GeriKelebek Çapkınlık 40’ında başlar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çapkınlık 40’ında başlar

Çapkınlık 40’ında başlar
refid:18929173-spot ilişkili resim dosyası

Yıllarını tek eşli geçirmiş olan 40’li yaşlarındaki Cal, karısının başka bir erkekle birlikte olduğunu itiraf etmesinin ardından kendini bekar hayatının içinde buluyor. Mihmandarı ise bir barda tanıştığı çapkınlıkta başarılı Jacob. Film, farklı ilişkiler arasında ilerliyor. Başrollerde Steve Carell, Ryan Gosling ve Emma Stone var.

Geçen gün hayatını kaybeden Steve Jobs, “büyük ilişkiler yıllar geçtikçe daha da iyiye gider” demişti.
Güzel eşi ve çocuklarıyla kusursuz bir hayat sürdüğünü düşünen Cal’in ilişkisi o kadar da büyük değilmiş demek ki.
Yılların yorgunluğunu taşıyan Emily, bir akşam yemeğinde kocası Cal’e bir başka erkekle beraber olduğunu söyleyiveriyor.
Cal’in dili tutuluyor, konuşamayacak hale geliyor.
Kendisini giden arabadan atacak kadar aptallaşıyor.

Çapkınlık 40’ında başlar

ÇAPKINLIK OĞRENİLEBİLİR Mİ?

Cal’in bundan sonraki hayatı, bekar hayatını tanımakla geçecek.
Çapkınlık hele bir de erkeğin içinde yoksa, alışkanlıkları arasında yoksa, kolay iş değil; öğrenilecek çok şey var.
Cal’in bu konudaki rehberi barda tanıştığı, çapkınlıkta başarılı Jacob oluyor.
Jacob’un da aşık olarak çapkınlık günlerinin geride kalmasına çok yok. Karşısına çıkan genç öğrenci Hannah dengeleri kendi tarafına çevirmeyi başarıyor.
İkili ilişkiler arasında gezinirken biz de farklı ilişkilerin dinamiklerini irdelemiş oluyoruz.
Erkeklerin kadın avcılığı yaparken başvurdukları oyunlar, aşağılamalar, iltifatlar, üçkağıtlar birer birer perdeye geliyor.
Steve Carrel’ın varlığı bir yana; ‘Çılgın, Aptal, Aşk’ın öne çıkan çifti Jacob ve Hannah’yı oynayan Ryan Gosling ve Emma Stone.
İkilinin 2013’te vizyona girmesi beklenen The Gangster Squad’de de birlikte rol alacağını duyurmuş olayım.
Finalde, Çılgın, Aptal, Aşk kliselerle dolu romantik komedilerin dünyasında izleyenlere farklı kapılar açabilen bir film.
Parlak isimlerden oluşan oyuncu kadrosu bir yana, yılın en yenilikçi ve orijinal romantik komedilerinden.

CRAZY, STUPID, LOVE ÇILGIN, APTAL, AŞK
Yön: Glenn Ficarra, John Requa
Oyn: Steve Carell, Ryan Gosling, Julianne Moore, Emma Stone
Tür: Dram
Süre: 118 dk.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ

Ringlerde kemik değil metal sesi

REEL STEEL
ÇELİK YUMRUKLAR
Yön: Shawn Levy
Oyn: Hugh Jackman, Evangeline Lilly Tür: Macera - Dram
Süre: 127 dk.

Steven Spielberg’ün yapımcılığını üstlendiği, komedi filmleriyle tanıdığımız Shawn Levy’nin yönettiği Çelik Yumruklar aksiyon, komedi ve dramı dengeli bir şekilde harmanlıyor. Heyecanın dorukta olduğu boks maçları ve inişli çıkışlı bir baba oğul ilişkisinin yanı sıra bir robot ve çocuk arasındaki ilişkiye de odaklanan filmin en önemli farkı perdedeki boksörlerin insan olmaması. Yakın bir gelecekte geçen filmde insanlar yerine robotlar dövüşüyor. Çelik Yumruklar, Transformers, Iron Man, Rocky gibi filmlerin güzel bir karışımı gibi. Filmin yönetmeni Shawn Levy ise filminin Rocky serisinden çok E.T.’yi hatırlattığını söylüyor. Bunun nedeni hayatı dağılmış olan Max’in özel bağ kurduğu ve hayatını toparlamasına yardımcı olduğu robotla olan ilişkisi. İki filmin de yapımcısının Steven Spielberg olması bu benzerliği daha da sağlamlaştırıyor tabii. Baba oğul ve çocuk robot ilişkisi anlamında bir ilişki filmi olan Çelik Yumruklar’ın en ilgi çekici yanı tabii ki robotları ve boks sahneleri.
Gerçekle neredeyse birebir olan boks sahnelerinin heyecanı yüksek. Avatar teknolojisinin kullanıldığı, teknoloji kullanımının üst düzeyde olduğu bu sahneler CGI destekli ve bazen de üç boyutlu 20 robot da kullanılmış. Başroldeki Hugh Jackman, bu fimdeki rolü için aylarca boks antrenmanı yapmış. Hazırlanırken ünlü boksör Sugar Ray Leonard’ın süpervizörlüğünde çalışmış. Hugh Jackman filmin ağır topu gibi ama beni asıl etkileyen Max rolündeki ufaklık, Dakota Goyo’nun sevimliliği ve oyunculuğu oldu. Özellikle de robotu Atom ile dans ettiği sahneler sıkılmadan defalarca izlenebilir. Babasına yalvardığı sahneyi de bir kenara not edin derim. Filmin en iddialı olduğu konulardan biri de müzikleri ve dans sahneleri. Danny Elfman imzasını taşıyan hip hop ağırlıklı parçalarda Max ve robotu Atom’un yaptığı danslar filme damgasını vuruyor.

Hiç bir yüzü hatırlamıyor

FACES IN THE CROWD
KATİLİN YÜZÜ
Yön: Julien Magnat
Oyn: Milla Jovovich, Sarah Wayne Callies, Julian McMahon
Tür: Gerilim
Süre: 102 dk.

Başrol oyuncusu Milla Jovovich’in Hitchcock tarzı bir gerilim olarak tanımladığı Katilin Yüzü, bir cinayete şahit olup, katilin saldırısına uğradıktan sonra hafızasını kısmen kaybeden bir kadının yaşadıklarını anlatıyor. Bir gece evine dönerken sokakta cinayete şahit olan Anna, yüz körlüğü olarak da bilinen Prosopagnozi hastalığına yakalanıyor. Kimseyi tanıyamayan Anna’nın hayatı tam bir kaosa dönüşüyor. Seri katil ise çoktan Anna’nın peşine düşmüş durumda.

Şangay’da bir ajan

SHANGHAI
ŞANGAY
Yön: Mikael Hafström
Oyn: John Cusack, Li Gong, Chow Yun-Fat, David Morse
Tür: Dram
Süre: 105 dk.

İsveçli yönetmen Mikael Hafström imzasını taşıyan Şangay, Casablanca tarzı egzotik romantizmle kara film estetiğini birleştiriyor. Oyuncu kadrosunda John Cuscak’in yanı sıra Japonya ve Çin’in yıldız oyuncularını da barındıran Şangay, Şangay’da geçen bir ajan hikâyesi. Ancak işin ilginç yanı, filmin adını aldığı Şangay’da çekilememesi! Çin hükümeti çekimlere bir hafta kala izinleri iptal etmiş. Yıl 1941. Amerikalı ajan Paul Soames, yakın arkadaşının ölümünü araştırmak üzere Şangay’a geliyor. Kendisini Nazi yanlısı bir gazeteci olarak tanıtan Paul, Şangay’da yaşadığı süreçte Japonya ve Almanya’ya yakınlaşırken, kendi hükümetiyle ilgili büyük sırları da keşfetmeye başlıyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle