Devlet bizi daÄŸdan indirmeyecekti

Güncelleme Tarihi:

Devlet bizi daÄŸdan indirmeyecekti
OluÅŸturulma Tarihi: Åžubat 10, 2002 00:00

Susurluk skandalı ile ünlü olan ve Yargıtay onadığı için yakında 20 aylığına hapse girmesi beklenen özel timci Ayhan Çarkın, ilk kez konuÅŸtu.Karşımda bir Özel Tim'ci duruyor. Ayhan Çarkın. 62 doÄŸumlu. Genç, kısa boylu, daha ziyade futbolcuya benzeyen biri. Sistem, mistem, Susurluk, Musurluk konuÅŸuyoruz tamam da, aklım hep baÅŸka sorularda. O benim bilmediÄŸim, aklımın almadığı, beynimin ermediÄŸi bir ÅŸeyi biliyor: Öldürmek. Birine bu konuda soru sorulamaz mı? MesleÄŸini ölmemek için bertaraf etmek diye tanımlayan birine, nasıl yani denemez mi? Neticede birinin cebinde silah var, onu çıkartıyor ve birine ateÅŸ ediyor. Evet, onun da ölme ihtimali var ama karşısındaki ölüyor. Bir, beÅŸ, elli, yüz... Burada önemli olan ne tür çıkar için olursa olsun, öldürme eylemi ve psikolojisi. Bir insan baÅŸka bir insanı öldürürken aklından neler geçer? Tabii ki dayanamadım, Susurluk sorularını sıraladıktan sonra, bunları da sordum. Bu da farklı bir röportaj oldu. AÅŸağıda okuyacaklarınız iÅŸte bu merakımın sonucudur. Ama merak her zaman iyi bir ÅŸey deÄŸildir biliyorsunuz...Emri aldınız. Birisi yok edilecek. Silinecek. Defterden, hayattan! Ä°tiraz etmek geçmiyor mu içinizden?- Ä°tiraz etmedim. Etmek de geçmedi aklımdan...Ä°ÅŸi yerine getirene, aldığınız emri tamamlayana kadar kendinizle hiç mi hesaplaÅŸmıyorsunuz? Bu canı Allah verdi, benim onu almaya hakkım var mı diye hiç kendinizi sorgulamıyor musunuz?- Hep sorguladım. Hala da her gün sorguluyorum. Çok adam öldürdüm mü? Evet, çok öldürdüm. Görevimdi, iÅŸimdi. Gözümü kırptım mı? Hayır, kırpmadım.Nasıl oluyor bu?- Oluyor. EÅŸit ÅŸartlardayız. Ya o ölecek, ya ben öleceÄŸim.Bir insanı yok etme fikrine karşı geliÅŸtirdiÄŸiniz savunma mekanizması nedir? Nasıl düşünüyorsunuz da kendinizi haklı çıkarıyorsunuz?- Sen ateÅŸ ediyorsun, o da sana ediyor. Vurulan o oluyor... Bir sürü de polis öldü o çatışmalarda. Ben ölmedim diye suçlu muyum? Ölseydim ne olacaktı? Suçlu yerine kahraman mı ilan edilecektim?Ä°ÅŸin uygulanacağı gün... Hangi ruh hali içinde oluyorsunuz? KendiliÄŸinden bir ÅŸey geliÅŸse de, bu iÅŸ olmasa diyor musunuz? Yoksa bir an önce baÅŸlasın, bitsin diye mi düşünüyorsunuz?- Öyle günler geldi ki, Allahım bitsin dedim, benim canımı al bitsin. YaÅŸadığım için kendimden nefret ettim. Öyle bezdim. Ben artık ölüyüm dedim. Sınav gibiydi, o kadar zorlu operasyonlardı... Aylarca daÄŸlardan inmedik. KARIM MI? O DELÄ°RDÄ°Ä°ÅŸ anı geldiÄŸinde bedeninizin, ruhunuzun, aklınızın gösterdiÄŸi tepkiler neler? Nasıl bir sinirlilik hali? Ya da baÅŸka özel bir ÅŸey?- Ne iÅŸim var benim burada diyorsun. O gün sokaÄŸa çıkarken eve dönemeyecekmiÅŸsin gibi bir his yaşıyorsun. Gidip de dönmeyenler çok. Acaba bu sefer ben de onlardan biri mi olacağım? Herkese, her ÅŸeye son kez bakıyorsun. Kader mi? Kader, diyemem. Ä°nsan kaderini kendi yönlendirir. Ama ne oldu? Bu hadiseler ailemize yansıdı. Karım delirdi. Benden çok o delirdi. Paranoyak oldu. Nasıl olmasın? Korkuyor, bekliyor, dönecek mi dönmeyecek mi, ölecek mi, ölmeyecek mi? Bırak diyordu, bırak bu görevi. Bırakılmaz ki. Ya ben, ya görevin dedi. Görevi seçtim.Peki ya çocuklar? ÇocuÄŸunuz var mı?- Ä°ki tane. Biri ortaokulda, biri liseye gidiyor. Hiçbir iletiÅŸimimiz yok. Hálá kuramıyorum. Haklılar. Başımızda durmadın diyorlar. DoÄŸru söylüyorlar.Bu iÅŸlerle uÄŸraÅŸanların aile kurmaya hakkı var mı?- Yok. Kesinlikle yok. Yapmış olduÄŸum en büyük hatadır. Çok çektirdim onlara. Haliyle affetmiyorlar. Karımı sevmedim demiyorum, yanlış anlaşılmasın, ama bizim gibi insanların evlenmemesi gerekiyor. Hele çoluk çocuÄŸa karışmak, asla. Onların hayatını kararttım. Ä°yi bir koca, iyi bir baba, hatta iyi bir insan da olamadım... Ama çok iyi bir polis oldum! Devletin verdiÄŸi 300, 350 tane takdirnamem var benim. Cezaevinin kapısında bile bir tane verdiler.O an geldi... Silahı çekerken ÅŸimdi ben ölebilirim gibi bir ÅŸeyler geçiyor mu aklınızdan? Yoksa ölürsem de ölürüm, yeter ki hızlı davranayım mı diyorsunuz?- O anda akıl önemli. Ve çok soÄŸukkanlı olmak gerekiyor. Becerilerini ve cesaretini aklınla birleÅŸtirdiÄŸin zaman bu iÅŸten baÅŸarıyla çıkıyorsun. Ä°stediÄŸin kadar Rambo ol, beyin yoksa, gidersin!O anda kalbiniz küt küt atıyor mu?- Atmaz mı?Peki ne oluyor, aÄŸzınız mı kuruyor, başınız mı dönüyor, mideniz mi bulanıyor?- Bakın şöyle bir ÅŸey söyleyeyim... Bitiyor. HerÅŸey duruyor. Siz farklı bir boyuta geçiyorsunuz. Anlayabilmek zor.KADINLAR DAHA CESURZor tabii ben hiç adam öldürmedim!- O yüzden anlatmak zor. Trans hali mi dersin, ne dersin, baÅŸka bir dünya. Bir yanda roket patlıyor, bir yanda arkadaşın ölüyor. Çatışmadasın. Onlardan ölüyor, bizden ölüyor, karşı karşıya geliyorsun. Anlamaz insanlar, anlatamazsın, yaÅŸamak gerekir. Ancak ne zaman anlarsınız, denk düşer de benimle gezersiniz, yanlış anlamayın, beraber takılır, arkadaÅŸlık yaparız, düşmanım çok, bütün örgütler bana düşman, bir gün bana bir eylem koyarlar, iÅŸte o zaman anlarsınız...Deli miyim, beraber yürümem bile sizinle!- Demek istediÄŸim bir gün bana da eylem yapabilirler. Gerçi o zaman göreceÄŸiz el mi yaman, bey mi yaman. O anlarda kafam normalden fazla, daha seri çalışıyor benim. Ne yaptığını bilen bir adam haline geliyorum. Belki de istediÄŸim bu. Bak bunu da söylüyorum. Kendimi en iyi hissettiÄŸim an operasyon anıdır. Bugün bile tekrar daÄŸa çıkmak isterim...DaÄŸda kimse yok ki...- Siz öyle zannedin. Herkes yerinde duruyor, kimse bir yere gitmedi. Kandırmasınlar milleti...Bir silahı hedefteki insana doÄŸrultmakla tetiÄŸi çekme arasındaki süreyi anlatın. Kısa ya da uzun olduÄŸu zamanlar var mı? Neye göre deÄŸiÅŸiyor?- En çok operasyonda bulunmuÅŸ on kiÅŸiden biriyimdir ben bu ülkede. O andaki konuma göre deÄŸiÅŸir. Ä°tirafçılar vardı mesela, tetik düşürmedik onlara. Öldürülmediler. Niye? Çünkü teslim oldular. Elini kaldıran adamı biz öldürmedik. Ama bize silah sıkana... Olay o zaman deÄŸiÅŸiyor, iÅŸ sana yöneliyor. Müdafaaya giriyor. Elindeki mantar tabancası deÄŸil ki.Hiç kadın öldürdünüz mü?- Evet, kadınlar da vardı.Erkek ile kadın arasında fark oluyor mu?- Yok fark etmiyor. Elinde silah var çünkü. Ama kadınlar erkeklerden daha cesur...TetiÄŸi daha kolay çekebilmek için geliÅŸtirilmiÅŸ özel bir teknik var mı? ‘‘Adi aÅŸağılık herif’’ diye bağırarak öfkeyi yükseltmek gibi...- Kendini dolduruÅŸa getireceksin tabii. Ve en önemlisi ÅŸartlandıracaksın. Bunlar adam öldürmüşler, katliam yapmışlar, köy basmışlar, memleketi bölüp parçalamak istemiÅŸler. Ä°nkar da etmiyorlar zaten. Harita çizmiÅŸler, biz buraya istiyoruz demiÅŸler. Hamile kadının karnında bomba patlatmışlar, bebeklerin kafalarına kurÅŸun sıkmışlar. Sonra da benden merhamet mi bekleyecekler? Hiçbir ÅŸey bana onları orada öldürmekten daha çok mutluluk veremez. Gözümü kırpmadan öldürürüm...RAMBO DE TETÄ°KÇİ DEMEHangi tetikçi için inanılmaz profesyonel denir?- Bana tetitçi diye hitap etmenizden rahatsızım. Ä°nsan doÄŸası bu iÅŸte, gözlerinin içine baka baka, bak böyle yapma dersin, bunu buradan alıp buraya koyma, başına bir ÅŸey gelir yoksa, o da inadına gider yapar, siz de onu yapıyorsunuz ÅŸimdi. Başınıza bir ÅŸey gelecek derken yanlış anlamayın, sadece beni rahatsız ediyorsunuz.Peki o zaman şöyle sorayım: Hangi tetik düşüren için inanılmaz profesyonel denir?- Rambo de ama tetikçi deme...Hangi Rambo için inanılmaz profesyonel denir?- Beynini kullanan Rambo için. Ben öyleyim mesela. DaÄŸda, bayırda yürümesini bileceksin, oturup, kalkmasını bileceksin. Ãœstelik benim hayatım sırf daÄŸ da deÄŸil...Tetik düşüren biri olarak tanındıktan sonra...- Nereden çıkardınız bunu? Referandum mu yaptınız? Taktınız bu meseleye...Hiç çıkar saÄŸlamadığınıza inanmamızı nasıl beklersiniz?- Ä°nanacaksınız. Ä°nanmak zorundasınız. Cezayı verenler de bizim suçsuz olduÄŸumuzu çok iyi biliyor. Sami HoÅŸtan, Ali Fevzi Bir, YaÅŸar Öz, Haluk Kırcı devlet görevlisi mi? Devlet görevlisi altı polisiz. Åžimdi devletin silahlı çetesi olduk. Bizi içeri tıkınca Susurluk meselesi kapanacak öyle mi? SoymuÅŸum, gaspetmiÅŸim. Ne soyduÄŸum adamlar ne de gaspettiklerim ortada. Bir Topal cinayetiyle yargılandım, ondan da beraat ettim...Ä°yi ama siz de hiç isim vermiyorsunuz...- Ne vereyim. Mehmet AÄŸar mı diyeyim. Dokunulmazlığı var, kalktığı zaman o da yargılanacak. Ona da, Sedat Bucak'a da yapmadığınızı bırakmadınız. Bucak'ın ailesinden 179 insan öldü. Niye hiç yazılmadı?Biz ÅŸimdi bu cezayı aldık. Bu toplumda rüşvet bitti, yolsuzluk bitti, hortumlama bitti, gasp bitti, kapkaç bitti, tecavüz bitti, bu toplum tertemiz oldu... Öyle mi? Valla herkesin gözü aydın olsun! Artık ülkemizi mis gibi günler bekliyor... DeÄŸil mi? Ben bu cezayı yatarım. Bir sene yattım, 6 sene daha yatarım. Hatta, ömrüm varsa, 60 sene yatarım. Ama bu cezayı bu ÅŸekilde haketmedik.Tabii ki Susurluk'un iç yüzünü ortaya çıkartacak araÅŸtırmacı gazeteci ben deÄŸilim. Ama hangi gazeteci böyle bir röportaj fırsatını elinin tersiyle iter? Ben de itemedim. Hiç tereddüt etmedim mi? Etmez miyim? Ettim ama kös kös arÅŸive indim. Susurluk'a dair ne varsa, sular seller gibi içtim. Bir iÅŸe yaradı mı? Tabii hayır, kafam daha da karıştı! Söz konusu insanlar hapse girince Susurluk davası bitecek miydi? Kafamda bu sorular iÅŸin uzmanlarını aradım: Sedat Ergin, Enis BerberoÄŸlu, Yalçın Bayer, Soner Yalçın ve Ä°smet Berkan. Onlardan bilgiler aldım. Ve ya Allah deyip röportaja gittim. Susurluk davasından devlet içinde çete kurmaktan yargılanıp hüküm giyenlerden biriyle, Ayhan Çarkın'la konuÅŸtum. Ben sordum, o cevapladı. Amacım ne yargılamak ne de aklamaktı. Ve ortaya bir sonuç çıktı. Åžimdi o sonucu siz elinizde tutuyorsunuz. Okuyup karar verecek olan da sizsiniz...Siz tetikçi misiniz?- DeÄŸilim.Nasıl yani?- Katil deÄŸilim. Devlet görevlisiyim. Tetikçi, kiÅŸiliÄŸini parayla satmış insan. Biz öyle deÄŸiliz. Ama tetik düşürmedik mi? Düşürdük! DoÄŸu'da, GüneydoÄŸu'da, çatışmalarda, operasyonlarda... Hepsinde tetik düşürdük. Görevim buydu.Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?- Vatan, millet, Sakarya edebiyatı yapmayacağım, herkes ülkesini sever, saÄŸcısı da solcusu da. Ama ben de seviyorum. Beni bu ülke yetiÅŸtirdi. Bu ülkenin ürünüyüm.Ãœzerinize yüklenen 91 cinayetten kaç tanesini iÅŸlediniz?- Cinayet iÅŸlemedik. Ä°ÅŸleseydik kaçardık. Cinayet, masum, kendini savunamayan insanları öldürmektir. Bizim GüneydoÄŸu'da iÅŸlediklerimiz cinayet deÄŸil. Åžartlar eÅŸit. Karşı tarafta devlete hainlik yapanlar... Ve tabii biz de kendi savunma mekanizmamızı oluÅŸturduk. Türkiye Cumhuriyeti bize bu yetkiyi veriyordu. Ama biz bunu anlatamadık...Susurluk çetesi denilen teÅŸkilatta tanıdığınız, emir aldığınız en üst seviyedeki insan kimdi?- Ben böyle bir çete olduÄŸuna inanmıyorum ki. Devletten çete olmaz. Asıl çete, bunu rapor haline getirip benim devletimde çete vardır diyenlar. Kim onlar? Siyasiler. Susurluk raporunun altına kimler imza atmışsa, onlar. Bu rapor sayesinde bütün terorist örgütler Avrupa ülkelerinden sığınma hakkı talep edecek. Diyecekler ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti denilen bir ÅŸey yok kardeÅŸim, orada çete var. Saçma! Varsa bile, o çeteyi bu ÅŸekilde ortaya çıkartamazsın. O çete biz deÄŸiliz! Yani diyorsunuz ki, devlet sizi kullandı... Ve ÅŸimdi satıyor. Mu?- Devlet bizi kullanmadı. Satmadı. Bize kamyon çarptı! Ve herkes bu kamyonun altında kaldı. Ama ben gocunmuyorum. Çünkü orada bir suç göremiyorum.NETÄ°CEDE MEMOLÄ° DEĞİLÄ°ZSiz kurban mıydınız yani!- Temiz toplum özlemi adına, kendi pisliklerini bizim üzerimizde yıkamak isteyen bazı insanlar var. Ben yapmış olduÄŸum hizmetlerle gurur duyuyorum. Tamam, polislikten ihraç oldum, attılar ama umursamıyorum. Neticede Memoli deÄŸiliz! Bir buçuk aylık çocuÄŸun cesedinin parçalarını elleriyle toplamış adamım ben. Kimse bana terörün haklılığını ispat edemez. Mavi Çarşı katliamında tencere tava çalanlar niye çıkmadı? Ya Pınarcı katliamı ya Milan Mezrası katliamı? 33 asker ÅŸehit edilirken, ekip otoları kurÅŸunlanırken, gazeteciler ölürken bu temiz toplum havarileri neredeydiler?Peki size göre bu davada sizinle birlikte kimler hüküm giymeliydi?- En baÅŸta Mehmet Eymür. Onun da sanık olması gerekirdi. Mahkemeye geldi. Dediler ki, Abdullah Çatlı'yı tanıyor musun? Tanıyorum. Kim olarak tanıyorsun? Abdullah Çatlı olarak. Suçlu olduÄŸunu biliyor muydun? Biliyordum. Suçlu insanlara görev vermenin suç olduÄŸunu biliyor muydun? Biliyordum. Görev verdin mi? Devlet sırrı söyleyemem, dedi. Devletin yüksek ve ali menfaatlari için birtakım ÅŸeyleri göz ardı etmek gerekiyormuÅŸ. NeymiÅŸ o devletin ali menfaatleri? Açıklasaydı da biz de öğrenseydik, herkes öğrenseydi. Çatlı katil miydi? Ä°ÅŸin gerçeÄŸi neydi? HerÅŸeyi en son, aldatılmış koca öğrenirmiÅŸ ya, mahallenin manavı, bakkalı, kasabı herkes her ÅŸeyi bilir, en son kocanın haberi olurmuÅŸ. Ben de kendimi öyle görmeye baÅŸladım.Demek ki aldatıldığınızı düşünüyorsunuz?- Evet. Ve sadece Eymür deÄŸil, onun etrafındaki bir yapılanmadan söz ediyorum. Korkut (Eken) Komutanım da öyle söylüyor. Herhalde bir tepiÅŸme olmuÅŸ. Hani atlar tepiÅŸir, eÅŸekler zarar görürmüş ya, öyle bir ÅŸey...EVET, EÅžEĞİM BENBen o eÅŸeklerden biriyim mi diyorsunuz?- Evet onu diyorum. EÅŸeÄŸim yani!Bu iÅŸlerde bir çete olmadığını söylemek de affedersiniz sersemlik deÄŸil mi?- O zaman ispat edin. Bu çete ne yapmış? Kimin parasını gaspetmiÅŸ? Hangi bankayı hortumlamış? Var mı belgesi...Ä°ktidar elinizdeyken kendinizi nasıl hissediyordunuz, ÅŸimdi nasıl hissediyorsunuz?- Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinin polisiyiz. Ne MHP ne ANAP ne DYP'nin polisiyim, devletin polisiyim ben...Sizi hapse atan da bu devlet deÄŸil mi?- Devlet ayrı, hükümetler ayrı. Devlet bir tane, hükümetler çok. Biri gider, biri gelir. Ama devleti töhmet altında bıraktığın zaman ciddi bir sorun yaratır. Size yüklenen suçlar arasında çek-senet tahsilatından, arazi iÅŸine, bacağından adam uyarmaya kadar mafyanın kullandığı yöntemler de var. Bunların memleket meselesiyle ne alakası var?- Ne alakası mı var? Yok! Ama bu zaten bir iddia. Ä°ddia ayrı, suç ayrı. Benim sabıkam bile yok. O iÅŸleri yapmış olsam, evim olur, arabam olur, param olur. AraÅŸtırsınlar mal varlığımı, hayatta hiçbir ÅŸeyim olmadığını görsünler. Benim babam hala terzi, 70 yaşında terzilik yapıyor.Peki siz nasıl geçiniyorsunuz?- Hurda ticareti yapıyorum. Sokaktaki çöpü bir nevi tekrar hammadde haline getirip, satıyoruz. Böyle geçiniyorum. Siz kendinizi milliyetçi olarak tanımlıyorsunuz. Fakat ortalığa dökülen iÅŸler tamamen ÅŸahsi çıkara dayalı, mafyavari iÅŸler. Kendinizi bir kahraman gibi gördüğünüzü söylemeyeceksiniz herhalde...- Öyle bir ÅŸey söylemiyorum. Oyum, buyum demem. Bizi tarih yargılasın... Erdek'te, Ocaklı köyüne, bir dostuma balık yemeÄŸe gittim ve arazi mafyası oldum. Bir ay yattım ama beraat ettim. Mahallenin itine sormuÅŸlar, iyi kaçar mısın, o da demiÅŸ ki mahallenin puÅŸtuna baÄŸlı. O kadar çok puÅŸtlar ki afedersin!Neden hep sizi buluyor onlar, ben de bunu anlamıyorum...- Buluyor iÅŸte! Meyva veren aÄŸaç taÅŸlanır...TOPAL'IN OÄžLU ÖLDÃœRÃœLMEM İÇİN PARA VERDÄ° MÄ°?Ömer Lütfü Topal'ı öldürmüş olmayı bırakın, olayın ne olduÄŸunu bile bilmiyorum. Bilseydim çeker giderdim. Bir daha da bu ülkeye dönmezdim, Allah belamı versin. Adamın dirisini görmedim. Ama Ömer Lütfü Topal'ın oÄŸluna bir sorun bakalım, benim öldürülmem için yasadışı örgütlere para verdi mi, vermedi mi? Ä°smi Murat Topal'dır. Sorun bakalım, vermiÅŸ mi, vermemiÅŸ mi?Ä°stanbul’da 50'den fazla çatışmam varGüneydoÄŸu'dan sonra bu iÅŸler hangi noktada koptu?- Ben GüneydoÄŸu'da gözümü açtım, çatışmanın içerisindeyim. Ä°stanbul'a geldim, yine çatışmanın içerisindeydim. Ä°stanbul'da 50'den fazla çatışmam var. Yani ölmemiz mi gerekiyordu? Vurulmamız mı gerekiyordu? Suçumuz bu mu? Biz ölmemek için eÄŸitildik. Çatışma için eÄŸitildik. Benim en iyi bildiÄŸim iÅŸ operasyon. Operasyon, ölmemek için bertaraf etmektir.Ve siz her ÅŸeyi emirle yaptım mı diyor musunuz?- Emir komuta zinciri olmadan olmaz. Bizim görevimizde adım atamazsınız. Neticede Özel Haraketçı da olsan 657 sayılı devlet memurusun.Kimden emir alıyordunuz?- Benim müdürüm Hüseyin KocadaÄŸ'dı Diyarbakır'da. Ondan emir alıyordum. Ä°brahim Åžahin daire baÅŸkanımdı, ondan emir alıyordum. Ä°stanbul'a geldiÄŸimizde de dönemin emniyet müdürleri vardı. Biz en son halkayız.Neticede mahkeme kararıyla devlet içinde çete kurmak ve tetikçi olmaktan hüküm yediniz. Bu sizde nasıl bir duygu uyandırıyor?- Ä°syan ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kararın altından kalkamaz. Tamam, ben kötü polisim, görevimi kötüye kullandım, kumarhanecilerle iÅŸbirliÄŸi yaptım, yolumu buldum, Abdullah Çatlı aranıyormuÅŸ, onunla da gezdim... Niye sen beni gidip Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamıyorsun da özellikle Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne gönderiyorsun... Niye?Sizce niye?- Türkiye Cumhuriyeti'ni parçalamak isteyenlerin oyunlarından bir tanesi. Kendi ipimizi kendimize çektiriyorlar.Ä°yi polislerin kumarhanecilerin paralarıyla ne iÅŸi olur?- Kaç para vermiÅŸler bugüne kadar...Sizin de hurdacılıkla geçindiÄŸinize kim inanır?- Ä°nanmazlarsa inanmasınlar. Gelip görsünler... Ben gocunmam.En çok kime öfkeleniyorsunuz?- Valla basını tebrik ediyorum. Çok iyi tetik düşürdü. Basında da öyle tetikçiler var ki... Öylesini daÄŸda, örgüt evlerinde görmedim.Ä°nsanlar size vebalı gibi davrandığında ne hissediyorsunuz?- O sizin gördüğünüz ÅŸey. Yanılırsınız...Siz güme mi gittiniz?- Hayır. Ben kaderimi yaşıyorum. Buraya kadarmış. Ama hayat devam ediyor. En çok üzüldüğüm ÅŸey, bu kararın DGM tarafından verilmiÅŸ olması. Görün bakın, bu kararı kullanıp Avrupa'dan sığınma hakkı talep edecekler. Tiyatro, miyatro deÄŸil. Ajitasyon ve demogoji de yapmıyorum. Ben istihbarat kursu da gördüm. Åžimdi üniversite imtihanlarına girip, inÅŸallah hukuk fakültesini kazanacağım...Batı'da da ‘‘kirli iş’’ yapanlar var, ama onlar sizin gibi ortada, gözönünde deÄŸil. Görevlerini tamamladıktan sonra dağıtılıyorlar...- Vallaha ben, o sözünü ettiÄŸiniz Batı devletlerinden birinde yaÅŸasaydım, bir malikanede oturuyor ve her ay yüz bin dolar maaÅŸ alıyor olurdum. Terörle mücadale ettik de hakkımız mı verildi?Bütün bu hikayede kabul ettiÄŸiniz ÅŸeyler neler?- Abdullah Çatlı'yla dostluÄŸumu kabul ediyorum. Bana hiçbir Allah'ın kulu o insan kötü insandı dedirtiremez. Ölmüş gitmiÅŸ adam. Katil matil beni baÄŸlamıyor, beni benimle geçirdiÄŸi dönem ilgilendiriyor. ArkadaÅŸlıktan öte hiçbir iliÅŸkim olmamıştır...91 cinayeti var diyen iki artist vardı bir gün yakalarsam ben onları sorgularımTopal cinayetinden elde edilen paralar nereye gitti?- Bak ÅŸimdi! Adamın dirisini görmedim, ölüsünden beÅŸ senedir çekiyorum.Perpa, Tarık Ãœmit, Ömer Lütfi Topal. Bu üç vakada da tetikçi olarak suçlanıyorsunuz...- Çatışma olduÄŸu anda içindeyiz. Ben çok çatışmaya girdim. O örgüt, bu örgüt beni ilgilendirmiyor.ÊTetikçi olmak da bu deÄŸil mi? Size bir ÅŸey söyleniyor, yapıyorsunuz.- Sanki size bir ÅŸey söylendiÄŸinde siz yapmıyorsunuz... Ben de yapıyorum. Burada bir örgüt var, git deniyor. Bazen yanlış istihbarat da geldiÄŸi oluyor. Ama akıllı insanlarız, neyin ne olduÄŸunu gören insanlarız. Teslim oluyorsa oluyor, olmuyor ateÅŸ ediyorsa... Devletin de bir otoritesi olması gerekir deÄŸil mi?... Ömer Lütfi Topal'ı geçiniz. Silin kafanızdan. Beni paramparça etseniz, lime lime doÄŸrasanız... Hodri meydan diyorum. Yakalasınlar, alsınlar, götürsünler, ne yaparlarsa yapsınlar ben bir ÅŸey bilmiyorum. Bu adam nasıl öldü, nerede öldü bilmiyorum. Tarık Ãœmit'in de ne olduÄŸunu bilmiyorum. MÄ°T'te çalışmış adamın teki. Ama ne olduÄŸu da belli deÄŸil. Hayatımda suratlarını bile görmemiÅŸim.Size suç isnad edenler arasında polisler de var...- O ikisini yakalarsam Susurluk'u onlara çözdüreceÄŸim zaten. Gözaltındayken iki tane artist vardı, 91 cinayeti var bu adamın diye saçma sapan ÅŸeyler söylediler, benim oÄŸlumun da sünnet töreni var o arada... Bir gün onları yakalarsam, ben onları sorgularım hiç merak etmeyin...Åžu an duyduÄŸunuz ÅŸey infial mi? Hapse gireceksek hep beraber girelim mi diyorsunuz...- Zaten hep beraber giriyoruz. Ama Amerika'da bulunan o zatı muhteremin o zamanki istihbarat konularının amiri konumundaki ismin (Mehmet Eymür) de benimle beraber girmesini istiyorum. O neden durdurulamadı? Nasıl olur da elini kolunu sallaya sallaya Amerika'ya gitti? Neden dayağı yiyen biz oluyoruz?Ä°YÄ° POLÄ°STÄ°M KAMYON ÇARPINCA KÖTÃœ POLÄ°S OLDUMSizi Özel Tim'e kim seçti?- Kendi isteÄŸimle gittim. Polis okulunda da baÅŸarılı bir öğrenciydim. Ä°stediÄŸim yere tayin olabilirdim ama o ÅŸartlarda Özel Tim'e girmek istedim. Bizi seçen Korkut Eken'di. O bir efsanedir. Nerede çatışma olduysa, nerede silah patladıysa, nerede ÅŸehit varsa ben onu orada gördüm yani. Bizi eÄŸitenlerin başındadır, onların elinde yetiÅŸtik. Ä°yi polistim ben. Özel Harekatçı iyi polistir.Ne zaman kötü polis oldunuz?- Kamyon çarptıktan sonra...Sizce neden sizi Özel Tim'e seçtiler?- Gönüllüydüm. Bizi bir kursa tabii tuttular, 1000 kiÅŸi baÅŸladık, 500 kiÅŸi zor bitirdik. Sırf fiziki eÄŸitim de deÄŸildi. Duyguları da okÅŸayan bir eÄŸitimdi. Kabullenmek istemiyorum yani Korkut Eken'in başına gelenleri. Ä°brahim Åžahin'i daÄŸdan tanıyorum ben, nasıl biri olduÄŸunu biliyorum. Filmlerdeki gibi deÄŸildi, filmlerde gördüğünüz sınırlar bittiÄŸi zaman baÅŸlıyordu bizim yaÅŸadıklarımız. O filmleri yapanların hayal edemeyeceÄŸi, rüyalarında bile göremeyeceÄŸi ÅŸeyler yaÅŸadık.3 Kasım 1996'da Hasan Gökçe'nin kullandığı 20 RC 721 plakalı kamyon, Susurluk yakınlarında 06 AC 600 plakalı bir Mercedes'e çarptı. Mercedes'teki Hüseyin KocadaÄŸ, Abdullah Çatlı ve Gonca Us öldü; Sedat Bucak yaralandı.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!