GeriKelebek Bu kitabın tohumu çocukken atıldı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu kitabın tohumu çocukken atıldı

Sahrap Soysal, babasının işi dolayısıyla çocukken Anadolu’yu karış karış dolaşmış, yemiş içmiş. ‘Ailemin yemeğe olan merakının bu serüvene çıkmamda büyük payı vardır’ diyen Soysal, bugün sadece Türkiye’nin önde gelen yemek yazarlarından değil. O aynı zamanda yemek kitaplarının Oscar’ı sayılan Uluslararası ‘Gourmond’ yarışmasının ‘En İyi Yöresel Yemek Kitabı’nın da yazarı!

Onu önce televizyon ekranında görüp sevdik. Sakin sakin gülümseyerek verdiği tarifler öyle uygulanabilir ve kolay görünüyordu ki, kısa zamanda bağımlısı olduk. Sonra çıkardığı ‘Bir Yemek Masalı’ ve ‘Anne Ben Acıktım’ adlı iki kitabıyla güvenimizi perçinledi. Bu arada Kelebek okuyucularıyla da tanıştı, ‘Bir Yemek Masalı’ köşesinde.

Yine de hepsi bir yana, şu an tattığı heyecan bambaşka Sahrap Soysal’ın. Her yıl İsveç’te düzenlenen ve yemek kitaplarının Oscar’ı sayılan Uluslararası ‘Gourmond’ yarışmasında ‘En İyi Yöresel Yemek Kitabı’ ödülünü almanın mutluluğu başka hiçbir şeye benzemiyor onun için:

Bu yarışma 10 yıldır bir vakıf tarafından yapılıyor. Yarışmaya ait bilgileri Avrupa Birliği Türkiye Bürosu’ndan aldım. ‘Bir Yemek Masalı’ Anadolu halk mutfağını, gelenekleri, şarkı ve türküleriyle anlattığım ve tüm bunları anılarımla birleştirerek kurguladığım özel bir kitaptı.’

Çok emek vererek, iki yılda, onlarca bakır kap ve yöresel örtü, aksesuvar toplayarak hazırladığı kitabınının bir gün bir yerde, bir ödül alacağından çok eminmiş Soysal:

‘Ödülü almak için İsveç’e gittiğimde, dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce yazar, basın mensubu ve konukla beraber üç gün geçirdik. İsveç dünyada en çok diplomalı aşçı yetiştiren ülkelerin başında geliyor. İsveç’te kişi başına düşen yemek kitabı sayısı çok yüksek. Yemek kültürüne çok önem veren ve hatta bunu bir devlet politikası haline getiren başka bir ülke olduğunu zannetmiyorum’ diyor.

Yemek demek benim için kültür gezintisi demek

Yemeğin tıpkı giyim kuşam ya da müzik gibi bir kültür öğesi olduğuna inanıyorum. Üstelik yemek kültürü, o ülkenin ekonomisini, tarihini, coğrafyasını ve iklimini de ifade eder.

Yani ben yemekle kısa bir kültür tarihi gezintisi de yaptırmayı arzuladım. Ama yanına da sahici anılarımı katmayı ihmal etmedim. Babamın işi dolayısıyla Anadolu’yu karış karış dolaşırken, onun yemeğe olan merakının ve annemin eski eşya, halı ve kuyumcu bulma arzusunun benim bu serüvene çıkmamda büyük payı vardır.

Küçük bir çocuk olarak annemin ve babamın peşinden ayrılmıyordum ve onların gördüğünü görüyor, yediğini yiyordum.

Yöresel yemekleri anlatırken yemeğin bir kültür olduğunu ve bu kültürün de örneğin o yörenin edebiyatından ya da coğrafyasından bağımsız olamayacağını düşündüm.

Bu yüzden yemeklerle kalmayıp, yörelere ait manilere, türkülere yer verdim kitabımda. Belki okurlarım bir yemeğin peşinden gidip, o yöreleri ziyaret ederler diye gezilecek görülecek yerleri de yazmaya çalıştım.

‘Bir Yemek Masalı’ yalnızca bir tarif kitabı değil.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle