra kulüp saati başlayacak.
İçeri giriyoruz, baş köşede arkadaşlarıyla Emre Altuğ-Çağla Şıkel çifti oturuyor. Az sonra yanlarına Bora Uzer geliyor. Meğer Bora çarşamba-cumartesi Barbeast’te çalacakmış.
Bodrum’da daha yaz tam anlamıyla başlamadı. Doluluk yüzde 60’larda geziniyor. Buna rağmen taksicisinden, resepsiyoniste, büfecisine kadar herkes adını duymuş Barbeast’in. Çok da büyük bir yer olmadığını hesaba katarsanız bu yaz her akşam tıklım tıklım olacağına işaret. Benden söylemesi!
Hatta düşünüyorum da acaba şimdiden ucuz bir uçak bileti mi ayırtsam? Burası yılbaşında da çok güzel olur...
Tek kusuru saat 02.00’de kapanması.

KENDİ YEMEĞİNİ KENDİN YAP

Barbeast’in mutfağını tam bir İtalyan mutfağı olarak tasarlamışlar. İsteyen mutfağa girip, şarabını koyup kendi yemeğini yapabiliyor. Tabii sakin saatlerde... Mutfağın dizaynı gibi, mönülerde de İtalyan ağırlığı var. Biz yemeğe meyveli şarküteri tabağıyla başladık. Üzümlerin arasında breasola, italyan salamı, füme dil, italyan jambonu geliyor. Ana yemek olarak marine bonfile istedik, yanında porcini mantarlı patates kızartmasıyla servis ediyorlar, gerçekten güzel olmuş. Ama asıl denemeniz gerekenler çıplak börekle, siyah makarna. Çıplak börek pirinç hamurundan yapılıyor, ağızda pestil çiğniyormuşsunuz gibi bir his bırakıyor ve çok hafif. Karidesli siyah makarnaysa 80 santim uzunluğunda çubuklardan yapılıyor, çatala dola dola bitmiyor. Mönülerde fiyat yok ama bir kişi ortalama 80-100 liraya çıkıyor. (252) 313 28 18

Modern küfe sahilde

Akşamcılara motorlu şoförlük hizmeti veren Motovale İstanbul’dan sonra Çeşme’de

Çeşme’ye gitmenizin çok mantıklı olacağını ben yazmıştım bu köşede. O yazıdan sonra mı karar verdiniz Çeşme operasyonuna?
- Yoo, sizin yazınızla hiç alakası yok. Biz yazın Çeşme’de olmaya çok önceden karar vermiştik. Ayrıca aynı yazıda Motovale’nin İstanbul’da tutmadığını da yazmışsınız. Türkiye’ye bu sistemi ilk getiren firma olarak sadece bir senede 3 bin kişilik, hizmetimizden sürekli faydalanan bir müşteri portföyüne sahip olduk.
Ben ilginin tam beklediğim gibi olmamasını kast etmiştim. Peki bu iki bin kişi içinde ünlü müdavimleriniz var mı? Motovale’yi en çok kullananlardan biri Doğa Rutkay’mış. Öyle mi?
- Maalesef müşterilerimiz hakkında bilgi veremiyoruz. Gece gezmeyi seven ve sorumluluk sahibi birçok ünlü isim hizmetimizden faydalanıyor fakat onlarla ilgili bilgi sahibi olan tek kişi şoförümüzdür ve inanin biz bile bilmeyiz arabada yaşananları.
Kaç motorla giriyorsunuz Çeşme’ye?
- İlk etapta 10 motor olarak hizmet vermekteyiz, gelen ilgi ve talebe göre kadroyu genişletebiliriz.
Çeşme’de fiyatlarınız İstanbul’la aynı mı, yoksa bir ‘yazlık payı’ koyacak mısınız tarifenize?
- Biz işimizi ‘mevsimlik’ olarak görmüyoruz. Dünyada sadece Türkiye’ye ait, turistik bölgelerdeki fiyatların yüksek olması durumunu kabul etmiyoruz. Çeşme’deki normal taksi fiyatlarıyla rekabet ediyoruz. Mesela en hareketli noktalardan Ayayorgi’den Alaçatı’ya gitmek için hizmet bedeli 50 lira.
Yaz için İstanbul’da Sortie’yle anlaştınız. Loca tutan müşterilere bu hizmeti bedava vereceksiniz. Çeşme’de de anlaştığınız mekanlar var mı?
- İstanbul’da işbirliği yaptığımız birçok mekandan sadece biri Sortie. Tike, Develi ve Asmalımescit Rigatoni gibi restoranlarla da anlaşmalarımız var. Anlaşmalı olmadığımız mekan sahipleri de bizi tanıyor ve müşterilerini hizmetimizden faydalanmaya teşvik ediyor. Çeşme’de de büyük beach ve restoranlarla anlaştık.

TAKSİ ÜCRETİNİN BİRAZ ÜZERİNDE

Motovale istediğiniz yere telefonla çağırabildiğiniz motosikletli ekiplerden oluşuyor. Gelen şoför katlanabilir motorunu bagajınıza koyuyor. Direksiyona geçip evinize kadar size şoförlük ediyor. Sonra tekrar kendi motoruyla geri dönüyor. Bunun için taksi ücretinin biraz üzerinde bir tarifeleri var. Şirketin kurucularından Emirhan Şapoğlu ünlü müşterilerini asla açıklamıyor.

Diğerleri OUT
Organik enerji IN

TREND-GECE-EĞLENCE


Haftanın keşfi yeni bir enerji içeceği: 28 Black. Henüz marketlerde yok. İstanbul Billionaire Club ve Bodrum Bianca gibi mekanlarda bulunuyor sadece. Siz yine de gittiğiniz yerde ısrarla sorun çünkü tamamen doğal üretildiğini iddia ediyorlar, gerçekten de öncekiler gibi insanın boğazını tırmalamıyor. Black 28 Brezilya’ya özgü yabani açai üzümünden yapılıyormuş. Açai sütten yedi kat daha fazla enerji sağlıyormuş. Bu üzüm türü nehir yataklarında organik olarak yetiştiğinden 28 Black katkı maddesi içermiyormuş. O kadarını bilemem ama şunu söyleyebilirim ki, alkollü kokteyllerle de alkolsüz kokteyllerle gayet güzel gidiyor. Hafif kayısı ve üzüm tadı alıyorsunuz.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle