GeriKelebek Depreşti !
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Depreşti !

Depreşti !

Benim böyle bir haberi okumam zaten sakıncalı. Bir de, Hürriyet Pazar’da Emel Armutçu’nun Şener Şen’le yaptığı röportajla üst üste gelince...

Şener Şen bu röportajında Sirkeci’de işportacılık, Sirkeci-Karaköy hattında dolmuşculuk yaptığı günleri (pazarcılık ve şoförlük yapan Serdar için bu kadarı bile nostaljik zaten) ama asıl, Muş’un Malazgirt ilçesinin en ücra köyü, Fenek’te ilkokul öğretmenliği yaptığı 2.5 yılı anlatıyor...

Köyün yolu yoktur, sadece 70 km ötedeki ‘şeere’ (kasabaya yani) 3 günlük yürüyüşle varılır. Dünyadan kopuk, kulağı bir radyoda, birleştirilmiş 5 sınıfa 2.5 sene ders verir burada Şener.

İşte bu röportajıla yukarıdaki haberi üst üste okumak yaramadı bana.

Erzurum Merkez’e bağlı Çayırca Köyü’nde öğretmene ihtiyaç varmış.

Deli diyeceksiniz ama içim kabardı.

Bir punduna getirsem, emin olun, bir senecik, sadece bir kara kış...

Haftanın 5 günü, derse girsem. Her gün yıkanamayan, geceleri kimisi malla beraber, en iyisi tek göz odada tıkış tıkış uyuyan çocukların kokusuna karışan odun isi... Yanakları rüzgardan ve ayazdan kararmış bebeler, cin gibi gözlü, akıllı, uslu, çalışkan... Öğretmen olmak isteyen kızlar, doktor olmak isteyen oğlanlar... Sonra, akşam vakti, çocuklar evlerinin yolunu tutunca, tek göz lojmanıma çekilsem. Köylüden kapımı çalan, dert anlatan, fikir soran olmazsa eğer, transistörlü radyomu açıp, kitabımı alsam elime, odun sobasına sokulup, tek koltuğumda kestirsem... Dışarıda Erzurum’un yaprak gibi süzülerek inen karı. Çivi gibi soğuk...

Yani ‘Hakkâri’de bir mevsim’ geçirsem...

Kars’a gönderdiklerinde çok yalvardıydım, ‘Bu kaloriferli odada idari işlerle uğraşacağıma - nasılsa benden iyi yapan biri çıkar - n’olur izin verin, 12 aylık kıta hizmetimi Kars’ın öğretmensiz bir köyünde geçireyim’ diye. Muvzuat müsait değildi. Zaten ne işi vardı bir asteğmenin dağ köyünde, köylünün içinde... Gomonis midir, hümanis midir, nedir!

Atatürk heykelinin önünde bekleşen kara kafaları görünce, yirmi küsur sene sonra, yine depreşti...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle