GeriKelebek Bu albümde teşekkür de küfür de bana gelecek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu albümde teşekkür de küfür de bana gelecek

Bu albümde teşekkür de küfür de bana gelecek
refid:8998028 ilişkili resim dosyası

Güler "Bu albümü eleştirirken küfürü de teşekkürü de bana edecekler" diyor.

Güler, kendi isteği dışında gelişip tamamlanan ilk albümünün ardından her şeyiyle kendini anlattığı ikinci albümü "Bu Kadar Yeter"i piyasaya sürdü. Rock camiasının ustalarının yanı sıra Sezen Aksu’dan da destek alan Güler "Kendi imkanlarımla, bütün çilesini kendim çekerek benim olan bir albüm yaptım. Bu albümü eleştirirken küfürü de teşekkürü de bana edecekler" diyor.

Yapımcılık dahil albümün her yerinde adınız var....

- Yapımcılığını ben üstlendim, ama birçok kişinin de desteği var. Tam bir imece albüm yani... İlk albümden memnun olmadığımdan tamamına hakim olabileceğim bir çalışma yapmak istedim.

Bu albümde teşekkür de küfür de bana gelecek
İlk albümden neden hoşnut değildiniz?

- Şarkıların hemen hepsi çocukluk bestelerimdi. Şu an 27 yaşındayım ve o zaman yaptıklarımla şimdikiler arasında ciddi fark var. Ayrıca ilk albümde hangi şarkıyla çıkış yapılacağından tutun da imaja kadar hiçbir konuda benim fikirlerim dikkate alınmadı. Klipteki makyözüm bile Ebru Gündeş’in makyözüydü, tarzıma hiç uygun değildi. Dolayısıyla arkasında duramadım o albümün.

Plak şirketinize sözünüz neden geçmedi?

- 5 yıllık bir anlaşmamız vardı ve anlaşma gereği "Ben artık istemiyorum" deme lüksüm yoktu. Bana kasti olarak bir zararları olmadı. Aynı frekansta değiliz deyip beni azat etmelerini istedim. Onlar da anlayış gösterip sözleşmeyi feshetti.

İlk albümden çıkarımlarınız ne oldu peki?

- "Neyi nasıl yaparsam güzel olur"dan çok, "neyi nasıl yaparsam batarım"ı öğrendim. Bu anlamda iyi bir tecrübeydi benim için. O yüzden kendi imkanlarımla, bütün çilesini kendim çekerek, herşeyiyle benim olan bir albüm yaptım. Bu albümü eleştirirken küfürü de teşekkürü de bana edecekler. Vicdanen çok rahatım. Ne kadar kitleye ulaşır, ne kadar ses getirir hesaplamaksızın evimde keyifle dinlediğim bir albüme sahip oldum.

Bu arada geçirdiğiniz dönem sanıyorum ki kolay olmadı...

- Hepimizin hayatlarında depresif dönemler vardır. Yaşadıklarımızla paralel olarak ya çok hafif ya da ağır geçer. Ben en ağırını geçirdim. Bir buçuk yıl kadar eve kapandım, sosyal hayatım bitti. Yaşama küsmekten çok, her şeyden kendimi soyutlamak istedim. Yaşadıklarım da bana şarkı olarak döndü. Ayağa kalkma evresinde ise bana destek veren iyi dostlarım vardı. Yalnız olmadığımı gördüm.

Yeni albüme gelen tepkiler nasıl?

- Hiç kötü tepki almadım. Elbette sevmeyenler olacaktır, ama herkes albümdeki emeği görüp algılıyor. Sevindirici kısmı da bu. Kayıtlardaki müzisyenler kendi ekip arkadaşlarım. İki parça hariç tüm şarkıların düzenlemesi gitaristim Umut Yıldız’a ait. Yetenekli ama isim yapmamış insanlarla çalışmayı istedim. Şarkılar fabrikasyon olmamalıydı. Bu çabaya da değdi.

/images/100/0x0/55eb50a6f018fbb8f8b956b3
"Sevgilim Hoşçakal"ın klibinde kuma gömülüyorsunuz. Çok çile çektiniz mi o çekimlerde?

- Burak Kolcu’nun yönetmenliğinde Kilyos’ta, soğuk bir bahar günü çekildi o klip. Klipte çamurdan çıkıp kendini temizlemeye çalışan biri var. Bunun için buz gibi bir suya girdim. Zor dayandım, çığlıklar attım. Yine de en zorlu kısmı toprağa gömülüp dakikalarca orada belli bir konumda beklemekti. Her şeye rağmen sonuç çok iyi oldu.

"Bu Kadar Yeter" sancılı dönem sonrası bir çıkış noktası oldu diyebilir miyiz?

- Neresinden bakarsanız bakın "Bu Kadar Yeter" benim için çok anlaşılır ve manalı... Fotoğraf konsepti, şarkılar ve klip aynı dili konuşuyor. Önemli olan da bir şey ifade etmesiydi.

Albüm kapağında depresif bir imajınız var. Bu görüntünün arkasında mısınız?

- Aslında orada birçok süreci yaşayıp biraz bezmiş ama bir şekilde hálá bir şeyler yapmaya çalışan ve kendi gücünü göstermek isteyen bir kadın var. O fotoğrafa bakıp insanların "Bu kadın ne yapmış" diyerek merak etmelerini istedim. İnsanlar tarafından doğru anlaşılayım diye masum yüzlü biri olmak istemedim. Bu bana hiç samimi gelmedi çünkü...

Neden 5 şarkıyla sınırlı tuttunuz albümü?

- İnsanlar repertuvar sıkıntısı çektiğimi düşünebilirler oysa ben devamlı üreten biriyim ve 80’i aşkın bestem var. Sürekli de yenileri geliyor. Ancak bugün çok tutmuş 12 şarkılık bir albüme bile en fazla 3 ya da 4 klip çekiliyor ve tanıtımı çok fazla yapılamıyor. O yüzden ben düzenli aralıklarla 6-8 ayda bir böyle 5 şarkılık albümler yapmayı planlıyorum. Bu albümlerin de mümkün olan en düşük fiyata piyasaya sunulmasını sağlayacağım. "Bu Kadar Yeter" sadece 5 YTL’ye satılıyor.

Bu albümde teşekkür de küfür de bana gelecek
Sezen Aksu’dan şarkı almak rockçılar arasında yeni bir trend mi?

- Aslına bakarsanız bunu hiç düşünmedim. Zaten ticari baksaydım Sezen Aksu’nun daha çok bilinen bir şarkısını seçerdim. "Adem Olan Anlar" Sezen Aksu ve Uzay Heparı’nın ortak bir çalışması. Ben bu şarkıyı oldum olası çok severim. Sözleri ve duruşu benim yaptığım albüme çok uydu. Bir de şarkının herkes tarafından bilinmediğini fark ettim. Dinleyip de "Yeni besten mi?" diyen arkadaşlarım vardı. Biraz daha ön plana çıkmasını istedim. Önceleri bu şarkıyı tanınmış bir isim olmadığım için Sezen Aksu’nun bana vermeyeceğini ya da başka problemler çıkabileceğini düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı. Sezen Aksu gerçekten de çok büyük bir isim ve onun cephesinde hiçbir sorun çıkmadı. Bu şarkıyı söylemek çocukluk hayallerimden biriydi, gerçekten gurur verici bir şey.

Size ve konser bilgilerinize ulaşmak için ne yapabiliriz?

- Resmi web sitem www.guleronline.com yayında. Her türlü bilgi ilk olarak sitemde yayınlanıyor. Ayrıca

/images/100/0x0/55eb50a6f018fbb8f8b956b7
facebook’ta ve Myspace’te de varım. 

Rockçılar sadece geceleri evden çıkan tipler değil

Türkiye’de rock müzik yapıyorsan her yaptığın sorgulanıyor. Albüm satmaz diye siparişler minimumda tutuluyor. Katılacağımız televizyon programı sayısı çok kısıtlı. Katıldığın zaman da "Rockçılar televizyona çıkmaz ki, siz niye çıkıyorsunuz?" yorumuyla karşılaşıyorsunuz. Geceleri sokağa çıkan, Beyoğlu’nda bira içmekten başka bir şey yapmayan insanlar gibi gösteriliyoruz.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle