GeriKelebek Bu rejimle hayattan zevk almaya devam
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu rejimle hayattan zevk almaya devam

Yememenin insanı zayıflatacağını kim söylemiş? Hem makarna, çikolata ve fıstık ezmesi yiyebilir, hem de zayıflayabilirsiniz. Yeter ki sağlıklı beslenmenin sırlarını öğrenin.

İnsan nefes alır, çalışır, uyur, hareket eder, kısacası yaşar. Bütün bu saydıklarımızı yapabilmemiz için enerjiye ihtiyacımız vardır. Vücut, gerekli olan enerjiyi aldığı besinlerle sağlar. Her gün mutlaka alınması gereken besin öğelerinin sayısı 40’ı geçiyor. Bunlar da kendi aralarında makro ve mikro besin öğesi olmak üzere ikiye ayrılır. Makro besin öğeleri karbonhidrat, protein ve yağlardır. Bunlar, vücuda enerji verip dokuları oluşturur. Mikro besin öğeleri, vitaminler ve minerallerdir. Bunlar enerji vermezler, daha çok metabolik aktiviteyi düzenlemekle görevlidirler. Her besin, farklı miktarlarda besin öğesi içerir.

Eğer besin gruplarını yeterli ve dengeli olarak tüketirseniz, yaşam için gerekli tüm besin öğelerini sağlamış olursunuz. Sağlıklı yaşamak için doğru beslenmek gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Ancak doğru beslenebilmek söylendiği kadar kolay değil. Bazı yöntemler geliştirmek gerekiyor. Daha sağlıklı ve kaliteli yaşamak, kronik hastalıklardan korunmak ve düzenli kilo verebilmek için şu sağlıklı beslenme yöntemlerine kısaca göz atalım:

TAHIL ÜRÜNLERİ TÜKETİLMELİ

Tam taneli tahıl ürünü, adından da anlaşılacağı gibi kepeği ayrılmamış tane halindeki ürünlerdir. Mısır, buğday, pirinç, yulaf ve arpa gibi... Diyet yapanlar, ekmek, pilav, makarna gibi yiyecekleri tüketmekten kaçınırlar. Üç beyaz dediğimiz un-şeker- yağ’ı tüketmediğimiz zaman daha hızlı kilo verdiğimize inanırız. Oysa ekmek grubunu tamamen diyetten çıkarmadan kilo vermek mümkündür.

POSALI YİYECEKLERE AĞIRLIK VERİLMELİ

Burada diyet posası gündeme geliyor. Diyet posası, bir tür karbonhidrattır ve besinlerin bağırsakta sindirilmeyen ve emilemeyen kısımlarına bu ad verilir. Kabuklu meyveler, domates, bamya, bezelye, pırasa, kuru baklagiller, en önemli diyet posası kaynaklarıdır. Yetişkinlerin beslenmelerinde doğal kaynaklar yardımıyla, günde 25-30 gram posa sağlamaları öneriliyor. Değişik sebze, meyve, tahıl, kuruyemiş tüketip, farklı posa sağlanmalıdır.

TAZE SEBZE VE MEYVELERE AĞIRLIK VERİN

Sağlıklı ve dengeli beslenebilmek için günde en az değişik 2 porsiyon meyve 3 porsiyon sebze tüketilmeli. Farklı sebze ve meyveler, farklı miktarlarda besin öğesi içerirler. Aslında öğünlerinizi sebze ve meyvelerle zenginleştirmek, hiç de zor değil. Mevsime uygun çeşitli sebzeleri, kepekli makarna, kepekli undan yaptığınız pizza ve börekleri hazırlarken kullanabilir, hindi, kırmızı et ve tavuk etinden yaptığınız yemeklere çeşni olarak ilave edebilirsiniz.

SAĞLIKLI YAĞLAR SEÇİMİ ÖNEMLİ

Yağlar, vücudumuzun başlıca enerji kaynağıdır. Vazgeçilmez yağ asitlerini sağlar, yağda eriyen A, D, E, K vitaminlerinin emilmesine yardımcı olurlar. Bu yüzden yiyeceklerimize mutlaka bir miktar yağ katmalıyız. Beslenme düzeninde yapılması gereken ilk değişiklik doymuş yağları azaltmak olmalı.

DAHA AZ ŞEKERTÜKETMELİSİNİZ

Şekerli besinleri fazla tüketirsek, daha fazla kalori alırız ve de vitamin, mineral, protein gibi önemli besin öğelerinden yeterli miktarda yararlanamayız. Anlık zevk için tükettiğimiz şekere azami dikkat göstermemiz şart. Şekerle alınan kaloriye ‘boş kalori’ diyoruz. Boş kalori almak, şişmanlığa neden olur.

DAHA TOK KALMAK İÇİN ‘GLİSEMİK İNDEKS’İ DÜŞÜK BESİNLERİ SEÇİN

Glisemik indeks, yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğidir. Tükettiğiniz besin, kan şekerini ne kadar uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa, glisemik indeksinin düşük olduğu belirtilir. Bu besinler, bireylerin daha uzun süre tok kalmalarını sağlar.

Fark etmeden diyet yapın

Diyet uygulamak, kendini yarı açlığa mahkum etmektir diye biliriz. Diyet reçetelerinde yer alan yiyecekler, genellikle bizim sofralarımızı süsleyen yemeklerden çok farklıdır. Kilo vermeye çalışan kişinin, damak zevkini unutup, listelerde yer alan tatsız tuzsuz yiyeceklerle nefsini köreltmeyi göze aldığı düşünülür. Oysa ‘Fark Etmeden Diyet’ isimli kitap, kilo vermek isteyenlerin kabusunu sona erdirecek. Diyet ve Beslenme uzmanı Selahattin Dönmez’in uzun çalışmalarının ürünü olan bu eserin önemli bölümlerini sizlere sunuyoruz.

DAHA AZ TUZ YEMEYİ ÖĞRENMELİSİNİZ

Aslında ömrünüz boyu defalarca tuzun sağlık için ne kadar zararlı olduğunu duydunuz. Özellikle kan basıncınız yüksek ise, doktorunuz size tuzu yasaklayacaktır. Normal, sağlıklı bireylerin de az tuz tüketmelerinde büyük yarar var. Tuz olarak iyotlu tuzu tercih etmelisiniz. Günde 1/4 çay kaşığı tuz tüketmek yeterli olur.

Selahattin Dönmez kimdir?

Selahattin Dönmez, 1973 yılında İstanbul’da doğdu. 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldu. 1999’da İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Beslenme ve Metabolizma Bölümü’nde ‘Şişmanlık ve metabolik hastalıklarda beslenme’ üzerine bilim uzmanı olarak çalıştı. 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Bölümü Ana Bilim Dalı’nda ‘Metabolik hastalıklarda beslenme’ üzerine İstanbul Üniversitesi’yle ortak bir çalışma yaparak yüksek lisans diplomasını aldı. Halen İstanbul’da Beslenme ve Diyet Danışmanlığı yapmaktadır.

YARIN DAVRANIŞ TEDAVİSİ

Yorumları Göster
Yorumları Gizle