GeriKelebek Çok acayip konsantre bir yazı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çok acayip konsantre bir yazı

Çok acayip konsantre bir yazı
refid:14658071 ilişkili resim dosyası

Bu yazı, Fortune 500 şirketleri ve NASA çalışanlarıyla aynı bilinç ve konsantrasyon düzeyinden yazılmıştır, dikkat! Endişe etmeyiniz, okuyanın şuurunda herhangi olumsuz bir değişiklik meydana getirmemektedir. Bilakis, zihin açıklığı verebilir.

Uzun zamandır kafamın içi de çalışma masamın üzeri gibi: Tarif edilemez biçimde dağınık. Masayı görenlerin tek bir tepkisi var: Panik. Allahtan kimse kafamın içini görmüyor. Ben her ikisinde de aradığımı buluyorum gerçi. Fakat bu da giderek meşakkatli ve uzun süreli bir uğraş olmaya başladı. Dağınıklığın yaratıcı zekalara dair bir şey olduğu argümanını da eskisi kadar efektif kullanamıyorum, zira insanların yüzüne boş boş baktığım anların sayısı hızla artıyor.
Uzun bir Hindistan seyahatinin tam zamanıdır, çıkayım Himalayalar’a bakayım sükunetle ufka diye düşünürken, şu elimde tuttuğum fakat sizin haliyle göremediğiniz aygıtla karşılaştım.
Ambalaja bakar bakmaz, beyin dalgalarına ayar veren yeni bir zamazingo olduğu anlaşılıyor. Çaresiz insanın yapmayacağı şey yoktur; denemeye karar verdim.
Fakat bu işte de bir doz aşımı varsa, ya da her önüne gelen beyin dalgasal ürünü denemek votka üstüne tekila etkisi yaratıyorsa, benim devrelerin yanması kesin yakındır, onu da söyleyeyim.
Daha önce bilinçaltı mesajlar ileten CD’leri denemiş ve yazmıştım. Bu öyle değil. İçeriğinde bilinçaltı mesaj veya yönlendirme yok. Bütün mesele beyin dalgaları.
İnsan beyninin dalgaları gün boyunca 4 fazda bulunuyor: Alfa, Beta, Teta ve Delta. Bunları zaten biliyorsunuzdur.

HAYATIM 7/24 BETA

Beta, dış dünyaya yönelik hesaplamalar, düzenlemeler veya organizasyonlar yapmamızı sağlıyor. Beta beyin dalgaları, normal bir kişinin uyanık, etrafında olan bitenler konusunda bilinçli olduğu anlarda geçerli. Stresli ve endişeli olduğumuz anlarda artıyor. Bu sayede karşılaştığımız zorlukları idare edebiliyor, çözüm bulabiliyoruz.
Beta dalgaları azalınca, beyin alfa evresine giriyor. Sakin ama tetikte bir beyin yapısı hakim oluyor. Bu evrede konsantrasyon sağlayıp, problem çözmeye odaklanabiliyoruz.
Alfa dalgalarının azalmasından sonra da teta dalgaları ortaya çıkıyor. Hayal etmeyle, ilhamla veya yaratıcılıkla ilgili konularda etkili. Bu dalgalar genellikle hayal kurduğumuz zaman aktif oluyor. Uykudaki REM evresinde de ortaya çıkabiliyor. Teta evresi aktif olduğu zaman sezgi ve yaratıcılıkta artış görülüyor. Fiziksel olarak en rahat olduğumuz anı yaşıyoruz. Eğer uykudaysak, beyin ertesi gün için kendini yenilemeye ve iyileştirmeye çalışıyor. Delta ise beynin derin uykuda bulunduğu dalga boyuna verilen isim.
Bunları okuyunca kendime derhal teşhisi koydum tabii. Hep beta hep beta nereye kadar. İnsanın hayatı 7/24 beta olunca, kafası da masası da dağılır tabii.
Elimdeki aygıtın iddiası o ki, ben bu i-pod shuffle benzeri şeye yüklenmiş müziği (sesi demek daha doğru) dinlersem, stresle baş etmeyi, sakin kalmayı, konsantre olmayı ve uzun süre öylece kalmayı becerebileceğim. Böylece daha aktif, daha verimli, daha uzun çalışabilir hale geleceğim.
Taktım kulaklığı, başladım dinlemeye. Duyduğum şeyi tarif etmeye çalışayım: Masaj yaptırmak için SPA’ya gittiniz, oradakiler gibi rahatlatıcı bir müzik çalıyor ama daha ziyade Marslılara hitap edecek türden... Harflere dökmek gerekirse; vvuuuoooonnnnniiiiiaaaammmm vıj vıj vıj diyebilirim. Bir ara ninni moduna da geçiyor. Bilmem anlatabildim mi.
Zaten bilinçaltı tarafından kolaylıkla algılanan temel sesler arasında, NASA’nın güneş sistemi dışında kaydettiği sesler de bulunuyormuş. Diğerleri rüzgar, dalga, şeşale gibi doğa sesleri.
Bu böyle iki saat gidiyor.
Diyeceksiniz ki, işe yaradı mı? Yarayıp yaramadığını test etmek kolay. Şu anda yazıyı kulağımda bu müzikle yazıyorum. Eh artık kararı siz verin.
Bu arada hakikaten sakinleştirdiğini söyleyebilirim ama placebo etkisi diye bir şey de var hayatta.

FAZLA STRES NELER YAPIYOR

Uzun süre devam eden stres, vücutta bir takım değişikliklere neden oluyor. Yüksek tansiyon, bağışıklık sistemi zayıflaması, ülser, anksiyete ve yoğun endişe gibi. Dağılan psikolojik durumdan hiç bahsetmiyorum bile.
Dr. Jeffrey Thompson, 1981 yılından beri stresin vücuda etkisi ve bunun ses, müzik ve beyin dalgalarıyla hafifletilmesi üzerine çalışıyor. Benim denediğim yöntem de onun çalışmalarının bir sonucu. Kendisinin klinik olarak onaylanmış yaklaşımı sayesinde, beyin dalgaları daha dingin kılınabiliyor, beyin rahatlıyor, yenileniyor. İddia bu.
Thompson’ın yaptığı, özel ses dalga frekanslarını ve ritimlerini kullanarak, bunları kolay dinlenen müziklerle birleştirip, zihnimizi rahatlatmak. “Beyin Dalgası Uyumlanması” da deniyor.
Fortune 500 şirketleri, sağlık profesyonelleri, klinikler, hastaneler Thompson’ın müzikal kayıtlarını, derin rahatlama, iyileştirme, iç dünyayı keşfetme, konsantrasyon ve yaratıcılık için kullanıyor. Tabii bir de ben.
Bendeki ürünün adı iihedef. Bunun iiuyku diye, uykusuzluk veya verimsiz uyku sorunlarına yönelik bir versiyonu daha var. İkisi de iibishi isimli şirket tarafından satılıyor. Internet üzerinden temin edilebiliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle