Boşanma endüstrisi

Güncelleme Tarihi:

Boşanma endüstrisi
Oluşturulma Tarihi: Kasım 21, 2009 14:47

Topu topu yarım saat süren tek bir celsede boşandığımda çok gençtim. Saçlarımı kestirdim, biraz kilo verdim ve Kaş’a tatile gittim.

Haberin Devamı

Boşanan Ünlüler / Foto Galeri

Yapıp yapabildiğim bu kadardı, zaten aklıma da daha fazlası gelmemişti. Boşanmanın üstesinden gelinemeyen bir başarsızlık olarak görüldüğü günler geride kaldı. Daha duvağı başına takıldığı andan itibaren evliliğine dair kafasında soru işareti olanlar artık yıllarca dişlerini sıkıp beklemek yerine, tez elden boşanıyor.
Yeniden doğup, başka biri olmak isteyenler sayesinde boşanmak bir sektöre, hatta endüstriye dönüştü. Bütün dünyada gittikçe artan boşanma salgını girişimcilerin yaratıcılığını körüklüyor, iştahını kabartıyor. Boşanma partileri, fuarlar, estetik cerrahlar, tur şirketleri, yaşam koçları, hukukçular, kuaförler, diyetisyenler, alyans tabutları, kitaplar ve arkadaşlık siteleri boşanmış zamane insanına hep bir ağızdan “Sakın bedbaht olma...” diye moral ve cesaret veriyor: “Hayat boşandıktan sonra başlar.”

Haberin Devamı

ERKEKLER SAÇ EKTİRİYOR KADINLAR MEME YAPTIRIYOR

Erkekler boşanmayı genellikle fiziksel bir soruna bağlamazken, kadınlar “Memelerim küçüktü, o yüzden aldatıldım” diyebiliyor. Yine de erkekler arasında da boşanma sonrası estetiği yaptıranlar var. Genellikle bu konuda çok ketum davranıyorlar. Kadınlar biraz aceleci, hemen sonuç almak istiyor. Erkekler daha çok yüzleri ve ifadeleriyle ilgileniyor. Gözkapağı ve saç ekimi operasyonlarına yöneliyor. Bedenlerini önemsemiyor, çok göbekliyse nadiren liposuction yaptırıyor. Yüzlerini gerdirmek isteseler de cesaret edemiyorlar. Estetikli görünmekten ödleri kopuyor. Kadınlar, boşanma öncesinde engellemek için, boşandıktan sonraysa bambaşka biri olmak için geliyor. “Hep burnumu yaptırmak istiyordum kocam engel oluyordu” diyenler de var. Boşanan kadınların bir bölümü kıskandırmak istiyor. Mesajları, “Neler kaçırdığının farkında mısın?” Daha çok bedenlerine yönelerek dişiliklerini ön plana çıkarmak istedikleri için meme operasyonları ve karın liposuction’ı yaptırıyorlar. Büyük bir yenilenme harekatı sözkonusuysa vücut için yapılanlara yüz operasyonları da ekleniyor. Kendim için güzelleşmek istiyorum diyenlerse bir-iki değişiklikle yetiniyor.”

Haberin Devamı

BOŞANAN KADIN GENÇSE ÇARPICI SAÇ İSTİYOR

“Kadın 25-30 yaş arasındaysa boşanmanın duygusal şiddeti de yüksek oluyor. Genellikle fark edilmek istiyor, en çarpıcı kesimleri ve renkleri seçiyorlar. Boşanan kadın durmadan kocasından bahsetmek istiyor: “Orhan, bu hayvan artık karşımda donla oturuyor” diye dert yanan bir kadının saçları kısaysa beline kadar kaynak yaptırıyor, uzunsa kestiriyor. Kadınlar boşandıktan sonra gösterişli kıyafetler giyiyor ve hacimli saç istiyor. Ancak ilk tepkilerden sonra durulmaya başlıyor. Ya iş hayatına yönelir ya da bir erkek arkadaş bulur. Daha isabetli ve kendine yakışan saç şekilleri olur. 30-45 yaş arası, kadınların en güzel zamanı bence. Daha sakin boşanırlar. Koyu saçlara yönelir ve beyazlarını kapatmak isterler. Bana kalırsa zarif erkekler asla saç ektirmez, saçlarını kısacık kestirip platine boyatır. Saçlı erkekler çok kötüdür, 40 yaşın üstündeki bir erkeğin saçlarının olması için hormonlarının çok iyi çalışması gerekir. Böyle erkek çok azdır. Belli bir yaştan sonra tüy gibi dört teli saçı at kuyruğu yapan adamdan hayır gelmez. Karizma yapmak isteyen kas çalışsın, giyinmeyi öğrensin ve kibar olsun.”

Haberin Devamı

ASIL SEBEP PARA DEĞİL İNTİKAM

Tam 284 boşanmış çiftle konuşarak “Mutlu Olmak İçin Evliliğin Şifreleri” kitabını yazan Cengiz Hortoğlu ünlü bir boşanma avukatı. İnsanların yüzde yetmişinin gereksiz yere, genellikle de iletişim sorunları yüzünden boşandığını söylüyor: “Mantık evliliğini kabul etmiyor, sınıf atlamak için yapılan evlilikleri de çok yanlış buluyorum. Mal ve çocuk paylaşım savaşları, aşkın kin ve nefrete dönüşmesi sonucu yaşanır. Başından üç-dört evlilik geçmiş adamlar arasında yoksullaşan, kadınlar arasında da zenginleşenler var tabii. Mesela eşine şiddet uygulayan zengin bir adam işleri kötü gidince bütün mal varlığını karısının üstüne yaptı. Daha sonra boşanmaya karar verdiler. Kadın atılan her tokadın intikamını alarak adamı dilenecek hale getirdi. Kadınların esas derdi para değil, adama kök söktürmek. Çalışmayan kadın boşanana kadar tedbir, sonrasında yoksulluk nafakası alıyor. Çocuklar için de iştirak nafakası alınır. Bir yıl evli kalıp, evlenmediği sürece ölene kadar nafaka alan kadın vardır ama hiçbir erkek nafaka ödeyerek yoksullaşmaz. Astronomik tazminat taleplerini boşanma davalarında harç ödenmemesine bağlıyo-rum. Başka davalarda yüksek tazminat talep ederseniz çok yüksek harçlar ödersiniz. Boşanmada ise ek harç ödenmediği için insanlar uçtukça uçuyor. Aldatma davalarında zinayı kanıtlayabilirseniz mal paylaşımında hakim kusurlu olanın payının bir kısmını mağdura vermeyi takdir edebilir. Mal paylaşımında evlilik sırasında edinilmiş mallar, evlenmeden önce sahip olduklarınız ve kişisel mallar (miras, piyango vs) ayrılır ve bilirkişi tarafından hesaplamalar yapılır. Ortaya çıkan “artık değer” ikiye bölünür. Evlilik sözleşmesi hep vardı ama 2002’den önce mal ayrılığı olduğu için kullanmaya gerek kalmıyordu. Genellikle zengin erkeklerin ailelerinin ısrarıyla noterde hazırlanıyor. Bunu gurur meselesi yapıp son gün evlenmekten vazgeçen kadınlar tanıyorum. Evlilik sözleşmesi evlilik sırasında da yapılabilir. Sözleşmeye yanaşmayan karısını boşanmakla tehdit eden adam da var.”  

Haberin Devamı

AKILLI MÜTEAHHİT 1+1 EVLERİ 3+1’DEN UZAK TUTAR

“Boşandıktan sonra genellikle oturmak istenilen muhitle bütçe arasında uçurum olur. İnsanlar arkadaşlarından uzaklaşmak istemiyor ve merkezi yerleri tercih ediyor. Ancak beklentiler ve birikimler pek buluşmuyor. Alışılan düzenin değişmesi ve hayatın küçülmesi büyük sorun. Karşı tarafa gününü göstermek için standartlarını çok zorlayan da, bir göz oda olsun benim olsun, diyen de var. Bir erkek Beyoğlu, Cihangir tarafında stüdyo arıyorsa o zaten niyetini boşanmadan çok önce bozmuştur. Akıllı müteahhitler rezidans yaparken 1+1 bekar bloklarını, 3+1 aile bloklarından uzak tutar.”

TUNA KİREMİTÇİ  UZUN İLİŞKİ KURAMADIĞI İÇİN ROMAN YAZAMIYOR

Haberin Devamı

“Kadınlar kendilerini ve fiziksel görünümlerini değiştirmeyi daha çok istiyor. Erkekler genellikle arkadaş ve sosyal çevrelerini değiştirmekten yana. Sosyal bağlantılar geliştirmek için golf ve tenis gibi sporlara yöneliyorlar. Fakat sonradan bunların da bağımlısı oluyorlar. Tenise yeni başlayan bir adam turnuvalara gidiyorsa, bağımlı olmuş demektir. Erkekler gittikleri bar ve restoranları değiştiriyor. Aniden boşanmak zorunda kalanlarda, geçmişteki kötü tecrübelerin kapakları da açılıyor. Paralize oluyor ve farkında olmadan iç kaynaklarını da kullanamaz hale geliyor. Mesela Tuna Kiremitçi boşandıktan sonra roman yazamaz hale geldi, sadece köşe yazabiliyor. Çünkü artık uzun süreli ilişki yaşayamıyor. Kadınlar duygusal geleceklerini planlamakta zorlanıyor. Oysa erkekler hemen başka bir kadının avcuna düşüp ilk yılda evleniyor. Duvağı başına takıldığı andan itibaren evlenmemesi gerektiğini düşünen bir kadın danışanım tam 11 yıl sonra boşanmış. Üç-beş yıllık geleceğini detaylı planlayan ve zihinsel detoks yapan biri boşandıktan sonra en verimli çağını yaşayabilir. Yarım bıraktığı eğitimini tamamlayabilir, dil öğrenebilir, resim yapabilir, seyahate çıkabilir. İlk boşanmasını düzgün bir şekilde atlatamayanlar ise aynı sorunları tekrar tekrar yaşar.”

KADINLAR BOŞANDIKTAN SONRA SERİ MONOGAMİYE DALIYOR

Davranış terapisi uzmanı profesör Mehmet Sungur ilişkiler üzerine “Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey” adlı bir kitap yazdı. “Her iki tarafın da arzusuyla boşanılmadığı sürece, ki bu çok nadirdir, boşanmak acı ve travma kaynağıdır” diyor: “Anlatmaya çalıştığımız en önemli şey karı-kocalık ile anne-babalığın ayrı şeyler olduğu. İnsanlar acılardan bir şeyler öğrenebilir ama genellikle öğrenmek istemiyorlar. Erkekler poligam olarak bilinir ama kadınlar da seri monogami yaşıyor. Yani bir ilişki bitiyor, hiç boşluk vermeden yenisine giriyorlar. Herkesin ikinci bir ilişkiye girmeden önce kendisi olmayı ve tek başınalığı öğrenmesi gerekir. Hayatlarında biri olmayanlar terapiye gidiyor, en azından biri kendisini dinliyor ve önemsiyor. ‘İhtiyaç duyulma ihtiyacından’ kurtulabilen biri özgürleşebilir. Birilerinin eşi olmadan özgürce sevebilmeyi öğrenmenin en iyi yolu tek başınayken de her şey yolundaymış gibi davranmak. Bunu en iyi bebekler yapar. Düşünün, yürümeye çalıştıklarında en az 200-250 kez düşüyorlar. Oysa bir yetişkin birkaç denemede hayalkırıklığına uğradığında hemen vazgeçiyor. Kendine güven azaldıkça tek başınalığın özgürlüğü, yalnızlığın çaresizliğine dönüşüyor. Suçlayıcı öykülerden vazgeçerek, çocuksu bir masumiyetle kendimizi anlamalıyız. Ancak tek başınalığının keyfine varmayı bilen biri ilişkinin de keyfine varır. Gerçek sevginin elde tutma taktikleriyle hiç ilgisi yoktur. Bir ilişkiyi kaybetmekten daha kötüsü, ilişki kurmanın anlamlı olduğu inancını kaybetmektir. Bu kayıp, olgunlaşma şansımızı azaltır. Evlilikteki güç dengeleri genellikle ilk yıllarda oluşur, rekabet küçümsemeye dönüştüğünde sorun çıkar. Boşanma sonrasında kadınlar daha çabuk toparlıyor, çünkü bu kararı almak için uzun uzun düşünüyor. Erkek boşanma lafının sözde kalacağını sanıyor ama kadın bir karar verdiğinde onu kimse durduramıyor.”

Bu fuara evli giren boşanmış çıkıyor

“Evlilik fuarı var, neden boşanma fuarı da olmasın” diyen bir Fransız girişimci “Yeni Başlangıç” adlı fuarı düzenledi. İlki 2007’de düzenlenen bu fuar, her iki evlilikten birinin boşanmayla bittiği Paris’te her yıl tekrarlanıyor. Fuara danışmanlar, hukuk firmaları, boşanma sonrası hayata devam etmeye yönelik hizmetler, tarot kartları okuyanlar ve özgüven koçları katılıyor. “İmajınızı yeniden fethetmede plastik cerrahinin rolü” ve “Gestalt metodlarıyla partnerinizi yeniden baştan çıkarmanın yolları” gibi konferansların yanı sıra “İnternet’te tanışmak” ve “Ayrılık: Bir avukat ne yapar?” gibi seminerler de veriliyor. Bu fuarın bir benzeri Viyana’da da düzenlenmeye başladı.

Alyansını tabuta  göm ve parti ver

Masif ahşaptan yapılan alyans tabutlarının içi siyah kadifeyle kaplı. Tabutlar üzerindeki metne göre 30-35 dolar civarında. www.weddingringcoffin.com adlı linke tıkladığınızda boşanma partisi organize eden bir şirkete de ulaşabiliyorsunuz. Evet, boşanmanın partisi de kutlanıyor. Ve yurtdışında parti organizatörlerinin hazırladığı boşanma partilerinin sayısı hızla artıyor. Türkiye’de ise arkadaşlar arasında pasta kesip küçük partiler düzenlemekle yetiniliyor şimdilik. Parti fotoğrafçısı Efe Babacan boşanma partisi fotoğrafları çekmek için bir web sitesi kurdu ama henüz bu siteye başvuran olmadı. 

Boşanma turları için kışın göl kenarı, yazın Prag

Dünyada boşanmışlara dönük turlar düzenleniyor ama Türkiye’de bu konu şimdilik seyahat şirketlerinin radarına girmemiş. Turizmci Selami Çelebioğlu, “Çok iyi bir fikirmiş bu. Turlara espri katmak için hayata geçirebilirim. Ancak lojistiğini iyi planlamak gerek. Günübirlik macera arayanlarla ilişki isteyenleri ayırmalı. Program ağlama duvarına dönmesin diye bir psikolog bulundurmak da gerekebilir” diyor. Seyahat şirketi sahibi İbrahim Temel de bunun güzel bir fikir olduğu görüşünde: “Böyle bir turun temel amacı kafa dağıtmak olmalı. Ancak ayrıca eş bulabileceğiniz turlar da düzenlenebilir. Çok pahalı turlar olmamalı bunlar, boşanan insanın parası olmaz. Yurtiçinde kışın Sapanca ve Abant gibi göl otelleri ve Antalya’daki her şey dahil tesisleri, yazın Kaş ve Kalkan olur. Yurtdışında Prag ve St. Petersburg iyidir.”

Boşananlar kitap kurdu oldu

Boşanma kitapları artık bir külliyata dönüşmüş durumda. Yazarların çoğu kadın. Adele Parks’ın “Başka Kadının Papucu” ve “Kocalar”ı, Debby Holt’un “Eski Eşin Yaşam Rehberi”, Agnes Abecassis’ın “Boşanmış Genç Bir Kadının Başına Gelenler” romanı ve Lucy Diamond’ın “Aştım Seni” adlı kitabı bu türün en popüler örnekleri arasında.

Sanal alemde flört durumu nasıl?

Boşananlar yeniden evliliğe cesaret edemez sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Arkadaşlık sitesi Siberalem.com’da sevgili ya da eş arayan 812 bin boşanmıştan 322 bini kadın, 490 bini ise erkek. Siteye her gün 35-40 bin boşanmış kişi giriyor. Boşanmışlar arasında yaşları 18-25 olanların oranı yüzde 9, 26-35 yaş grubu yüzde 38, 36-45 arası yüzde 39 ve 46 yaş üstü yüzde 14.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!