GeriKelebek "Depresyona girmek, şımarıklık"
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Depresyona girmek, şımarıklık"

"Depresyona girmek, şımarıklık"
refid:8823727 ilişkili resim dosyası

Zeynep Tokuş, son bir yıldaki zor dönemlerini anlattı.

YENİ ANNE ZEYNEP TOKUŞ'UN SON HALİ

Yaşadığı süreci en az onun kadar hemen herkes biliyor. İkinci çocuğuna altı buçuk aylık hamileyken apar topar doğuma alınan, erken doğum nedeniyle bir annenin yaşayacağı en zorlu süreçlerden birini yaşayan Zeynep Tokuş’un gözlerinde o günkü hüznün yerini bugün sevinç pırıltıları almış. Çünkü oğlu Ali, artık sağlıklı. Ailece eski düzenlerine, mutluluklarına yeniden dönmüşler. Hatta yeni bir dizinin çekimlerine bile başlamış güzel anne. Biz de Zeynep Tokuş’la o zorlu süreçte duygularını, bugün neler yaptığını konuştuk.

HELLO!: Yeni bir dizi filme başladınız.
Zeynep Tokuş: Senaryosu çok hoşuma gitti. Yapım şirketimizin (Süreç Film) de iyi olması avantaj tabii. Dizide Kadir İnanır ve daha birçok değerli oyuncu var. Tabii Kadir İnanır’ın da yer alması benim olumlu düşünmeme sebep oldu. Kanal yeni yapılanmasına rağmen çok ön plana çıkacağına inanıyorum.

HELLO!: Konusu nedir?
Z. Tokuş: Biraz sürpriz olsun istiyorum. Dizinin ismi Kardelen. Küçük bir kızın etrafında dönen hikayeleri ele alıyor. Tesadüfler üzerine kurulan bir hikaye. Zengin bir ailenin kızı ve bir holding sahibiyim. Geçmişimle ilgili sıkıntılarım var. O yüzden çok yaralı bir tarafım var, ama zamanla bu yaramı kapatmaya çalışıyorum. Diziye önce ağlayarak başladım, ama devamının da ‘güldüreceğiz’ diye  söz verdiler.

HELLO!: Bu dizideki oyunculuk performansınızı nasıl buluyorsunuz?
Z. Tokuş: Oyunculukta sürekli egzersiz yapmak gerekir. Ne kadar yoğun çalışırsanız, o kadar çok performansınız yükseliyor. Tabii ki ilk bölümüyle beşinci bölümü farklı olacaktır. Bu, bence her oyuncu için geçerli. Hem ekip birbirini tanıyacak, hem de biz rollerimize ısınacağız.
HELLO!: Niye bu dizi?
Z. Tokuş: Senaryoyu çok beğendim. Karar vermeme sebep olan şeyler; yönetmen ve senaryodur. Çünkü yönetmenle birbirinizin dilinden anlamak ve aynı dili konuşmak çok önemli. Senaryo da öyle. İçinde bulunmak istediğiniz hikaye de çok önemli. Mesela bana köyde çekilecek bir senaryo gelse kabul etmezdim çünkü bu dönemde köyde çekim yapmak istemiyorum. Yani öyle bir karakteri oynamak istemiyorum.

HELLO!: Dizideki gibi tesadüflere inanır mısınız? Hayatınızda da “asla olamaz” dediğiniz şeyler oldu mu?
Z. Tokuş: Olmaz mı! O kadar çok tesadüf var ki. Oğlumun adı Alp, eşimin adı da Alp. Oğlumun adının Alp olmasının sebebi eşim. Hatta doğmasının sebebi de o. İlk oğluma hamile kaldığım zaman eşime doktorum olarak gitmiştim. 24 yaşındaydım, biraz tedirgindimdim. Evliliğim de çok yeniydi; kafam biraz karışıktı. O da bana, ‘Yaşının genç olması bile avantaj olabilir. Çok sağlıklı bir bebek, sen de çok sağlıklısın’ dedi. Öyle yumuşak bir sesle bana bunları anlatmıştı ki. Ben de ‘Peki düşüneceğim’ deyip eve gittim. Düşündüm. Üstüne bir de rüya gördüm. Sonra karar verdim bebeğimi doğuracağıma. İsmini Ali koymak istiyordum ama ilk oğlumun babası Ali ismini istemedi. Amerika’da doğum yapmıştım. 11 Eylül olayı olmuştu. Amerikan pasaportu olacaktı, Ali isminin sorun olmasını istemedi. Ben de bu arada sıkıntıdan küçük bir havluya nakış yapıyordum, ‘A’ harfiyle başlamıştım. Ali yazacaktım. Düşündüm ve birden aklıma Alp geldi. Zaten çocuğumuzun doğmasına sebep olan kişi de Alp’di. Yani tesadüfe bakar mısınız? Şu an ben o adamla evliyim. Kimsenin aklının ucunda böyle bir şey yoktu.

HELLO!: Kadir İnanır’la çalışmak nasıl?
Z. Tokuş: Bir kere öncelikle benim için çok büyük bir macera. Sonuçta hepimizin çocukluğunda gözünü dikip hayran hayran izlediği bir Kadir İnanır, bir de Türkan Şoray vardı. Şimdi onunla karşılıklı oynamak çok enteresan. Böyle bir anıyı ve hatırayı saklamak isterim. Öncelikle çok disiplinli ve çok profesyonel bir oyuncu. Tabii biraz Kadirizm var. Şimdi buraya girse insan elini ayağını nereye koyacağını şaşırıyor. İşte o saygıyı herkeste uyandırıyor. Biraz işler aksadığı zaman tabii ki geriliyor. Ama iki dakika sonra hemen ortamı yumuşatıyor, espri yapıyor. Çok dozunda bir ilişkisi var. Tatlı - sert diyelim.

Zeynep Tokuş'la yapılan bu röportajın devamı HELLO dergisinde...

Depresyona girmek, şımarıklık


Yorumları Göster
Yorumları Gizle