GeriKelebek Depresyon 21'inci yüzyılın hastalığı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Depresyon 21'inci yüzyılın hastalığı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), başta depresyon olmak üzere, ruhi sorunların 2020 yılına gelindiğinde insanlığın sağlık sorunları içinde en büyük yükü oluşturacağını tahmin ediyor.

Uzmanlar, özellikle her 5 kişiden birinin yaşamı boyunca en az bir kez yaşadığı depresyonun ruhi sorunların başında geldiğini ve sadece ruhu değil, tüm bedeni etkilediğini kabul ediyorlar. Depresyonun alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı ve diğer madde bağımlılıklarının en büyük nedeni olduğu vurgulanıyor. Tedavi edilmemiş depresyon, intihar nedenleri arasında da ilk sırada yer alıyor.

BELİRTİLERİ

Depresyon, her yaş, ırk, sosyal sınıf ve cinsiyetten insanı etkilemekte. Belirtileri ise son derece basit ve herkesin fark edebileceği nitelikte:

Konsantre olma güçlüğü

Hiçbir şeyden zevk alamama

Kendini eleştirmenin artması

Uyku bozukluğu

Sürekli yorgunluk hissi

İştah kaybı veya aşırı yeme

Suçluluk, çaresizlik ve ümitsizlik duyguları

İntiharla ilgili düşünceler

Hızla artan yalnızlık

İş veriminde düşüş

Kişilik değişimi

Cinsel serbestide artış

İçki ve ilaç kullanında artış.

Uzmanlar, ‘‘Tüm bu belirtiler, iki haftayı aşkın süredir devam ediyorsa, kişi büyük olasılıkla depresyon geçiriyor’’ uyarısında bulunuyorlar. Yine uzmanlar depresyonun kendi kendine geçmesini beklemenin doğru olmadığını savunuyorlar ve şunları söylüyorlar:

‘‘Depresyon, bir kalp rahatsızlığı, tiroid fonksiyonundaki bozukluk, kanser, bulaşıcı bir hastalık veya bağışıklık sistem yetmezliği gibi tanısı konmamış bir hastalıktan da kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca, vitamin ya da mineral yetmezliği de buna yol açabilir. Eğer depresyon belirtileri varsa doktora başvurun. Depresyon kronik bir hastalık. Hastalığın süresi ne kadar uzarsa, iyileşme olasılığı da düşer. Hastaların yüzde 50-85'inde tekrarlar.’’

KADINLAR RİSK ALTINDA

Hiç kimsenin depresyona karşı bağışıklığı bulunmuyor. Kadınlarda, erkeklere oranda iki kat fazla depresyon görülüyor. Epidemiyolojik araştırmalar, bir insanın yaşamı süresince depresyon geçirme olasılığının kadınlar için yüzde 20-26, erkekler için ise yüzde 8-12 olarak gösteriyor. Uzmanlar, ‘‘Kadınların hayatındaki fizikososyal faktörler, yani aynı anda hem anne, hem eş, hem de işkadını rollerini üstlenmek zorunda kalmalarından ötürü, daha fazla strese maruz kalmaları, bunda en önemli etken’’ diyorlar. Depresyona girme yaşının 40'lı yaşlar olduğu sanılıyordu. Artık depresyon başlangıç yaşının 20'lerin sonu olduğu biliniyor.

Depresyon ünlüleri de yakalıyor

Antony Hopkins, Boris Yeltsin, Elton John, Kraliçe Elizabeth, Harrison Ford, Marlon Brando, Robin Williams, Yves Saint Laurent, Monica Seles gibi tüm dünyanın tanıdığı sanat, spor ve siyaset yıldızları, deprosyon geçirdiklerini açıkladılar.

Depresyon geçirdiğini açıklayan ancak artık hayatta olmayan ünlüler de var:

Winston Churchill, Kurt Cobain, Ernest Hamingway, Audrey Hepburn, Franz Kafka, John Lennon, Marilyn Monroe, Richard Nixon, Prenses Diana.

Tarihi depresifler

Yazarlar: Hans Christian Andersen, Balzac, Mark Twain, Victor Hugo, Charles Dickens, Tolstoy

Besteciler: Hector Berlioz, Anton Bruckner, George Frederick Handel, Gustav Holst, Charles Ives, Gustav Mahler, Rossini, Schuman, Çaykovski

Şairler: Lord Byron, T.S. Eliot, Emily Dickinson, Dylan Thomas,

Ressamlar: Paul Gaugin, Vincent Van Gogh, Michelangelo.







Yorumları Göster
Yorumları Gizle