GeriKelebek Bu kozmik bir şifre
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu kozmik bir şifre

Bu kozmik bir şifre
refid:19788808 ilişkili resim dosyası

Gökhan Kırdar’ın 1994’te yayınladığı ‘Yerine Sevemem’ şarkısı ve klibi hala akıllarda. Kırdar, şimdi şarkıyı yeniden projelendiriyor. Ama her şey Kırdar’ın yedi sayısının kozmik bir şifre olduğunu keşfetmesine dayanıyor. ‘Yerine Sevemem’ yedi ayrı sinema filmi, televizyon dizisi ve müzikal olacak. Eee ne de olsa gökler yedi katlı....

Yedi yeni projeniz var. Tam olarak nedir bu işler?
- 1994’te video klibi yayınlan şarkım ‘Yerine Sevemem’in hikayesini yedi yıl içinde, her yıl bir filmle seri olarak anlatacağız. Filmler aşk, mitoloji, bilimkurgu ve spritüel konuları içinde barındırıyor. Hikaye 1994’te yayınlanan ‘Yerine Sevemem’ isimli videoda birbirini kaybeden iki sevgilinin macerasıyla başlıyor. Başkarakterin ismi: ‘OQ’. Beni temsil ediyor. ‘Club Seven’ adında bir sanatçılar kulübü var. OQ oranın gurusu. Video klipte kendini yakıyor ve intihar ettiği için arafta kalıyor. Hem bu dünyayı, hem öteki alemi yaşıyor. Çekimleri yazın başlıyor ve Aralık’ta vizyona girmesi ve televizyon ayağının olması da planlanıyor.
OQ neyiyle sizi temsil ediyor?
- ‘Gökhan’ isminin kökü ‘OQ’ zaten.
Peki neden filmler ve filmin hikayesi hep yedi rakamına bağlanıyor?
- Kutsal kitapta cehennem neden yedi kapılı? Neden gökyüzü yedi tabaka? Hep yedi rakamına ulaşıyoruz. Bunun kozmik bir şifre olduğunu düşünüyorum. Benim çalışmam hayata dairse yedi üzerine kurulu olmalı.
Filmlerin finansmanını kim yapacak?
- Ortağımız Alman Bellavista film. Genel yönetmen ve başrol oyuncusu benim. Bu filmin ‘The Doors’ filmlerinden bir farkı yok. Sonuçta ben bir müzik yıldızıyım. Yeni bir karakter yaratmayı düşünmüyorum. Prince’in oynadığı filmlerde de Prince kendisini oynuyor.
Gerçekten kendinizi Prince ve The Doors gibi dünya starı olarak mı görüyorsunuz?
- Bunun kararını film çıktığı zaman vermek daha doğru.
‘Yerine Sevemem’in Kurtlar Vadisi kadar büyük bir marka olduğunu iddia ediyorsunuz...
- Bence öyle. Çünkü bu projede yer almak isteyen bir sürü film şirketi var.
‘Yerine Sevemem’ üzerinden 18 yıl geçti hala proje üretiliyor. Peki onun yerine “Yedileri boşversem, yine böyle bir şarkı yapsam, müzik dünyası hareketlense” demiyor musunuz hiç?
- Kendi gelişimimi bırakıp müzik piyasasanın canlanması için mi üretim yapayım? Bunu herkes yapıyor. Ben hep keşfedilecek zirveler bulmaya çalıştım ve daha çok zirvem oldu!

EN MAHREM ŞEY SEVİŞMEKTİR

Filmde sanatçılar meditasyon yapıyor. ‘Koku’ filminin sonunda da insanlar transa geçip sevişiyordu. Bu da onun gibi bir şey mi?
- Tabii marjinal tarafları olması gereken bir film. Hayal dünyası engelsizdir.
Filmdeki sevişme sahnelerinde de siz mi oynayacaksınız?
- Tabii. En mahrem şey sevişmek. Bu kadar insan ait bir şeyi kamera önünde yapabiliyorsanız büyük oyunculuk olur. Sonuçta erotik bir film yapmıyorum, bu bahsettiğimiz aşkın bir parçası.
Sizin gibi bu kadar spritüel şeylerle ilgilenen bir adam seksi nasıl tanımlar?
- Ben bunu alt bilinçle bağlantılı ve çok içgüdüsel buluyorum. Seks kavramı ergenlik çağlarında ikinci çakramızın gelişmesiyle başlıyor. Bu çakra hormonların salgılandığı noktaların oluştuğu bir manyetik bölge. Bazı insanların da sekse çok yakın olması bir üst düzeydeki manyetik çakralarının kapalı olması anlamına geliyor.
Arkadaşınız olarak, sizinle seks konuşsam sanki “Çakraların geri seviyede, alt bilinçte mi kaldın” gibi şeyler söylermişsiniz gibi geliyor ve beni ürkütüyor...
- Arkadaşlık başka bir şey. Ben bunları toplumu bilinçlendirmek için söylüyorum.

İÇ ÇAMAŞIRLARIM BİLE SİYAH

Spritüel şeylere merakınız nasıl başladı?
- 90’larda araştırma süreci başladı. Hafızama giren şeyler kaybolmuyordu. Ses ve melodileri de unutmadığım için iyi bir müzisyen oldum. Bunda müziğin de etkisi var. Müzik insanı transa sokan bir olgu. Müzik sayesinde yavaş yaşlanan ve sağlıklı biri olabiliyorsunuz. Ben 41 yaşında gösteriyor muyum?
Botoksunuz yok, saçlarınız da boya değil; öyle mi?
- Hayır botoksum yok tabii. Saçlarım da boya olsa aradaki birkaç beyaz teli göremezsin.
Gerçekten mistik güçleriniz var mı?
- Doğuştan gelen her yetenek mistiktir. Müzisyenlik yeteneğim bence öyle bir şey.
Eşiniz de meraklı mı bu tip şeylere?
- O çok daha yakın bu konulara. Ben daha çok felsefe üretiyorum.
Gözümün önüne sürekli tütsüler yanan, karanlık bir ev geliyor...
- Göstermelik bir şey yapmıyoruz. Terlik ve cübbeyle karşında oturabilirdim ama onlar gibi düşünmek öyle görünmeyi gerektirmemeli.
Arkadaşlarınızla da bu konular üzerine konuşur musunuz?
- Arkadaşlarımla hep nitelikli muhabbetler yaparım. Asla küfür etmem.
Bilmediğiniz için mi sevmediğiniz için mi?
- Bütün küfürleri biliyor olmam küfür etmemi gerektirmiyor. Bütün kadınlar sizinle olmak isteyebilir ama bu hepsiyle birlikte olacağınız anlamına gelmez. En son ne zaman küfür ettiğimi hatırlamıyorum. Sinirlensem de göstermem. O patlamalar yaratıcılığımda sertliği ve yumuşaklığı dengeliyor.
“Bu adam biraz kafayı kırmış” diyenler çıkıyor mu?
- İzlediğim programlarda benim iki yıl önce anlattıklarım daha yeni yeni konuşuluyor. “Sen delisin” diye beni sindirenler iki yıl sonra o fikirleri kullanmaya başlıyor.
Bir de şu meşhur siyah meselesi var.... Hep siyah mı giyersiniz?
- Siyah alacadır. Bütün renkleri içinde barındırır. Sahnede bana bakılmasını istemiyorum. Bir şeyler izletmek isteyen bir sanatçıyım.
İç çamaşırlarınız...
- Göstermemi ister misin? Şaka bir yana bu bir konsept. Her şeyim siyah.

DİZİ MÜZİKLERİ YAPIŞTI

2003’te dizi müzikleri hazırlamaya başladım. 25 dizi prodüksiyonunda çalıştım. Zamanla dizi müzikleri bırakamayacağım bir misyona dönüştü. Bunu kendim istememden çok, üzerime yapıştı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle