GeriKelebek Derimod’un yeni yüzü Milla ile iki gün
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Derimod’un yeni yüzü Milla ile iki gün

Derimod’un yeni yüzü Milla ile iki gün
refid:10093719 ilişkili resim dosyası

Londra’nın en popüler restoranlarından Nobu’dayız. Nihat Odabaşı, Sedef Orman, Ümit Zaim, Berna Erten ve ben. Birazdan kapıdan içeriye bir dünya starı girecek ve bizim masamıza doğru ilerleyecek. Çok beklemiyoruz. On dakika sonra Milla, sevgilisi ve çocuğunun babası Paul ile içeri giriyor. Paul mü?

MİLLA JOVOVİCH

NEREDE O ESKİ GÜNLER

O da bir star. Türkçe’ye Ölümcül Deney diye çevrilen Resident Evil filminin yönetmeni Paul Anderson. Milla ve Paul ile buluşma nedenimiz çok önemli. Milla Jovovich, Türkiye’nin en önemli deri markalarından Derimod’un 2008-2009 sonbahar-kış yüzü oldu. Koleksiyon fotoğraflarını yemeğin ertesi günü Nihat Odabaşı çekti. Yemek de çekim de çok lezzetliydi. Karşınızda tüm detaylarıyla Milla ile iki gün.

Kocaman gülümsemeleriyle bize doğru yaklaşıyorlar. Büyük bir sevecenlikle elimizi sıkıp, masaya oturuyorlar. Milla, Türkiye’ye yabancı değil. Şöhrete kavuştuğu 5. Element filminin galası için yıllar önce İstanbul’a gelmişti. Dedikodu gibi olacak ama o zamanlar, o filmin yönetmeni Luc Besson ile birlikteydi.

Meğer Paul, Türkiye konusunda Milla’dan daha deneyimliymiş. Ünlü yönetmen, üniversitede öğrenciyken bir arkadaşıyla Türkiye’de iki ay geçirmiş. Urfa’dan Kapadokya’ya kadar gezip görmediği yer kalmamış. İkisinin İstanbul deneyimleri çok farklıydı. Anlatmaya Milla başladı: "İlk şoku uçaktan inip arabaya bindiğimde yaşadım. Karşılaştığımız bütün trafik lambaları yeşil yanıyordu. Sonra bunun bize özel olarak yapıldığını söylediler. İstanbul’daki trafik lambalarının isteğe göre ayarlandığını biliyor muydunuz? İkinci şok ise otel odasında geldi. Perdeleri açıp manzarayı gördüğüm anda az daha küçük dilimi yutacaktım. Boğazın orta yerinde eskiden saray olan bir otelde kaldım."

Ne yalan söyleyeyim, trafik ışıkları meselesini masada kimse bilmiyordu. Biz hep beraber şaşırırken Paul kendi İstanbul’unu anlattı: "Bir öğrenci pansiyonunda kalıyorduk. Yemekler çok ama çok lezzetliydi. İki ayın sonunda beraber geldiğim arkadaşım iyice göbeklendi. Türk gibi bıyık bıraktı, Londra’ya öyle döndü."

Yemekten bahsedince herkes acıktığını fark etti ve önündeki mönüye gömüldü. Hayat kurtaran öneri Milla’dan geldi: "Herkese benim ısmarlamamı ister misiniz?" Suşi, sashimi, yosun salatası, et, tavuk, yengeç, ördek her şeyi ısmarladı. İçkilerimizi de o seçti: Herkese Lychee Martini!

MILLA’DAN BOMBA SORU: SİZİN KAÇ KARINIZ VAR?

Milla içkisinden bir yudum aldı, Derimod’un patronu Ümit Zaim’e döndü ve gecenin bomba sorusunu patlattı: "Sizin kaç karınız var?" Bizim aldığımız yudum burnumuzdan çıktı haliyle. Ümit Zaim son derece sakin bir şekilde Türk erkeklerinin çok evlilik yapmadıklarını, Türk kadınlarının buna asla müsaade edemeyeceğini tatlı tatlı anlattı. Ve aldığı cesaretle Paul ve Milla’ya nasıl tanıştıklarını sordu.

Aşk hikayeleri Ölümcül Deney filminin setinde başlamış. Bir süre birlikte olup ayrılmışlar. İki yıl sonra yolları tekrar kesişmiş ve birbirlerine bir şans daha vermişler. Paul içtenlikle anlatıyor: "Bizimki çok büyük bir aşk. Bir sürü testten geçti. Ve şu anda en güzel evresini yaşıyor. Çünkü bir kızımız oldu." Milla devam ediyor: "Şu anda kendimi hayatımda hiç hissetmediğim kadar güzel hissediyorum. Ben 17 yaşındayken 22 yaşındaki modellere yaşlı, 25 olanlara ise lig dışı derdim. Şu anda 32 yaşındayım ve inanın hepsiyle rekabet edebilirim."

DERİ MARKASI SAF YÜZLÜ MANKENLE ÇALIŞAMAZ

Birden ne olduysa oluyor, herkes bunun bir iş yemeği olduğunu hatırlıyor. Milla Derimod’un nasıl bir marka olduğunu soruyor. Ona Türkiye’nin gazetelere ilan veren ilk deri markası olduğunu, uluslararası model kullanmakta öncülük yaptığını, 20 yıl önce Los Angeles’ta mağaza bile açtığını anlatıyoruz. İnanması zor ama hatırlıyor. Meğer Los Angeles Derimod mağazası, Milla’nın çocukken sık sık gittiği alışveriş merkezinin içindeymiş. Derimod’un patronu Ümit Zaim, Milla’yla çalıştığı için bir kez daha mutlu oluyor.

Milla birden benim Derimod cephesine soracağım soruyu soruveriyor: Peki beni niye seçtiniz? Sedef Orman açıklıyor: "Eğer bir deri markasıysanız saf, temiz yüzlü, naif mankenlerle çalışamazsınız. Deri için seksi ve vahşi bir ifade gerekir. Bu da sende fazlasıyla var..."

MİLLA JOVOVİCH FOTOĞRAFLARI

/images/100/0x0/55eafb74f018fbb8f8a34b59

Milla’nın detayları

OYLAR OBAMA’YA Milla da Paul de sıkı bir Obama hayranı. Ama politika konusunda bir tek bu kadar konuşuyorlar.

MARKASINI KAPATTI 2003’te kendisi gibi model olan bir arkadaşı ile birlikte bir moda markası yaratmıştı Milla. Jovovich-Hawk bohem bir markaydı. Milla bu markayı kapattıklarını söyledi bize: "Moda başka iş kollarıyla birlikte yürütülebilen bir uğraş değil. Bu yüzden biz markamızı yürütemedik. Ama moda dünyasından uzaklaşamam. Şu anda üç büyük markayla, Topshop Loves Kate Moss koleksiyonu gibi bir koleksiyon hazırlamak için görüşüyorum."

KIZLARINA BİLGİSAYAR YASAK Paul Anderson’un yönettiği, Milla Jovovich’in oynadığı Resident Evil (Ölümcül Deney) film serisi, çok popüler bir bilgisayar oyunundan esinlenilerek çekilmişti. Ama Paul ve Milla günün birinde kızları Ever’ın da bu oyuna bağımlı olmasını istemiyorlar. O yüzden en az beş yaşına kadar ona bilgisayar yasak.

BİR NUMARA OYUNCULUK Milla manken, oyuncu, şarkıcı ve tasarımcı. Birini seç diyorum. Oyunculuğu seçiyor. "Şarkıcılıktan da büyük keyif alıyorum" diye ekliyor.

TOPLAM SERVETİNİN 250 MİLYON DOLAR OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR

Biz onu Luc Besson’un bilimkurgu filmi 5. Element’teki turuncu saçlı kız olarak tanıdık. Sonra Jeanne d’Arc, Milyon Dolarlık Otel, Ölümcül Deney gibi başka filmlerde karşımıza çıktı. Prada’sından Chanel’ine bir dolu dünya markasının yüzü oldu. The Divine Comedy (İlahi Komedya) adında bir albüm çıkardı. Hamileliğinden sonra bu sezon dönüşü muhteşem oldu. L’Oreal’le, Prada’yla, Samsonite’la yüksek bütçeli anlaşmalar imzaladı. Ve kariyerinde ilk defa bir Türk markası için poz verdi.
/images/100/0x0/55eafb74f018fbb8f8a34b5b


Milla Jovovich’in (32) babası Yugoslav bir çocuk doktoru, annesi Rus bir aktris. 1981’de Sovyetler Birliği’nden kaçarak önce Londra’ya sonra Los Angeles’a yerleştiler. Milla ünlü bir fotoğrafçı tarafından keşfedildiğinde daha 12 yaşındaydı. 1988’de Revlon reklam kampanyası için poz verdi ve hızla yükseldi. Bir zamanlar dünyanın en çok kazanan modeli unvanına sahipti. Modelliğe ara verip sinema kariyeri yapmaya niyetlenince tahtını Gisele Bündchen’e kaptırdı. Servetinin 250 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

Hamileliğinde 40 kilodan fazla aldı

Milla Jovovich sadece 10 ay önce tam 91 kiloydu. Hamileyken 40 kilodan fazla aldı. "Sürekli kendimi aç hissediyordum. Bir hamile için fazla zayıfım diyerek kek, makarna, pasta, suşi ne bulsam yiyordum." Kızı Ever’i dünyaya getirip bir süre emzirdikten sonra iki aylık çok ağır bir diyet uyguladı. İki ay boyunca sadece tavuk, yeşil yapraklı olan şeyler, elma ve havuç yedi. Her gün kilometrelerce yürüdü. Tekrar eski formuna kavuşacağına kocası dahil hiç kimse inanmıyordu ama başardı. Ever şimdi 10 aylık çok güzel bir bebek. 10 aylık olmasına rağmen yürüyor ve birazcık konuşuyor. Gözleri annesine, geri kalan her yeri babasına benziyor. Milla kızını ABD’de yetiştirmek istemiyor. "Çünkü Los Angeles’ta kültür yok, tarih yok, romantizm yok" diyor. Yemek sırasında Paul’den Londra’dan bir ev almasını rica ediyor. Ve kararını veriyor: "Evet evet, Londra çocuk büyütmek için harika bir şehir."

ÇEKİMİN PERDE ARKASI

Çekim sabah saat 10:30’da başladı. Akşam 18:00’de sona erdi. Milla toplam 7 kıyafet değiştirdi. Arada bir saat yemek molası verdi ve kızı Ever’la ilgilendi. Poz verirken içinden başka türlü bir kadın çıktığını söylemeliyim. O dudaklar nasıl öyle aralanıyor, o gözler nasıl öyle vahşi bakıyor diye kendimize sorup durduk. Hepimizin cevabı aynıydı: "Milla insan değil, tıpkı 5. Element’teki gibi uzaylı."

DERİ MONTLARA KÜRK YAKALAR

Derimod’un 2008-2009 sonbahar-kış koleksiyonunda alternatifiniz çok. Bu kış deri montlar deri eldivenlerle tamamlanıyor. Gece şık bir davete giderken yakalarına kürkler takılıyor. Sezonun en iddialı rengi mor. Ama kral her zamanki gibi siyah. Siyah deri montlarda fermuar enflasyonu göze çarpıyor. Parlak bakır tonlarını da unutmayalım. Siyahla da kahveyle de iyi kombinlenen bakır montlar sadece bir tane almak isteyenlere önerilir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle