GeriKelebek Bond’a bir şeyler olmuş
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bond’a bir şeyler olmuş

Bond’a bir şeyler olmuş
refid:1475715 ilişkili resim dosyası

Pierce Brosnan, James Bond şapkasını çıkarttıktan sonra oyunculukta farklı sulara yelken açma başladı. Bir kiralık katille, dürüst bir iş adamının dostluğunu anlatan Matador adlı filmde sevenlerinin karşısına farklı tarzdaki bir rolle çıkıyor ve kendisinin bugüne dek keşfedilmemiş bir yönünü, komedi yeteneğini ortaya koyuyor. Eğlenceli ve sıra dışı bir kara komedi olan Matador’da Pierce Brosnan kadar, Greg Kinnear ve çekimler sırasında ikinci çocuğuna hamile olan Hope Davis de başarılı bir oyun sergiliyorlar.

 THE MATADOR

Bond’a bir şeyler olmuş

 MATADOR
Yön: Richard Shepard
 Oyn: Pierce Brosnan, Greg Kinnear, Hope Davis
 Tür: Komedi-Suç-Gerilim
 Süre: 96 dk.

Pierce Brosnan, James Bond imajından kurtulmak için elinden geleni yapıyor, elindeki bütün kartları oynuyor. Kara komedi olarak tanımlanabilecek olan Matador, bunun en son ve de en başarılı örneği.

 Matador, İspanyolca’da ‘öldüren’ anlamına geliyor. Filmde de bir kiralık katilin, yani ‘öldüren’in hikayesi var. Ne yazık ki matador filme sadece ismini vermekle kalmamış. Boğaları bir arenaya salıp, önce yaralayıp, iyice güçten düştüklerinde öldüren ve bunu zafer olarak gören matadorların ve boğa güreşlerinin görüntüleri de filme dahil olmuş. Ve yine ne yazık ki, boğa ile matador arasındaki bu hiç de adil olmayan mücadeleyi bir stadyum dolusu insanın alkışlarla, heyecanla ve da hatta ağızları sulanarak izliyor olması gösterilerek, özendirici bile olunmuş.

 Şu güzelim filmi matadorları, boğa güreşini meşru kılarak rezil etmeseler, hayvan sevenlerin de canını sıkmasalar çok iyi olurmuş tabii.

 Filmin kendisi, başta da dediğim gibi hiç de fena değil oysa. Eğlenceli, keyifle izlenen bir kara mizah örneğiyle karşı karşıyayız.

 İŞİ, ÖLÜMÜ KOLAYLAŞTIRMAK

 Julian Noble (Pierce Brosnan) 22 yıldır ölüm makinesi gibi çalışan, kendi deyimiyle ölümü kolaylaştıran bir kiralık katil. Evi, yurdu yok, işverenleriyle gazetelerdeki kedi bakıcısı ilanlarıyla haberleşiyor. Bir ailesi bile olmadığından kuru bir yaprak gibi oradan oraya sürükleniyor. Hayatında yine dibe vurduğu bir anda Mexico City’deki bir otelin barında tanıştığı kişi, kendisine taban tabana zıt, sıradan bir Amerikalı iş adamı olan Danny Wright (Greg Kinnear). Zıt kutuplar birbirini çeker, bu iki adam da çok iyi dost oluyorlar. Julian, Danny’nin dürüstlüğünden, saflığından ve iyi aile çocuğu hallerinden etkileniyor. Küfürlü konuşan, kaba bir adam olan Julian ise Danny için farklı bir heyecan. Danny ve Julian, ortak hiçbir yanları yokken, daha önce hiç tahmin edemeyecekleri bir biçimde, birbirlerine ihtiyaç duyan iki insan oluveriyorlar.

 Eski James Bond Pierce Brosnan, hayattan bıkmış usanmış kiralık katil rolünde mükemmel bir performans sergiliyor. Hatta bu, onun bugüne kadar gördüğümüz en iyi performansı diyebiliriz.

 Brosnan, sadece ciddi, cool, asil, karizmatik rollerde değil, komedide de bayağı iyi iş çıkardığını böylece kanıtlamış gibi. Kirli sakalı, dağınık saçları ve siyah mayosundan taşan göbeği ile hiç alışık olmadığımız bir şekilde çıkıyor karşımıza. Yüzündeki derin çizgilerinden rahatsız olmadan, mimiklerini bol bol kullanarak altından kalktığı rolüyle farklı sularda boğulmadan yüzeceğinin müjdesini veriyor, bizlere de keyifli bir film sunuyor. Diğer yanda, Greg Kinnear ve Hope Davis de, Brosnan’ın yanında hiç sönük kalmıyorlar.

 Matador, zevkle, sıkılmadan, hatta kimi zaman kahkahalarla izlenen bir kara komedi. Eski James Bond Pierce Brosnan’ın farklı yeteneklerini keşfetmek isteyecekler için de mükemmel bir fırsat.

 MISSION IMPOSSIBLE 3

Bond’a bir şeyler olmuş

 GÖREVİMİZ TEHLİKE 3
 Yön: J.J. Abrams
 Oyn: Tom Cruise, Philip Seymour Hoffman, Ving Rhames
 Tür: Aksiyon - Macera Süre: 126 dk.

 İmkansız görevlerin adamı

2006’nın en fazla merak uyandıran filmlerinden olan Görevimiz Tehlike 3, Amerika ile aynı anda ülkemizde de vizyonda. Brian De Palma ve John Woo’dan sonra, serinin bu üçüncü filminde yönetmen koltuğuna, Alias ve Lost adlı televizyon dizileriyle tanınan J.J. Abrams oturuyor.

 Filmin aynı zamanda yapımcısı olan Tom Cruise’un “Bu J.J. Abrams’ın Görevimiz Tehlikesi’dir” dediği yapımda senaryo yazımından, oyuncu seçimine kadar pek çok şey Abrams’a bırakılmış. O da filmindeki aksiyon sahnelerini aşk ve dostluğun ön plana çıktığı bir hikayeyle beslemiş, Ethan Hunt karakterinin altını çizmiş, onu olabildiğince ete kemiğe büründürmüş.

 Bu devam filminde aksiyon, heyecan yine doruk noktada. Berlin, Vatikan, ve Şanghay’da nefes kesen sahneler izliyoruz. Tom Cruise’un canlandırdığı Ethan Hunt, bu kez yaptığı işlerden en küçük bir pişmanlık ve vicdan azabı duymayan uluslararası silah ve bilgi sağlayıcısı Owen Davian (Davian'ı Capote filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını alan Philip Seymour Hoffman canlandırıyor) ile karşı karşıya geliyor. Evlilik hayatını ve işini aynı anda yürütmeye çalışırken, hem kendi hem de sevdiği kadının hayatını tehlikeye atmış oluyor.

İlkinin bizdeki yeri başka, ama bu son film, John Woo imzalı bir önceki yapıma göre çıtayı çok daha yukarılara taşımış.

Görevimiz Tehlike 3, müthiş çekimleri, heyecan veren patlama ve kovalama sahneleri, duygusal anları, etkileyici tema müziği ve göz dolduran kadrosu ile kalp atışlarımızı hızlandırmayı başarıyor.

 ANNE YA DA LEYLA

Bond’a bir şeyler olmuş

 Yön: Mesut Uçakan 
 Oyn: Turgay Başyayla, Oğulcan Gezgin, Aylin Coşkun
 Tür: Dram
 Süre: 90 dk.

Beyoğlu’nda iz sürenler

Mesut Uçakan, 1995’te yazıp yönettiği Ölümsüz Karanfiller’den sonra, sürpriz bir öyküyle yeniden sinemaseverlerin karşısına çıktı.

Muhalif ve muhafazakar filmleriyle tanınan yönetmen bu kez farklı bir filme imza atmış.

Anne ya da Leyla’da annesini arayan bir çocukla, ilk aşkını arayan bir adamın yollarının kesiştiği bir hikaye var.

Nezih bir semtte babası ve dadısıyla birlikte yaşayan 10 yaşındaki Kerem, yıllardır haber alamadığı annesini bulabilmek umuduyla evden kaçarak Beyoğlu'na gidiyor.

Kaybettiklerini Beyoğlu'nda arayan tek kişi küçük Kerem değil. Çocukluk aşkının peşinden İstanbul'un yolunu tutan ve bir yakınının pavyona düştüğünü söylediği Leyla'yı karış karış Beyoğlu sokaklarında arayan Mecnun, ansızın karşısına çıkan Kerem'le birlikte aynı kaderi paylaşıyor. Biri eski aşkı, diğeri ise annesi sandığı kadının arkasında sürüklenip gidiyor.

1997 Miss Globe Türkiye Güzeli Aylin Coşkun filmde bir hayat kadınını canlandırıyor. Mecnun’u canlandıran Turgay Başyayla'nın ise bir türkü albümü var.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle