GeriKelebek Bu filmi izlemeye herkesin eli mahkum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu filmi izlemeye herkesin eli mahkum

Bu filmi izlemeye herkesin eli mahkum
refid:6898106 ilişkili resim dosyası

Senaryosunu mahkumların yazdığı, başrollerini tutuklu ve hükümlülerin, gardiyan rollerini ise İnfaz ve Koruma Memurları’nın paylaştığı "Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım" filminin çekimleri, Bayrampaşa Cezaevi’nde sürüyor.

Çekimler nedeniyle haftalardır günlerini cezaevi duvarları ardında geçiren yönetmen Hamdi Alkan ile oyuncu Vural Çelik, projeyi ve orada yaşananları Kelebek’e anlattı.

HAMDİ ALKAN: BU KADAR İYİ OLACAĞINI HESAPLAMAMIŞTIM

n "Ezo Gelin"de oynarken bir anda yönetmenliğe geçiş yaptınız. Neden?

Sonuçta ben bu işin içinde olan biriyim ve bir filme yönetmen olarak imza atma düşüncesi beni çok heyecanlandırdı.

n Duyduğum kadarıyla da çok şefkatli bir yönetmenmişsiniz...

- Şefkat olmasa bu iş olmaz ki zaten... Bağırıp çağırarak yürütemeyiz. Çekimler sırasında mahkum arkadaşlarımızın mutlu olmaları çok önemli. Çünkü burası stresi kabul etmeyecek, gerilimi kaldırmayacak bir yer... Sonuçta 5 yıldızlı tatil köyünde değiliz.

n İlk yönetmenlik denemenizde cezaevi ortamında bulunuyor ve filminizi burada çekiyorsunuz.

- Evet, bu benim ilk sinema filmim, Vural’ın da (Çelik) ilk başrolü... Film mahkumlarla çekiliyor. Onlar yazdı, onlar oynuyor yani... Ama konuk oyuncu ziyaretimiz bol... Doğa Rutkay, Levent Ülgen ve Volkan Severcan’dan sonra dün de Tamer Karadağlı, Sinan Albayrak, Turgay Tanülkü ve Hakan Yılmaz çekimlerimize katıldı.

n Başlarda "İlk yönetmenlik deneyimini böyle bir yerde yaşamak zor olur" gibi bir tedirginliğiniz olmadı mı?

- Birol Güven projeden bana ilk söz ettiğinde, bu büyük sorumluluk diye düşündüm tabii... Ama senaryo yazımı 7 ay, hazırlığı ise sadece 3 ay sürdü. Çekimlere o kadar hazırdık ki bir anda başladık. Yalnız ben farklı bir sıkıntı yaşıyorum. Kızım Ayşem daha sadece 4 aylık... Diğer kızım Zeynep de 9 yaşında... Doğru dürüst göremediğim için onları çok özlüyorum.

n Film nasıl oluyor sizce, içinize sindi mi?

- Duygulu ve samimi bir film oluyor. Hatta başrol oyuncusunun küçük bir çocukla olan sahnesini hiç sormayın... "Babam ve Oğlum 2" vakası gibi bir şey, kesinlikle izleyiciyi gözyaşına boğacak. Baştan beri iyi bir şey olacağı, ortaya güzel bir şeyin çıkacağını hissediyordum, ama doğrusu bu kadar iyi olacağını hesaplamamıştım! O yüzden biraz şaşkınım. Her sahneyi oya gibi işlemeye çalışıyoruz. Sloganımız ise "Bu filme gelmeye eliniz mahkum!"

CEZAEVİ TARİH OLACAK AMA BELGESELİ KALACAK

n Hamdi Bey, öğrendiğime göre bu cezaevi Silivri’ye taşınıyormuş, doğru mu?

- Evet, yakında Silivri’deki yeni yapılan binaya taşınacak. Yani filmin böyle bir belgesel misyonu da olacak. Mapushane belki yavaş yavaş tarihe karışacak ama belgesi kalacak. Bu arada filmin inanılmaz bir finali olacağını da ekleyeyim.

VURAL ÇELİK: CEZAEVİNDEYİZ AMA HALİMİZDEN MEMNUNUZ

n Çoğu oyuncu, gayet iyi ortamlarda bulunsa bile "Zor şartlarda çalışıyoruz" demeyi adet edinmiştir. Ama bu sözü söylemeye sizin hakkınız var. Cezaevinde, gerçekten zor şartlar altında çalışıyorsunuz.

- Tabii ki Antalya’da bir kumsalda film çekmekten çok farklı durumumuz. Günlerdir bir cezaevinde bulunuyor, burada çalışıyor olmanın zorluğu yok değil. Fakat halimizden şikayetçi değiliz. Çünkü şu ana kadar ortaya çıkmış olan işten memnunuz. Yönetmenimiz Hamdi Alkan, bana kişisel olarak da destek veriyor. Keyifli bir çalışma yapıyoruz.

n Bu sizin ilk başrol deneyiminiz, öyle değil mi?

- Evet, "Her Şey Çok Güzel Olacak", "Organize İşler" ve "Gora"da oynadım. Aslında sadece ilk başrol değil, aynı zamanda ilk dram çalışmam... Bu filmde insanlar hem ağlayıp hem gülecek...

n Bu filmde "Avrupa Yakası"nın Kubilay’ından çok farklı bir karakterde izleyeceğiz sizi. Rolünüzü anlatır mısınız?

- Benim canlandırdığım karakter bir kuaför... Yıllarca görmediği bir arkadaşıyla yolda karşılaşıyor. Telefon alış verişi yapıp ayrılıyorlar. Sonra arkadaşını arıyor; tabii onun illegal işlere karıştığını bilmeden! Arkadaşının telefonu dinlendiği için birden bire kendini karışık olayların içinde buluyor, sorguya alınıyor.

n Buradaki mahkumlar, en çok sizinle oynamak istemişler. Bunu biliyor muydunuz?

- Evet, bunu ben de duydum. Yüzde 98’i benim adımı vermiş, benimle beraber kamera karşısına geçmek istemiş. Bunu öğrenince mutlu oldum. Ama beni en çok sevindiren şey, birçok festivalde gösterilecek bir filmde başrol oyuncusu olmak...

BURADAKİLERE KATİL GÖZÜYLE BAKAMIYORUM

n Vural Bey, burada yatanlar ya katil zanlısı ya da uyuşturucudan içeride... Bol bol gözlem yapma fırsatı bulmuşsunuzdur, neler söyleyeceksiniz onlarla ilgili?

- Burada ben hiç suçlu görmüyorum. Geldiğimden beri suçlu ya da mahkum olarak isimlendirdiğimiz insanlarla o kadar güzel bir arkadaşlık bağı kurduk ki... Sana o kadar sıcak davranan kişinin 3 tane cinayetinin olduğuna inanamıyorsun haliyle... Bana hiç kimse suçlu değilmiş gibi geliyor. Başka bir pozisyonda buraya gelseydim gözlem yapma şansım olabilirdi. Ama bizimle aynı atmosferde yer alan arkadaşlar çok iyi, sıcak ve içtenler. Haklarında farklı şeyler hissedemiyorum. Kimse annesinin karnından bıçakla, tabancayla doğmuyor. Tek gözlemlediğim, artık koğuş ağası ve racon kesme durumunun olmadığı...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle