GeriKelebek Dans için yola çıktılar her yeri ayaklandırdılar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dans için yola çıktılar her yeri ayaklandırdılar

Dans için yola çıktılar her yeri ayaklandırdılar
refid:17070298 ilişkili resim dosyası

Nieves De Cesco, öğrencileriyle birlikte Arjantin’den oryantal dansı öğrenmek için yola çıktı. Rotada Tunus ve Mısır vardı. Tunus’ta Yasemin Devrimi patlak verince Mısır’a geçtiler. Mısır’a ayak bastıkları gün protestolar başladı, halk ayaklandı. Üç gün otelde mahsur kaldıktan sonra buldukları ilk uçakla İspanya’ya gitmek istediler. Ancak biletlerine yanlışlıkla İstanbul yazıldı. Bundan ilham alarak İspanya’dan İstanbul’a geldiler, Nesrin Topkapı’dan oryantal ve Tuncay Okyar’dan Roman dansını öğrendiler

Arjantin’de oryantal dansın çok popüler olduğunu biliyor muydunuz? Patagonya’da yaşayan oryantal dans hocası Nieves De Cesco (33) de artan ilgiyle birlikte tekniğini geliştirmek için oryantalin anavatanı Ortadoğu’ya iki aylık bir gezi programı düzenledi. Ancak bu program öyle bir döneme denk geldi ki, De Cesco ve yanına aldığı üç öğrencisinin başına gelmeyen kalmadı!
De Cesco Ocak ayı başında Arjantin’den yola çıktı. Amacı İspanya’da bir hafta kalıp, oradan iki öğrencisi Valeria Lopez (19) ve Guadalupe Molinari (33) ile Tunus’a geçmekti. Rotanın son durağıysa, Mısır’da düzenlenen oryantal ve Mısır folklorüyle ilgili Nil Grubu Festivali olacaktı. Mısır’da ekibe bir başka öğrencisi, Maria Paula Lopez (19)’de katılacaktı. Ancak, Tunus’a gitmek için 15 Ocak tarihli biletlerini, 13 Ocak’ta gerçekleşen ‘Yasemin Devrimi’ nedeniyle kullanamadılar... De Cesco ve ekibi Tunus’a gitmekten vazgeçti.
Bunun üzerine De Cesco, Molinari ve Lopez, planladıkları tarihten daha erken olarak, 24 Ocak’ta Mısır’a geldi. Cesco, durumun bu tarihlerde gayet normal olduğunu anlatıyor: “Katılacağımız festival, 31 Ocak’ta başlayacaktı; yani Kahire’de gezmek için bir hafta vaktimiz vardı. Rahat rahat dolaşıyor, alışveriş yapıyor ve yemek yiyorduk. Kaldığımız otel Tahrir Meydanı’na çok yakındı. İlk gösteriler geldiğimizin ikinci günü 25 Ocak’ta başladı ama etraf sakindi. Hiçbir şiddet belirtisi yoktu. Aradan dört gün geçtikten sonra 28 Ocak’ta, insanlar cuma namazı çıkışında toplandılar ve en büyük gösteri bu tarihte yapıldı. Hüsnü Mübarek, havaalanını kapattı, cep telefonları ve internet kesildi.  İletişimin tek yolu sabit hatlı telefonlardı. Bu tarih, aynı zamanda Maria Paula Lopez’in Mısır’a geldiği gündü! Arkadaşımız bir gün havaalanında mahsur kaldı. Ona hiçbir şekilde ulaşamadık. Ancak ertesi gün, sabaha karşı yanımıza gelebildi.” 
De Cesco, buna rağmen festivale katılmak için Mısır’da kaldıklarını anlatıyor: “Katılacağımız festivalin iptal olmadığı söyleniyordu, sadece saatleri sokağa çıkma yasağından dolayı erkene alınmıştı. Ancak Mısır’da işler giderek kötüleşiyordu. Arjantin’deki ailelerimiz hemen oradan çıkmamız için bizi arıyordu. Ama Mısır’dan nasıl çıkacağımızı bilmiyorduk. Otelin terasından uçakların gidip geldiğini görüyorduk ama havaalanı açık mı kapalı mı bilmiyorduk. Telefonları cevap vermiyordu”.

POLİS SOKAKTAN ÇEKİLİNCE KAÇMAYA KARAR VERDİK

Sokağa çıkma yasağına rağmen son anlara kadar endişelenmediler. İlk gün yasağın başlama saati 16.00’ydı. Bu saat, her gün daha erkene çekilmeye başlandı. Bu nedenle hiçbirşey yapamıyorlardı. Sabah uyanıyor, bütün gün otelde kalmaları gerekeceği için dışarıdan yiyecek alıp, tekrar otele dönüyorlardı. Otelde vakit geçirip, insanlara konuşuyorlardı. Otel personeli de çok ilgiliydi. Tek başlarına dışarı çıkmalarına izin vermiyor, biri mutlaka onlara eşlik ediyordu. “Protestoları seyrediyorduk” diyor De Cesco; “Büyük bir devrim olduğunun farkındaydık....”
Ancak Hüsnü Mübarek hapishanelerden ve sokaklardan polisi çektiğinde ekip, gitme zamanı geldiğine karar vermiş: “Polisin ortadan kaybolmasıyla mahkûmlar hapishanelerden kaçmaya başladı. O zaman gerçekten çok korktuk çünkü hiçbir güvenlik mekanizması yoktu. İnsanlar evlerini, dükkânlarını kendileri savunuyordu. Kahire normalde çok kaotik, sokaklar kargaşa içinde ama halk, bir
gecede çok iyi organize oldu.
Kendi kendilerine müzeleri, camiileri korudular. O dönemde dışarı sadece yiyecek almak için çıktık. Bankalar kapalıydı, ATM’ler çalışmıyordu. Zamanla dükkânlardaki yiyecekler azalmaya başladı. Bunun üstüne 1 Şubat’ta kaçmaya karar verdik. Uçuş bulup bulamayacağımızı bilmeden havaalanına gittik;
ertesi gün Madrid’e giden ilk acil uçağa bilet ayarladılar. Gece havaalanında kaldık.”

YANLIŞ BİLET İSTANBUL’A VESİLE OLDU
Nieves De Cesco ve öğrencilerinin yolunun İstanbul’a düşmesineyse bir hata vesile oluyor: “Ertesi gün, uçağa biniş işlemleri sırasında görevli bize önce yanlışlıkla İstanbul’a giden bir uçağın biletini verdi. Sonra, hatasını düzeltti ama biz bu olayı bir işaret olarak alıp İstanbul’a gelmeye karar verdik!”
Ekip, bunun üzerine Madrid’e gidiyor ama hemen ertesi günü İstanbul’a geliyor: “Rastgele bir hostel seçtik. Orada tanıştığımız insanlara nerede oryantal öğrenebileceğimizi sorduk ve bize Dancentrum’u buldular.”  İki hafta boyunca Nesrin Topkapı’dan oryantal, Tuncay Okyar’dan Roman dansı öğrenen Arjantinliler günde altı saat dans çalıştı. De Cesco, tüm başlarına gelenin sonunda İstanbul’da olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi: “Buraya gelmekle çok iyi yaptık çünkü oryantal, Arjantin’de çok moda ama daha ‘Batılı’ şekilde yapılıyor. Orada insanlar daha kendilerini ve vücutlarını göstererek dans ediyor. Oysa burada kültürünü öğrendik; burada çok daha nazik ve asil hareketlerle, bir ritüel havasında yapılıyor. Kadınlar arasında bir anlaşma yöntemi. Burada öğrendiklerimi dönünce Arjantin’deki oryantal meraklılarına anlatacağım.”

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle