GeriKelebek Çocukluk aşkını bugüne taşıdılar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocukluk aşkını bugüne taşıdılar

80’li yılların sonunda Kasımpaşa’da yaşanan bir çocukluk aşkı, bugün magazin dünyasının en çok konuşulan ilişkisinin temelini attı. Birbirlerini yıllardan sonra tesadüfen bulan, mahalle bakkalından konu açılınca geçmişi ve birbirlerine yazdıkları aşk mektuplarını anımsayan Nez ve Davut Güloğlu, bu sürpriz aşkın hikayesini Kelebek’e anlattı.- Her ikiniz de ilişkilerinizi böyle göz önünde yaşayıp, bu şekilde ilan etmezdiniz... Ne değişti de kurallar aşıldı...Davut Güloğlu: Ben çocukluğumda yaşadığım aşkımı buldum çünkü... Birbirimizi zaten seviyorduk ama sonra izimizi kaybetmiştik. Geçen yıllar bizi tekrar bir araya getirdi. Nez’e olan sevgimi yıllardır içimde yaşatıyor, rüyalarımda görüyordum. Yaşadıklarıma ben de inanmıyorum.Nez: Aradan geçen yıllar bizi o kadar değiştirmiş ki... Sohbetimiz sırasında, çocuklukta yaşadığımız ilginç olayları anlatırken birbirimizi hatırladık. Oturduğumuz mahellenin bakkalından konuşurken çocukluk aşkımız ortaya çıktı.- Yani bugünkü ilişki tamamen bir tesadüfün eseri...Nez: Evet... İkimiz de 1989’da Kasımpaşa’da, aynı sokakta oturuyorduk. Birbirimize sevgimizi ailelerimizden gizli yazdığımız mektuplarla anlatıyorduk. Ama sonra ben yurt dışına gittim Davut da memleketine... Sonra tesadüf bizi benim program çekimlerimin yapıldığı stüdyoda bir araya getirdi.- Nasıl oldu da tanıdınız birbirinizi?Nez: Yıllar sonra bir araya geldiğimizde konu nasıl olduysa mahalle bakkalına geldi... İkimiz de onu hatırladık, konuşmaya başladık ve gerçek ortaya çıkınca bu tesadüfe inanamadık. Sonra arkası geldi. Çocukluğumuzda yaptığımız her şeyi, birbirimize verdiğimiz sözleri bile hatırladık. Zaten geçtiğimiz yıllarda zaman zaman ekranda Davut’u gördüğüm zaman kendisini tanıdığım hissine kapılıyordum.- O çocukluk aşkından neler anımsıyorsunuz?Davut Güloğlu: 8 yaşında çocuktum, bir gün yan komşunun sobasının küllerini döktüğü kovanın altına Nez’e yazdığım mektubu bıraktım. Küller sıcak olduğu için mektup yanmış. Nez bana mektubu bulamadığını söylemişti. Daha sonra mektubun yandığını anlamış ve çok gülmüştük. Nez: Davut ve ailesi, benim babaannemle yaşadığım evin tam karşısında oturuyordu. Bir gün Davut’a mahallede kamyon çarptığını, hastaneye götürüldüğünü duydum. O gece sabaha kadar yatağın içinde gizli gizli ağladım.- Peki ya bugünkü duygular... Neler hissediyorsunuz?Nez: O kadar mutlu bir beraberlik yaşıyoruz ki bunun tarifi yok. Biz aşkı yaşıyoruz, biz sevgiyi yaşıyoruz. Ve evet, kim ne derse desin bunu itiraf ediyoruz. Düşmanlarımızı bu mutluluk ile yıkacağız. Onlara en iyi cevabı birbirimize sevgi ve saygımızla vereceğiz. Davut adam gibi adam... Gizleyeceğimiz hiçbir şey yok. Meslek hayatımda hep mutlu olmak ve sevmek istemiştim. Bu hayalim gerçek oldu. Yolda giderken insanlar birbirimize çok yakıştığımızı söylüyorlar. Davut da ben de bunu duymaktan çok mutlu oluyoruz. Hayatım geçtiğimiz güne kadar kapalı bir kutuydu. Yaşadığım hayatta ilk defa nefes alıyorum. Artık rüyadan uyandım, gerçek mutluluğu yaşıyorum.Davut Güloğlu: Hayatımda çok acı ve tatlı günlerim oldu. Şu an yaşadığım güzelliğin tarifini yapamam. Nez dediğim gibi benim rüyalarımda yaşattığım insandı. Çocuk yıllarımın hayaliydi... Şu an ne olduğumuz ve olacağımız hiç önemli değil. İlişkimizin mutlu bir şekilde hayat boyu sürmesi çok önemli. Bize çamur atacak, hakkımızda kötü konuşup yazacak insanlar olacaktır elbet... Bu insanlara verecek tek bir cevabımız var: ‘Biz birbirimizi seviyoruz ve mutluyuz. Bizim mutluluğumuzu bozamazsınız. Bizi sevgiyi bilen ve yaşayan insan anlar.’HAYATIMIZ DEĞİŞTİ- Bu beraberlik hayatınızda bir şeyler değiştirdi mi?Nez: Birbirimizi tanıdıktan sonra, ikimizin de hayatı değişti. Birlikte beste bile yapıyoruz. Davut’un albümüne de bir şarkı yaptık hatta... Büyük bir aşk yaşıyoruz, bu mutluluğu kimsenin bozmasına izin vermeyeceğiz. Bu ilişkiyi bitirecek iki insan var: Davut veya ben. Biz istersek, bu beraberlik sonsuza kadar devam eder.Davut Güloğlu: Bugüne kadar hiçbir zaman bir hanımla birlikte böyle fotoğraflar vermemiştim. Bu ilk mesela... Korkmuyorum, korkmayacağım. İnsan sevgiden, aşktan, yaşamaktan korkar mı? Aşkın tarifi olmadığı gibi Nez’i sevmenin tarifini de yapamam. Şu an Nez’le birlikte mutluluğun doruğundayız.