GeriKelebek Bu filmle insanları ağlatmak istedik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu filmle insanları ağlatmak istedik

Bu filmle insanları ağlatmak istedik
refid:14335842 ilişkili resim dosyası

85. kuruluş yıldönümünü kutlayan Anadolu Sigorta, kuruluş öyküsünü anlattığı reklam filmiyle herkesi derinden etkiledi. Markanın imaj filminde, 1924 Erzurum-Pasinler depreminde yıkılan köyleri ziyaret eden ve bu olaydan 6 ay sonra ilk Türk sigorta şirketinin kurulmasına aracı olan Mustafa Kemal Atatürk’ü oynayan 20 yıllık kurgu üstadı Mustafa Preşeva, yönetmen Bahadır Karataş ve TBWA/İstanbul Reklam Ajansı ekibi, projeyi Hürriyet’e anlattı.

Anadolu Sigorta 85. yılı için nasıl bir film istemişti?  

- Burcu Özdemir: Ajans olarak Anadolu Sigorta ile 3,5 yıldır çalışıyoruz. Her kampanyamızda “kaybetmek yok” sloganını takip ediyorduk. Bu yıl markanın 85. yılı olduğu için köklü tarihini ve hikayelerini anlatacak imaj filmi yapmak istediklerini söylediler. En kritik nokta ise bu filmle insanları ağlatmak istemeleriydi.   

- Emre Kaplan: Biz hep onlara güldüren işler yaptık. Bu kez o gözlerde bir damla yaş görmek istediler. Duygulu bir film istediler, biz de ağlatma sözü verdik. Aslında reklam süresinde bir kişiyi ağlatmak çok zor. Ama geri dönüşler ve kendi gözyaşlarımız gösteriyor ki, film amacına ulaştı.

- Burcu: Türkiye’deki sigorta oranları ortada. Avrupa’nın çok altındayız. Zaten yaptığımız, insanlara sigortanın önemini anlatmaktı. Bunu da dozajında korkutarak, yani riski ve kaybedeceklerini anlatarak yapıyorduk. ımaj filminde sigorta neye hizmet eder ile birlikte kuruluş hikayesini de anlattık.

Marka, içinde Atatürk olan bir filmi mi istedi?

- Burcu: Hayır. Ama Boğaziçi Üniversitesi’nden tarihçi Zafer Toprak, marka için bir kitap hazırlıyordu. Onunla görüştük, sonrasında uzun yıllardır hasar müdürlüğü yapan bir beyefendiye danıştık. Sonra yöneticileri dinledik. Topladıklarımızla da bu yola vardık.

- Emre: Zaten “kuruluş hikayemizi anlatsın, içinde Atatürk olsun” diye bir istekle bize gelmediler. Bu hikayeyi biz bulduk. Hiçbir markaya nasip olmayacak bir fotoğrafları vardı: Anadolu Sigorta’nın kapısından çıkan Atatürk... Senaryo TBWA yaratıcı ekibinin imzasını taşıyor. Zaten film bir Atatürk filmi değil, bu hikaye Anadolu’nun gururlu insanının kimseye muhtaç olmaması için Anadolu Sigorta’nın var olduğunun hikayesi. Atatürk bu filmde bir detay.

FİLM DEPREMDE YIKILAN BİR KÖYDE ÇEKİLDİ

Film için nasıl bir ön hazırlık çalışması gerekti?


- Bahadır Karataş: Mekan ve oyuncu arayışı dört hafta sürdü. Sonuçta çekimlerin Erzurum’a kırk kilometre mesafede, gerçekten de depremde yıkılmış ve terk edilmiş Atlıkonak Köyü’nde yapılmasına karar verildi. Filmin gerçekliğini daha iyi yansıtmak adına köyün çeşitli yerlerine dönemi yansıtacak giydirmeler yapıldı. Dekor 20 kişilik sanat ekibinin bir haftalık yoğun çalışması sonunda oluşturuldu. İstanbul çekimleri ise Sirkeci Büyük Postane’de yapıldı. Burada duvarların bir kısmı, Anadolu Sigorta kapısındaki tarihi fotoğrafa birebir uygunluk göstermesi amacıyla yeniden inşa edildi.

Filmde izleyiciyi en çok gururlu Anadolu insanı vuruyor. Bu adam kimdir? Nasıl bulundu?

- Bahadır: Bu rol için Erzurum ve çevre illerde yaklaşık dört haftalık bir araştırma yapıldı. Sonunda Sebahattin Bayraktutan’ı seçtik. Oyuncu değil kendisi, kentte yaşıyor. Dede rolüne hazırlanırken Deniz Güzelmeriç oyuncu koçluğunu yaptı. Erzurum Devlet Tiyatrosu’ndan da şive konusundan bilgi aldık.

Atatürk için onca ünlü isim varken neden Mustafa Preşeva seçildi?

- Emre: Atatürk’ün tipleme gibi olmamasını, oyuncunun ona gerçekten çok benzemesini istedik çünkü...

- Bahadır: Atatürk’ü canlandıracak oyuncuyu seçmek için de yoğun bir araştırma yapıldı, tüm filmler tarandı. Sonunda Türkiye ve yurtdışından makyaj uzmanlarının görüşleri alınarak Mustafa Preşeva adında karar kılındı. Kemik yapısı, plastik makyaj gerektirmeyecek kadar uygundu ve biz de görünüşü yapay olsun istemiyorduk.

Kendisi filmin kurgu aşamasında da yer aldı mı?

- Bahadır: Hayır. Kendisi işin içinde olmak istiyordu ama biz bildiğimiz yoldan gittik. Zaten rol aldığı reklam filminin kurgusunu da yapması, duygusal sorunlara neden olabilirdi. Ama oynarken filmi kafasında kurguladığını biliyorum.

BİR ÇOCUK “ATATÜRK ÖLDÜ DEMİŞLERDİ” DİYE AĞLADI

Kostümler nasıl hazırlandı, bu işte kimlerin emeği var?

- Bahadır: Kostümler dönem kıyafetlerine tamamen uygun olarak tasarlandı. Kostüm tasarımını aynı zamanda “Veda” filminin de kostüm tasarımcısı olan Baran Uğurlu üstlendi. Subay üniformalarının yıldızlarının aslı olmadığından, film için o yıldızlar yeniden döktürüldü. Bunlar daha sonra müzeye hediye edildi. Filmde saç-makyajı Özdemir Egemen ve şenay Korgül yaptı.

Ekip toplamda 135 kişi. Peki kaçı İstanbul’dandı?

- Bahadır: 60 kişi yerli halktandı. Keçilerle, koyunlarla birlikte eni konu sinema filmi prodüksiyonu yaptık. Erzurum sahnesini 1,5 günde, İstanbul’daki merdiven sahnesini yarım günde çektik.

Sette neler yaşandı?

- Emre: İstanbul’daki merdiven sahnesinde çok ilginç bir olay yaşadık. Bir çocuk Mustafa’yı o kostümler içinde görünce “Öğretmen Atatürk öldü demişti” diye ağlamaya başladı. Sonra da öğretmenine göstermek için birlikte fotoğraf çektirdi.

- Mustafa Preşeva: Erzurum’da hava o kadar soğuktu ki, yüzüm dondu; lenslerim düştü düşecek. Ve sadece gözlerle oynuyorsunuz. Olacak gibi değildi, 20 dakika sobaya tuttum yüzümü.

Atatürk makyajı kaç saat sürüyordu?

- Mustafa: Yüz makyajı 1,5 saat sürüyordu. Peruk için provalara geldik, 4 gün 5-6 saat saçın takılmasını yaptık. Benim için en zoru lens takmaktı.

YETENEĞİ OLMASA DA BU FİLMDE OYNARDI

Atatürk’e dublaj mı yapıldı?


- Mustafa: Ben Makedonyalı’yım, Türkçe’yi hâlâ kırık konuşuyorum. Ama o kadar çok çalıştım, şive öyle düzgün bir hale geldi ki, herkes başkası konuştu zannetti.

Başka roller de oynamak istemez misiniz?

MP: Aslında ben oyunculuk okuyacaktım zaten ama olmadı.

Nasıl yani?

- Mustafa: Belgrad Teknik Üniversitesi’nde makine mühendisliği okuyordum. Ama okuldan çok memnun değildim. Belgrad Üniversitesi’nin film akademisine girmeyi istiyordum. Sonunda hem oyunculuk hem de film akademisi için başvurdum. Daha sınava girmeden önce hangi bölümü seçeceğimi sordular. “ıkisinden biri” dediler. Dışarı çıktım. “Oyuncular” diye seslendim, nereden baksanız 850 kişi bana döndü. ıçeri dönüp film akademisine kaydımı yaptırdım. Annem o dönem bankada çalışıyordu, ona söylediğimde altı ay benimle konuşmadı.
- Bahadır: Oyunculuk konusunda çok yetenekli. Yeteneği olmasa da kullanırdık ama gerçekten bir cevher var.

ONU CANLANDIRMAK BİLE BÜYÜK BİR GÜÇ VERİYOR

Sizin Atatürk’ü canlandırdığınızı öğrenen dostlarınızın ilk sorusu ne oldu?


- Mustafa: “Yine mi Atatürk oldun” diye takıldılar.

Siz kendinizi Atatürk’e ne kadar benzetiyorsunuz?

- Mustafa: Her duruşta, her planda benzemiyorum. Ama sol profilim çok benziyor, bu doğru.

Oynarken zorlandınız mı?

- Mustafa: Öyle bir karakter ki Atatürk, güç sizde oluyor. Çekimde bile. Oturuyorsunuz merkez sizsiniz, kalkıyorsunuz merkez yine sizsiniz. Bu, rolü daha da kolaylaştırıyor.

“ATATÜRK LAZIM, GEL” DİYEN HERKESE GİDEMEM

20 yıldır montaj masasında sabahlara kadar yönetmenlerle çalışıyorsunuz. Atatürk’e benzerliğiniz daha önce fark edilmedi mi?


- Mustafa: 13 sene önce ış Bankası reklamında da Atatürk’ü canlandırmıştım. Ama ben de maymun değilim ki, “Atatürk lazım gel” diyen herkese gidemem!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle