GeriKelebek Çocukları bekleyen tehlike
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocukları bekleyen tehlike

Çocukları bekleyen tehlike
refid:12951250 ilişkili resim dosyası

Anne ve babası tarafından şiddet uygulanarak terbiye edilemeye çalışılan çocukların, büyüyüp evlendiklerinde kendi eşlerine ve çocuklarına şiddet uyguladıklarını söylendi.

ÇOCUĞUNUZU ŞİDDET EĞİLİMİNDEN KORUYUN

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, şiddet ortamının tüm toplumu çok ciddi biçimde etkilediğini söyledi.

Şiddetin toplumda korkuya, insanlar arası güvensizliğe, içine kapanmaya, sosyal hayattan uzaklaşmaya neden olduğunu ifade eden Yorulmaz, “Buna toplumun şiddet olaylarına duyarsızlığı, boş vermişliğinin de eklenmesiyle çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır” dedi.

Televizyonlarda şiddet içeren görüntüleri izleyen çocukların ve gençlerin, adeta kahramanlaştırılan kişilerle kendilerini özdeşleştirdiğini belirten Yorulmaz, şöyle konuştu:

“Şiddet konusunda en önemli nedenlerden biri aile içindeki uyumsuzluklar, anne babadan biri ya da ikisinin de olmaması, anne babanın alkol, madde bağımlılığı, kavgaları, birbirine saygı göstermemeleri, çocukların ilgi, sevgiden yoksun büyümeleridir. Çocukluğunda anne babası tarafından şiddet uygulanarak terbiye edilmeye çalışılan çocuklar, büyüyüp evlendiklerinde kendi eşlerine ve çocuklarına şiddet uygulamaktadır.”

“BİLGİSAYAR OYUNLARI DA ŞİDDETİ KÖRÜKLÜYOR”

Prof. Dr. Yorulmaz, şiddeti körükleyen bir başka aracın da bilgisayar oyunları ve internet olduğuna işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Erkek çocukları daha fazla olmak üzere şiddet içeren savaşlı, kavgalı bazen garip yaratıklarla dolu, oldukça canlı ölüm, boğuşma, kan, yaralama görüntülerinin ve bolca silahın bulunduğu oyunları, kahramanın yerine kendisini koyarak ve sanki oyunun içinde bizzat öldürüyor, yaralıyor, yok ediyor gibi canlı biçimde yaşayarak oynamakta, bazen bu oyunlar uzun saatlerini almaktadır. Böylece şiddete, ölüme, kana alışkanlık gelişmekte, tüm bunları olağan, normal şeylermiş gibi algılamaya başlamaktadır.”

TOPLUM ÖNDERLERİNE BÜYÜK GÖREV

Yorulmaz, öncelikli olarak toplumun örnek alacağı kişilerin, siyasetçilerin, sanatçıların, sporcuların, spor adamlarının, bilim adamlarının toplum önünde kavga etmemesi, birbirine ağır sözler söylememesi, topluma gerçekten örnek olacak davranış, söz ve tutumlarla barışı, hoşgörüyü teşvik edici davranışları göstermeleri gerektiğini vurguladı.

Anne ve babaların da davranışlarına dikkat ederek, çocukların önünde tartışmamaya, kavga etmemeye özen göstermelerinin faydalı olacağını ifade eden Yorulmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çocuklarımıza sahip çıkmalı, onları anlamaya çalışarak yakın arkadaş olmaya, onların güvenini kazanmaya çaba göstermeli, her şeyi ana babalarıyla paylaşabilecekleri ortamlar oluşturmalı, zararlı kişiler, bilgisayar oyunları gibi konularda onları dostça, anlayabilecekleri dille konuşarak, örnekler vererek eğitmeli, sıkboğaz ederek değil ama tümüyle başıboş da bırakmadan çocukların okuldan sonra nerede, kimlerle ve nasıl vakit geçirdiğini öğrenmeliyiz.
Ev dışındaki mekanlarda bilgisayar oyunları ile saatlerce vakit geçirmelerine, zararlı kişilerle arkadaşlık yapmalarına, zararlı oyunlar oynamalarına, suç çetelerine katılmalarına, sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar edinmelerine engel olmanın yolları aranmalıdır. Çocuklarımıza katı bir disiplin yerine, onların da görüşünü alarak kurallar belirlemeli, bizim de uymak için çaba gösterdiğimiz kurallara onların da uymasını istemeliyiz.”

Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, gazete, dergi ve televizyonların, şiddet ve sonuçları konusunda, çok önemli sorumluluğu bulunduğuna da dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Filmlerde, dizilerde şiddet uygulayan, öldüren, yaralayan, kavga eden kişileri kahraman olarak gösteren ya da şiddeti sevimli gösteren komik filmler, çizgi filmler yayınlanmamalı; tersine aile bütünlüğünü destekleyen, yardım severliği, toplumsal barışı, iyi insan ilişkilerini yücelten programlarla şiddeti azaltıcı, toplumda sevgi ve bütünleşmeyi destekleyen programlara yer verilmelidir.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle