GeriKelebek Biz aslında hiçbir yerliyiz!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Biz aslında hiçbir yerliyiz!

Biz aslında hiçbir yerliyiz!
refid:17902302 ilişkili resim dosyası

Louis Cem Blaske, Can Sakar, Veysel Kökkaya, Gökhan Kardeş... Bu gençlerin ortak noktaları, anne-babalarından en az biri Türk ve onlar yurtdışında doğup büyüyen futbolcular.

Onlarla karşılaşınca doğal olarak akla şu soru geliyor: “Acaba kendilerini hangi milletten hissediyorlar? Türk tarafları ne kadar ağır basıyor?” Geçen ay Vodafone II. International Kuşadası Cup’ta da hepsi Avrupa’nın önemli kulüplerinin altyapılarında oynayan Türk kökenli gençlerle buluştuk,
bu soruyu kendilerine sorduk

YILDIZ ADAYI İKİ MELEZ

Babası Türk, annesi Kamerunlu

Babası Türk, annesi Kamerunlu, kendisi Berlin’de doğmuş. 13 yaşında ama boyu 185 santim, ayaklarıysa 47 numara! Müthiş bir futbol yeteneği var ve dört dil (Türkçe, Almanca, Fransızca, İngilizce) konuşuyor. Vodafone II. Uluslararası Kuşadası Cup’ta, gerek futbol yeteneği gerekse kişisel özellikleriyle en çok öne çıkan isim Can Sakar oldu.
“Kendini nereli hissediyorsun?” sorusuna “Hiçbir yerliyim” cevabını veriyor. Sakar zaten futbola meraklı bir aileden geliyor ama meşin yuvarlak uğruna babasıyla biraz mücadele etmesi gerekmiş: “Dedem de Kamerun’da profesyonel futbolcuydu. Dayım da futbol oynuyordu. Benim aklımda da hep futbol vardı. Aslında babam boyum nedeniyle basketbol oynamamı istiyordu. Ama onun seyahatte olduğu bir sırada annemi kandırıp bir futbol okuluna yazılmayı başardım. Şu anda Spor Lisesi’nde okuyorum. Ama futbol her şeyden önce geliyor.”
Son zamanlarda en çok tartışılan milli takım tercihi konusunda verdiği cevap gayet basit: “Şu an için herhangi bir tercih yapmam söz konusu değil. Buna 18 yaşında karar vereceğim. Türkiye’den bizi takip ediyorlar. Türkiye Futbol Federasyonu beni 14 yaş grubunda Avrupa karmasına davet etti. Kulübümün de izniyle bu yıl Türkiye’ye geldim ve şubat ayında beş gün kaldım.”
Her ne kadar, “Benim için fark etmez” dese de, Türkiye Ligi’ni de sıkı bir şekilde takip ediyor. Özellikle de Galatasaray’ı... Sohbetin başından beri ağzından bir türlü çıkmayan ‘En beğendiği futbolcu’ ismiyse o sırada dudaklarından dökülüveriyor:
Arda Turan!

LOUIS CEM BLASKE (14, Hertha Berlin, Almanya) Forvet

Evinde Türkçe konuşmak yasak

İşte bir ‘karışım’ örneği daha... Annesi Alman, babası Türk... Ancak annesi Türkçe öğrenmesine izin vermemiş. Sadece Almanca biliyor. “En beğendiğin futbolcu kim?” sorusuna hemen yanıt veriyor: “Tabii ki Cristiano Ronaldo!” Almanya’da çok fazla sayıda Türk kökenli oyuncu bulunması ve bunlardan bazılarının kendisi gibi neredeyse hiç Türkçe konuşmaması konusunda düşüncesi gayet açık: “İnsan kendisini nerede mutlu hissediyorsa öyle yapmalı, ona göre yaşamalı. Kesinlikle başkalarının lafına kulak asmamalı. Örneğin Mesut Özil’in ne yaşadığını veya ne hissettiğini nereden bilebiliriz ki? Tek yapılması gereken bizim gibi oyuncuların aldığı kararlara saygı duyulması.”

VEYSEL KÖKKAYA (14, Standart Liege, Belçika) Forvet

Örnek aldığı tek yıldız Alex

Belçika doğumlu bir anneyle Kahramanmaraşlı bir babanın beş çocuğundan tek erkek. Her çocuk gibi sokakta top oynarken, ufak bir turnuvaya katılmış ve serüveni de böyle başlamış: “Mahallede top oynuyordum. Sonra annemler beni bir futbol okuluna yazdırdı. Bu sayede katıldığım turnuvada Standard Liege yetkilileri beni beğenip takıma dahil etti.” Veysel’in en hassas noktasıysa şu ana kadar tribünden tek bir Fenerbahçe maçı bile izleyememiş olması. Örnek aldığı tek futbolcuysa Alex de Souza: “Verdiği klas pasları ve kontrollerini çok beğeniyorum.”

GÖKHAN KARDEŞ (13, PSV) Forvet/Orta saha

Futbol uğruna ülke değiştiriyor

Aslında Belçika’da oturuyor, ancak idman saatlerine uyabilmek ve derslerde de başarılı olabilmek için Hollanda’da bir okulu tercih etmiş. Her sabah otobüsle bu komşu ülkeye geçiyor. Gökhan’ın sabah 6.00’daki bu maratonu akşam 18.00’e kadar sürüyor. “20.00’de çoktan uyumuş oluyorum” diyor. 17 yaşındaki ağabeyi de PSV Eindhoven’ın alt yapısında oynuyor. Vodafone’un düzenlediği bu turnuvaya geçen yıl da katılmış, Chelsea kazanınca çok üzülmüş. “Geçen yıl Kuşadası’nda çok eğlendim. Keşke kazansaydık ama olmadı. Çok üzüldüm, sonra havuza girdik oynadık.”

HOCALARI ANLATIYOR

PSV ’nin altyapısında 16 Türk var

PSV EİNDHOVEN ALTYAPI ANTRENÖRÜ TWAN SCHEEPERS

Farklı kültürlerden gelen genç yeteneklerle iletişim kurmakta hiç zorlanmıyorum. PSV’nin altyapısından şu ana kadar profesyonel bir Türk oyuncu çıkmadı ama Okan Köse ve Tufan Özbozkurt Türk Ümit Milli Takımı’na çağrıldı. 19 yaşındaki bu iki oyuncu ileride birer yıldız olabilir. Ayrıca altyapımızda halen 16 Türk kökenli oyuncu var ve hepsinin potansiyeli yüksek.

FUTBOLCULARIN milliyeti yoktur

HERTHA BERLİN ALTYAPI ANTRENÖRÜ STEFAN MEISEL

Kulübümüzün altın kuralı ‘önce okul’dur. Bizde önce eğitim gelir. Eğitimsiz hiçbir oyuncuya kulübümüzde yer yoktur. Berlin’de çok sayıda Türk futbolcuyla çalıştım. Bizim için futbolcunun milliyeti yok. Sahadakilerin kimliği hiçbir önem taşımaz. Önemli olan, söylediklerimizi yapıyor mu, yapamıyor mu... Olay bundan ibaret. Ama Türkler konusunda şunu söyleyebilirim; futbolu çok seviyor ve fazlasıyla önemsiyorlar.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle