GeriKelebek Dede vasiyeti: Kuyruğu dik tut
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dede vasiyeti: Kuyruğu dik tut

Yeni Karamürsel Mağazalar zincirini baştan yaratan kuşaktan Saruhan Tan

Dede vasiyeti: Kuyruğu dik tut

Üçüncü kuşak neden hep yurtdışında okur?

-Yurtdışında hayat tecrübesi kazanıyorsunuz. Tek başınıza yaşıyor, tüm ihtiyaçlarınızı tek başına karşılıyor olmanız, size bir yaşam eğitimi veriyor. Kapasitemizi ölçebiliyoruz. Ufkunuz genişliyor, birçok insan ve kültürle tanışıyorsunuz, bir sonraki aşamada bu işinizde yardımcı oluyor.

Dedenizden size ne miras kaldı?

-Ticari ahlak. Bize, birlikte çalıştığımız insanların hakkını yememek öğretildi. Patron-işçi ortamı değil, iş ortağı mantığıyla çalışmak. Dedem, ‘‘Ticaret hayatında tek başına değilsiniz’’ derdi. Diğer firmaların haklarına tecavüz etmeden onların da makul seviyelerde hayatta kalabilmelerini, yaşamalarını sağlayarak ticaret yapmayı öğretti bize.

Son Yeni Karamürsel sepeti kimlere ulaşmayı hedefliyor?

-Daha ziyade çalışan, genç müşteri kitlesine, orta ve ortanın üstü gelir düzeyine sahip tüketiciye ulaşmayı arzuluyoruz. Bugüne kadar gelir düzeyi orta ve ortanın altı tabakaya hitap ediyorduk. İmaj değişikliği kararını ikinci kuşak başlattı, biz hızlandırıyoruz. Birinci kuşak yaratıyor, ikinci kuşak büyütüyor, bizler ilerletiyoruz.

BEĞENİM, ARMANİ VE DKNY

Nerelerden giyinirsiniz?

-Öncelikle kendi mağazamızdan. Ama Armani ve DKNY'ı beğeniyorum. Kendi imalatlarımızda bu çizgiye benzer giysiler yapmaya çalışıyoruz.

Neden Armani ve Donna Karan?

-İsimleriyle birlikte çağrıştırdığı bir hayat tarzları var. Armani'yi daha sade, doğal olduğu için beğeniyorum. Donna Karan'ı ise yoğun şehir hayatıyla bütünleşmiş, metropol insanının yaşamını simgeleyen dinamik bir marka olduğu için.

Risk almak hayatınızın ne kadarını kapsıyor?

-Önceki kuşak hala işin içinde, riski daha çok onlar sırtlanmış. Bizim işimiz şu aşamada biraz daha kolay. Kendi sorumluluk alanlarımızda mutlaka risk alıyoruz ama çok büyük maddi riskler değil.

Dedeniz size rakiplerinize karşı nasıl olmanız gerektiğini öğütlerdi?

-Kuyruğunuzu her zaman dik tutun, derdi.

Sizin hedefiniz ne?

-YKM'yi yenilikçi imajıyla daha büyütüp mağazacılıkta bir numara olmak.

Önceki nesilin hata yaptığını düşündüğünüz oldu mu?

-Daha fazla yatırım yapabilir, çok büyük mağazalar açabilirlerdi. Bu teknolojiyi daha erken kursaydık, bugün daha farklı yerlerde olabilirdik.

EŞİM ANNEME BENZEMELİ

Siz hata yapma hakkına sahip misiniz?

-Hiç hata yapmadım. İşe Sultanhamam mağazasında başladım. Orası küçük ve daha kurtlar sofrasıydı. Orada daha çabuk pişeceğimi düşündüm. İşportacılara gömlek sattım, parasını alamadım, birkaç kere para kaptırdığım oldu ama kazandığım tecrübeyi o kaptırdığım parayla elde etmem imkansız gibi bir şey.

Bu işi yapmasaydınız ne olmak isterdiniz?

-Yine mağazacı olmak isterdim. Biz mağazayla büyüdük, mağazanın dekoru, ürünleri gibi onun bir parçası olduk.

Annenizin iş kadını kimliğiyle bir sorun yaşadınız mı?

-Annem lider kişiliğine sahip bir kadın. Bu değişim sürecini esas başlatan o. Annelikle profesyonel iş kadını arasında hep gidip gelir. Evde daha çok iş konuşulur. Ben hala annemle yaşıyorum. Onu bırakamıyorum.

İdeal kadın tipiniz nedir?

-Bütün erkekler karakter olarak annesi gibi bir eş arıyorlar. Ben de öyle. Annem yapıcı, otoriter, müthiş organize bir kadındır. Başak burcu, ben de öyleyim.

ESKİ MAĞAZAYA YENİ ADET

Nuri Güven 1950 yılında İstanbul Sultanhamam'da bir mağaza açar. Mütevazı bir kumaş ve konfeksiyon dükkanıdır aslında burası. Ancak daha o zamandan şimdiki mağazacılık anlayışının temelleri atılmıştır bu dükkanda. Çok çeşit kumaş vardır ve Nuri Güven müşterilerine taksitle alışveriş imkanı sunmuştur. Bundan tam yarım asır önce, Türkiye'de ilk kez ‘‘department store’’ anlayışını hayata geçirmiştir. İşler yolunda gider ve önce Ankara, sonra İzmir mağazaları açılır. 1970'de büyük kızı Gülay Tan, birkaç yıl sonra Lale Güven babasının yanında aktif olarak çalışmaya başlar. Kızkardeşlerin döneminde kumaştan konfeksiyona geçiş gerçekleşir. YKM kısa sürede Türkiye'nin dört bir yanına yayılır. YKM bugün Türkiye'de 37 mağazada 2000 personele ulaşmış durumda. ‘Atılım 2000 projesi’ ile imaj değişikliği hedefleniyor. Yönetimde ailenin üçüncü kuşağından beş kişi var.

İŞ DIŞINDAKİ SARUHAN TAN

Spor yapamıyorum, vaktim yok.

Yemek yemeyi seviyorum, yeni açılan restoranları keşfetmek, sık sık değişik yerlere gitmek hoşuma gidiyor.

Ulus 29, Papper Moon favori mekanlarım.

Babam eski rallici. Araba sevdası ondan bana geçmiş. Geçenlerde babamla dinozorlar rallisine katıldım.

Sürati seviyorum. İki arabam var, Lotus ve Ford Cosword.

Sinemayı seviyorum. Ufak bir sürat motorum var, yazın Boğaz'da geziyorum.

Sigara, içki içmiyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle