GeriKelebek Boğaz’da karnaval yaşatmak istiyoruz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Boğaz’da karnaval yaşatmak istiyoruz

Boğaz’da karnaval yaşatmak istiyoruz
refid:14715003 ilişkili resim dosyası

Her yıl farklı bir konseptle sezon açan Sortie, 2010 yazına “Bosphorus BY Sortie” olarak giriyor. Erol ve Varol Kaynar kardeşlerin sahibi olduğu, Emre Ergani’nin işletmeciliğini yapacağı mekan, bugün açılıyor. Müzik koordinatörlüğünü ünlü DJ Suat Ateşdağlı’nın üstlendiği adreste her hafta parti olacak, alışıldığı üzere Biber, Blackk, Venge, Cafe de Paris, Fishmekan Public gibi popüler işletmeler hizmet verecek. Açılış öncesi Sortie’nin patronu Erol Kaynar’la buluştuk, merak ettiklerimizi sorduk.

Yıllardır eğlence sektöründesiniz. Bugüne kadar kaç mekan açtınız, hatırlıyor musunuz?   

- Evet, 35 yıldır hizmet sektöründeyim. Otel, pastane, kafe, gece kulübü gibi birçok işletmem oldu. Ama inanın sayısını hatırlamıyorum. En unutamadığım işletmem ise Fondü. Hatta onu yeniden hayata geçirebilirim.

Ve Sortie altıncı yazına giriyor. Geçtiğimiz yıl bu mekanla Beyoğlu’nu Boğaz’a taşımıştınız. Bu yıl ise Bosphorus By Sortie olarak İstanbul’a merhaba diyorsunuz. Sürekli yenilik peşindesiniz.

- Bu yıl biliyorsunuz Avrupa’nın kültür başkentiyiz. Boğaz İstanbul’un en önemli simgelerinden biri, biz de Boğaz’dayız ve bu yıl konseptimizi Boğaz üzerine kurduk. Bosphorus By Sortie olarak hizmet vereceğiz. Evet, sürekli yenilik peşindeyiz çünkü toplum olarak değişikliği ve yeniliği seviyoruz.

Emre Ergani’yle nasıl bir araya geldiniz? Bu işbirliği nasıl doğdu?

- Emre birkaç yıldır “beraber çalışalım” diyordu zaten. Çok istememize rağmen gerekli şartlar oluşmamıştı. Bu yıla kısmetmiş. Birlikten kuvvet doğar prensibiyle hareket ediyoruz. Çok da mutluyum.

Sortie’nin yeni konseptinden biraz söz eder misiniz? Mekanda bu yıl neler olacak, nasıl eğleneceğiz?

- Mekanı tamamen yeniledik. Biber, Public ve orta barımızım akşamüzeri iş çıkışı uğrak yerler olacağından eminin. Hem Public hem de Biber gibi bu işi çok iyi yapan iki marka Sortie’de birleşince ortaya çok enteresan bir sinerji çıktı.

PAZAR PARTİLERİ BAŞLIYOR

Akşamüzeri denilince Ergani’nin Türkbükü’nde yaptığı partiler akla geliyor. Bunlar Sortie’de de olacak mı?


- Evet, Emre 10 yıldır Türkbükü’nde bu partileri çok iyi organize etti. Çok da popüler oldu. Emre pazar günleri Public’le ortak gidecek. Sunday@Public partileri düzenliyoruz. Müzik koordinatörümüz Suat Ateşdağlı... Pazar günü onun da katkılarıyla muhteşem akşamüzeri partileri bizi bekliyor. Partimizin en önemli özelliği free kıyafet olması.

İlk kez kulüp içinde kulüp var. Neyi düşünerek Public, Blackk ve Biber gibi markaları Sortie çatısı altında topladınız?

- Bunu özellikle yaptık. Bu yaz bir karnaval havası yaşatmak istiyoruz. Mekanımızda yazın coşkuyla geçmesini, konuklarımızın en üst düzeyde eğlenmelerini hedefliyoruz. Kaldı ki, bu yerler kulüp olarak öne çıksa da yaz için çok özel mönüler de hazırladılar. Public, ıtalyan bir şefin önderliğinde Akdeniz mutfağından örnekler sunacak. Blackk ise dünya mutfağından çok özel örneklerin bulunduğu bir mönü hazırladı. Biber’de de ciddi bir bar mönüsü var. Hatta sushi bile servis ediliyor.

Sortie’de bu yaz başka hangi işletmeler hizmet verecek?

- Geçtiğimiz yılın en trendy mekanları... Başarıları kanıtlamış mekanlar... Deniz mahsulleri denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Fishmekan, Çetin Kirişgil yönetiminde çok özel fiyata mönü servis verecek. Cafe De Paris zaten yılların değişmeyen lezzeti, her zaman aranan bir marka. Yine son yıllarda yıldızı parlayan Brezilya Steak House Rodizio var. Venge’nin kalitesi ve markasını anlatmaya gerek yok. Bize katıldıkları için tüm mekanlara teşekkür ediyorum.

SES SORUNUNU GEÇEN YIL ÇÖZDÜK

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine yüksek ses ve trafik konusu gündeme gelecektir. Ne düşünüyorsunuz?


- O sorunları geçen yıl çözdüğümüzü düşünüyoruz. Kimseyi rahatsız etmek istemiyoruz. Onun için ıtalya’dan özel bir ses sistemi bile getirdik. Bununla yetinmedik, sesi emen bir perde sistemi kurdurduk, böylece sesin dışarı sızmasını engelledik.

Ya trafik?

- Asıl Ortaköy’ün daralan yollarında korkunç trafik oluyor. ınsanlar buraya gelmekte zorlanıyorlar. Ortaköy’ü aştıktan sonra trafik rahatlıyor. Kaldı ki hemen yanımızdaki otopark, trafiğin bu noktada yoğunlaşmasını engelliyor.

Bu yaz nasıl geçer?

- Geçtiğimiz kış sigara yasağı yüzünden insanlar dışarıda yaşadı. Sanırım onun acısını yazlık mekanlarda çıkaracaklar. Dolayısıyla geçen yıla oranla daha yoğun olacağını düşünüyorum.

Giriş ücreti ne kadar olacak?

- Cuma-cumartesi günleri, geçmiş yıllarda olduğu gibi yine bir içki dahil 50 TL.. Ayrıca yaz boyunca her biletin bir TL’sini Tohum Vakfı’na bağışlayacağız.

Bir de bu tür şık kulüplere giriş meselesi var. Kimi zaman girişte yaşanan problemler basına da yansır? Sizin kıstasınız ne?

- Açık söylüyorum, bu kapıda insanların sosyoekonomik koşulları asla önemli değil. Bir tek kriter var; mekan içindeki misafirleri rahatsız etmeyecek kişiler olmaları... ıçeridekileri rahatsız etmeyecek herkese kapımız açık. Ne kıyafeti ne cebindeki parası ne de sosyal durumuyla ilgileniyoruz.

Daha önce mekanınızda dünya starlarını sahneye çıkarıyordunuz, bu yıl da var mı sürpriz?

- Bu yıl konser düzenlemeyi düşünmüyoruz, çünkü konserlerde sesi denetleme şansınız olmuyor. Yani duyarlılığımızdan, insanları rahatsız etmemek adına vazgeçtik o işten.

AÇILIŞ PARTİSİ YAPMAK YERİNE TOHUM VAKFI’NA SPONSOR OLDUK

Bu yıl açılış partisi yapmıyorsunuz, ayrıca VIP kartlarını kaldırmışsınız. Neden?


- Evet, parti yapmıyoruz. Onun yerine Tohum Vakfı’na sponsor olduk, vakıf yararına bir gece düzenleyeceğiz. Kart meselesine gelince... Birçok kişi kart taşımak istemiyor. Ayrıca bu kartlar farklı insanların eline geçebiliyordu ve biz zor durumda kalıyorduk. Ama kart sahibi durumundakiler ve rezervasyonlu müşterilerimiz için ikinci bir kapı açtık; isimlerini söylemek kaydıyla hostesler eşliğinde bu kapıdan giriş yapabilecekler.

BEN CINDRELLA GİBİYİM 24.00'TE EVİME DÖNERİM

35 yıldır gece hayatındasınız ama gece yarısından sonra sizi mekanlarınızda göremiyoruz.


- Ben Cindrella’yım, Saat 24.00’te terliklerimi ayağıma geçirmem lazım benim. O saatten sonra en çok sevdiğim yer evimdir. Yaşamımı buna göre ayarlıyorum. Benim işim daha çok gündüz oluyor, geceyi profesyonellere bırakıyorum. Birlikte çalıştığım kişiler duruma tamamen hakimler ve bu işi çok iyi biliyorlar. Benim olmam ya da olmamam bir şeyi değiştirmez.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle