GeriKelebek Demirel’in bir eli benim cebimde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Demirel’in bir eli benim cebimde

Kadir Has, kendisi hakkında bilinmeyenleri ve Cumhurbaşkanı'yla olan özel dostluğunu anlattı.

Sosyete ve magazin dünyasının 1 numaralı dergisi Klips'de bu ay birbirinden ilginç konuların yanı sıra ünlü işadamı Kadir Has'ın bilinmeyen yönlerini anlattığı bir röportaj da yer alıyor. Bu uzun röportajın bir bölümünü siz Kelebek okurlarına sunuyoruz.

Ünlü işadamı Kadir Has, işadamlığından çok hayırseverliği ile tanınıyor. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ve eşi Nazmiye Hanım’ın da yakın dostu. (solda) İş dünyasının bir başka siması Sakıp Sabancı ile de iye görüşen Kadir Has, Sakıp Ağa’ya çok çalışmamasını, canının kıymatenen bilmesini ve bir süre sonra güzel güzel dinlenmesinin tavsiye ediyor. (altta)

Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ile dostluğunuz nasıl ve ne zaman başladı?

Süleyman Bey çok eski dostumdur. İlk tanışmamız şöyle oldu: Devlet Su İşleri Genel Müdürü'ydü. Oradan ayrılıp Adalet Partisi'ni kurdu. Ben bir gün tebriğe gittim. Orada karşılıklı bir sempati duyduk ve dostluğumuz başladı. Bugün hala devam ediyor. Süleyman Bey çok büyük bir adamdır. Böyle bir adam nadir gelir bir daha Türkiye'ye. Rahmetli Turgut Özal'a saygım çoktur. Bu memlekete başbakan ve cumhurbaşkanı iken çok güzel işler yaptı. Ne yazık ki ömrü kısa sürdü. Ama Süleyman Bey, 40 senedir memlekete hizmet ediyor. Dikkat ediyor musunuz, 365 gün sabahın 7'sinde köşkten çıkıyor, durmadan dinlenmeden koşturuyor. Ama Turist Ömer gibi gitmiyor, kafalı bir cumhurbaşkanı olarak gidiyor.

- Evinizde verdiğiniz bir davette Demirel'i uğurlarken gördüğünüz koruma ve hizmet ordusu karşısında: ’’Bu ne şatafat, bir daha dünyaya gelirsem ben de cumhurbaşkanı olacağım’’ demiştiniz.

Evet, doğru. Cumhurbaşkanı'nın şatafatını Çankaya'ya gittiğimde daha yakından gördüm. Ama helal olsun. Orada oturan, bu ülkeyi temsil eden kişinin o şatafatı yaşamak hakkıdır. Benim de içimden geldi, o gün o saltanatı görünce öyle söylemiştim. Bu arada Süleyman Bey aslında çok kanaatkar, mütevazıdır. Emekli olursa, Levent'te mütevazı bir apartman dairesinde oturacak. Ben kendisini 40 yıldır destekledim. Onun kara gününde de yanındaydım. 1980 İhtilali'nde cezalandırıldığında onun evine kimse gitmiyordu ama ben gidiyordum.

- Sizin için Süleyman Bey'in kasasıdır diyorlar.

Doğru, ben Süleyman Bey'in kasasıyım. Süleyman Bey'in bir eli benim cebimdedir. Ver buraya diyor veriyorum, ver şuraya diyor veriyorum. Kıramam ki! O da benim veremeyeceğim parayı benden istemez zaten.

- Bazı işadamlarımız ömürlerinin sonuna kadar çalışıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bazı insanlar var ki, aynen söylüyorum, Sabancılar, Koçlar... Öyle bir çalışıyorlar ki! Onlara acıyorum. Allah rahmet eylesin, Vehbi Bey kaç yaşında öldü, Vehbi Bey'e herkes acıyordu. Şöyle ki, bu kadar da servet sahibi olan Vehbi Bey'in oturup dinlenmesini istiyordu herkes. Şimdi onun yerine Sakıp Ağa türedi bir tane. Sakıp Ağa da maşallah... Hangi taşı kaldırsan altından o çıkıyor. Hepsinde akıl yatar akıl!

- Artık biraz dinlensinler, dünyanın tadını çıkarsınlar mı diyorsunuz?

Sakıp Ağa benim çok sevdiğim bir arkadaşım. Bana zaman zaman: ’’Ağa sana gıpta ediyorum. Sen bu işleri hafiflettin, azalttın, sıfıra indirdin, ne güzel geziyorsun. Ah senin gibi ben de yapabilsem, ama yapamıyorum’’ der. Hayatımı tasvip ettiğini söylüyor.

- Sakıp Ağa'ya tavsiyeniz nedir?

Çalışmanın sonu yok. İstediği kadar hayır işi yapsın, onun da sonu yok. Ama canının kıymetini bilsin. Köşeye çekilmesini bilsin. Güzel güzel dinlensin.

- Kamuoyu sizi işadamlığınızdan çok yaptığınız bağışlarla hayırsever işadamı olarak tanıyor.

Hayırseverliğimle tanınmam benim için bir gurur vesilesidir. Ancak başarılı bir iş hayatım olduğu da gerçek. Her tuttuğumu kopardım. Kazandığımızı da hayır işlerine harcadım. Sebebine gelince... İnsan para kazanır. Ancak kimse bu dünyada kalıcı değil. Hepimiz öleceğiz. Öldükten sonra o kişi unutulur. Hayırsever olduğun zaman ölümsüzleşirsin. O eserler seni yaşatır. Bunlar anıldıkça, eserlerimle yaşadıkça ben de mezarımda huzur içinde yatacağım.



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle