GeriKelebek Bu heykeller yaşıyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu heykeller yaşıyor

Bu heykeller yaşıyor
refid:24671550 ilişkili resim dosyası

Paris’in saygın vakfı Fondation Cartier olağanüstü bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Ron Mueck’in kirli sakallarından gözaltı torbalarına neredeyse yaşıyor izlenimi veren heykelleri öylesine ilgi gördü ki, sergi bir ay uzatıldı. Paris’e yolunuz düşerse aklınızda olsun.

“Paris’te görmek istediklerimizden biri de Ron Mueck’in sergisiydi. Zaten seyahat tarihini de sergiye göre ayarlamıştık. İyi ki de yapmışız! Heykellere bakarken gözlerimiz her ayrıntıya defalarca takılıp kaldı ve eserleri tekrar tekrar seyrettik! Doğumu, yetişkinliğe geçişi, yaşlılığı, yaşlanırken bedenin değişimini, ölümü ve bunun gibi insanı aslında rahatsız eden, bir o kadar da çaresiz bırakan anlara ait yüzlerce duyguyu hissetmemek mümkün değildi!”
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu Evren Yılmaz, Paris’te karşılaştığımız anda sormuştu Ron Mueck sergisinin yerini! Kafasındaki eseri önce kalemle kâğıda aktaran, ardından balmumu ya da kilden küçük maketler hazırlayıp bu maketlerin istediği boyutlardaki heykellerini yaparak kalıbını çıkaran, sonrasında tırnaklarıyla, saçlarıyla, damarlarıyla, el ve ayak kıvrımlarıyla ve daha nice ayrıntısıyla neredeyse “taşı canlandıran” Mueck’in eserleri, küçük büyük çok sayıda Parislinin öylesine ilgisini çekti ki, baharda başlayan serginin tarihi bir ay uzatıldı.
Klasik heykel sanatının çok uzağında, modern-soyut heykel sanatınınsa yakınından bile geçmeyen “hiperrealist” bir tarzı var Mueck’in. Sanatçının uluslararası dikkatleri üzerine çektiği ilk eseri, Londra’daki Kraliyet Sanat Akademisi’nde sergilenen “Ölü Baba.” Silikonla kaplayıp, akrilik boyayla renklendirdiği bu heykel, ölümüne yetişemediği babasının “gidişinin” son hatırası! Tarih 1997’dir.

AİLESİ KUKLACIYDI

Basına kapısını açmamasıyla da ünlü heykeltıraşın anne-babasının bez ve tahta kuklalar üretip sattıkları biliniyor. Sanatçının heykele merakının, bu küçük bebek ve kuklalarla başlamış olabileceği düşünülüyor. Zaten Mueck’in kariyeri önce, Avustralya, Amerika ve İngiltere’de TV ve gösteri dünyasına kuklalar üreterek başlıyor. Muppet Show’da çalışıp, ardından 1990’da reklamlarda kullanılmak üzere manken üretimine girişiyor. Başlangıçta sadece bir açıdan fotoğraflanabilecek şekilde hazırladığı bu mankenleri, bir süre sonra izleyicinin hangi noktada durursa dursun “gerçek insan” duygusuyla göreceği şekilde yapmaya başlıyor. 1998 Mueck’in, kayınvalidesi Paula Rego ile işbirliğine girip, Rego’nun bir tablosu için heykeller yapmaya başladığı tarih. Özellikle Pinokyo heykeli, sanat koleksiyoncusu Charles Saatchi’yi çok etkiliyor. 1997 ise, “Ölü Baba” heykeli ile uluslararası yankı uyandırdığı yıl. Gerisi mi? Ron Mueck’in yıllar geçtikçe ününün sınırları aşıp, isminin parladığı yıllar! 2001 Venedik Bienali’ne beş metrelik “Herif” heykeliyle katılıyor mesela. Paris’in prestijli sergi salonu Grand Palais de sanatçıyı Aralık 2005’teki “Melancolia” sergisine davet ediyor. Japonya, Avrustralya, Yeni Zelanda ve Meksika da sanatçının eserlerini sergilediği ülkeler arasında.

YORGUN ANNEDEKİ GÜÇLÜ İFADE

Paris’teki Cartier Vakfı’nın (Fondation Cartier) açtığı sergide ise, kimi gerçeğine göre çok küçültülmüş, kimi ise devleştirilmiş birbirinden etkileyici 9 eser var. Fiberglas, silikon, akrilik, yağlıboya vs kullanarak hazırlanan heykellerden en etkileyicisi, plajda, şemsiye altına uzanmış yaşlı çift. Dev boyutlardaki yaşlı çiftin el ve kol pozisyonlarındaki detaylar, yaşlı adamın uzandığı dizde oluşan çizgiler, ayak tabanlarının yere dokunduğu noktada aldığı şekil vs sayesinde, uzun süre bakınca çiftin nefes alıp verdiği izlenimine kapılıyor insan. Mueck heykellerinin bir özelliği de, günlük yaşantının içindeyseler giyinik oluşları. Heykellerdeki gerçeklik hissini artıran detaylardan biri de bu zaten.
Mueck’in esin kaynaklarını basın fotoğrafları, çizgi romanlar, sanat tarihi ile masal ve efsaneler oluşturuyor. Sergide görüp defalarca incelediğimiz “Still Life” başlıklı eser de gazete haberlerinin bir sonucu! Kesilmiş gırtlağıyla bir çengele ayaklarından asılı dev tavuk, yolunmuş tüylerin deride bıraktığı izlerden tırnaklara bir kasaptan çıktığı izlenimini verse de, sanatçının esin kaynağının kasap vitrinlerinden çok “kuş gribi haberleri” olduğunu belirtelim.
Serginin en çarpıcı eserlerinden biri de mantosunun içine yerleştirdiği bebeği ve içi dolu torbalarıyla yorgun, bezgin, genç anne heykeli! “Alışveriş Yapan Kadın” başlığını verdiği ve küçük ölçekte gerçekleştirdiği bu eserinde Mueck, kadının pabuçlarından elindeki torbalara, şakaklarındaki kıvrımlardan, mantosuna yaşayan bir başka heykel çıkarmış ortaya. Öyle ki insan, bu yorgun anneye yardım etme arzusuna kapılıyor. Serginin yerleştirilmesi aşamasında bulunan ünlü Amerikalı sinemacı David Lynch bu eser için şöyle diyor: “Bebeğiyle alışverişe çıkmış genç bir kadın! Ama gerek annenin, gerekse bebeğin boyutları ve bakışları bunun çok ötesinde bir şeyler söylüyor! Sanırım işçi sınıfından bu kadın. Çok iyi organize ama kendi hayatı ona endişe veriyor sanki. Ona böyle yakın olmak, hakkında sorular sormak, bir an başını size çevireceği hissini duymak... Güzel, çok güzel, muhteşem bir eser!”

ARKADAKİ MANZARA

Anaokulundan üniversiteye geniş bir öğrenci kitlesinin de ilgi gösterdiği sergide çocukların en çok ilgisini çekense, yaşlı çiftten sonra dev yüz heykeli. Heykeltıraşın kendi yüzü olduğu düşünülen bu “uyuyan baş” heykelinin adı “Maske-II”. Kirli sakalı, burun ve kulak kılları, kırlaşmış saçları, kaşları, kirpikleri, gözkapakları, alın ve göz çevresindeki çizgileri ve hafif ayrık dudakların arasından görünen dişleriyle bu baş öyle gerçek ki, arkasına geçip de gördüğünüzün aslında içi boş, oval bir “hamur”, “taş” olduğunu fark etmek, herkeste aynı etkiyi uyandırıyor: “İnanılmaz!”

Sessiz filmi internette

Sergide Mueck’in heykellerini nasıl hazırladığını gösteren, sessiz bir film gösteriliyor. Gautier Deblonde imzalı yaklaşık bir saatlik belgesel film, heykeltıraşın atölyesinde gerçekleştirilen 18 aylık bir çalışmanın sonucu. “Still Life: Ron Mueck at Work” başlıklı DVD, sergi alanının içindeki kitapçıda bulunabilir. Sergideki eserlerin nasıl yerleştirilip hazırlandığını görmek isterseniz aşağıdaki linkteki sessiz filmi öneririz: http://fondation.cartier.com/#/fr/art-contemporain/26/expositions/866/en-ce-moment/906/le-montage

27 Ekim’e kadar açık

Ron Mueck sergisi pazartesi hariç her gün saat 11.00-21.00 arası açık. Giriş yetişkinler için 10,50 Euro. 13 yaş altına bedava.
Adres: 261, Boulevard Raspail 75014 (4 ya da 6 numaralı metro hattına binip, Denfert-Rochereau durağında inmek gerekiyor.)


Yorumları Göster
Yorumları Gizle