GeriKelebek Bihter alev alıyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bihter alev alıyor

Bihter alev alıyor
refid:13197015 ilişkili resim dosyası

“Aşk-ı Memnu” dizisinin Bihter’i, “Gecenin Kanatları” filminin canlı bombası Beren Saat, geçtiğimiz hafta “Şeffaf Oda”da Güneri Cıvoğlu’nun sorularını yanıtladı. Senaryo hakkında ipuçları veren Saat, Bihter’in Behlül yüzünden kıskançlık krizlerine girmeye devam edeceğini söyledi ve ekledi: “Bihter, hiç oynamadığım türden bir kadına dönüşüyor. ‘Bihter alev alıyor’ diyorum ben bu süreç için.” Beren Saat, Cumhuriyet gazetesinden Alper Turgut’a verdiği röportajda ise “Gece” rolünü anlattı. ışte o röportajın öne çıkan bölümleri...

BÖYLE CANLI BOMBA OLMUŞTU (FOTO GALERİ)

FİLMİN FRAGMANI       

“Canlı bomba” rolünü üstlenmeye nasıl karar verdiniz?                   

- Kuşkusuz heyecan verici bir roldü. Arkadaşlarım, “Senin gibi güzel bir kadından canlı bomba mı olur” dedi. Ancak yönetmenimiz Serdar Akar ile uzun uzun konuştuk ve ikna olabildim. Önce canlı bombalarla ilgili internetten araştırma yaptım. Eylemcilerin çoğu radikal ıslamcıydı, patlamış ve iç organları etrafa saçılmıştı. Eylemi yarıda kalanlar, korkup kaçanlar, son anda vazgeçenler de vardı. Onların öykülerini, açıklamalarını ve cezaevinden yazdıkları mektupları okudum. Ama onlarla benim canlandıracağım “Gece” karakteri arasında hayli farklılık vardı. Gece, kamplarda eğitilmiş inançlı bir eylemci değil. O, anne ve babasını öldürten adamdan intikam almak isteyen genç bir kadın. Bir yanlışın içindeydim, iki yönetmen arkadaşım, beni doğru istikamete yönlendirdi. Gece için kendimden yola çıkmaya karar verdim.

BOMBALAR BAĞLANIRKEN O ANI YAŞIYORDUM    
       
Kendinizi bir canlı bombanın yerine nasıl koydunuz? 


- Hayatımdaki küçük öfkeleri köpürtüp, en nefret ettiğim şeyleri düşünüp onları zihnimde büyüterek... Gerçekten insan ayıktır, bilinci açıktır ama çizginin öteki tarafına geçmiştir. Eylem günü çekimlerinde yaşadığım tam olarak bu. Bir melodi buldum, hep onu dinledim. Gece’nin ritmi, böylelikle oluştu. Bombalar, bedenime bağlanırken terliyordum, o anı yaşıyordum.

SENARYOYLA İLGİLİ KAYGILARIM VARDI

Çalakalem senaryoya rağmen mi?    


- Dört dörtlük bir senaryodan da bazen iyi bir film çıkamayabilir. Hemen her yerde Mahsun Kırmızıgül’ün adı geçse de, senaryoyu Ahmet Küçükkayalı ile birlikte yazmışlar. Evet, senaryoyla ilgili kaygılarım vardı. Ben ekibe dâhil olduğumda, filmin başlamasına 12 gün gibi kısa bir zaman kalmıştı. Serdar Akar, benden sonra katıldı projeye... Ona, “Bu sahne niye böyle, şu sahne neden bu şekilde” gibi sorularım oldu. “Onları birlikte çözeceğiz” dedi. Varsayımlar üzerinden harekete geçtik. Kendimizi yönetmene teslim ettik. Serdar Akar’ın varlığı, Gece’yi insana daha çok yaklaştırdı. Filmi henüz seyretmediğim halde, senaryoyu kötülemiş gibi oldum...

Canlı bomba olmaya karar vermiş bir insanın, giderayak sevişmek istemesi filmi hafifletmez mi?

- Gece, duygularından bilerek ve isteyerek vazgeçmiş. O, ne aşk yaşamış ne de kalıcı bir dostluk kurabilmiş. Belki de Yusuf’a (Murat Ünalmış) karşı koyamadı ve son gününe her şeyi sığdırmak istedi. Eros’un oku, önce Yusuf’u buldu. Gece önce kaçtı ama sonra bu ilişkiye bir şans tanıdı...

YASTIK KONUSU AMACINDAN SAPTI

Şu şehir efsanesine dönüşen yastık meselesine gelelim. Bu sevişme veya sevişememe haliyle ilgili lakırdı hiç bitmiyor. Ne dersiniz?


- Ben iki tarafın, yataktaki kırılgan halinden bahsetmiştim, nerelere geldik. Murat Ünalmış, sadece ben rahat hissedeyim diye bir incelik yapmıştı. Ayşe Arman, söylediğim sözlerin tamamını almayıp, bunu öne çıkarınca böyle bir şey çıktı ortaya... Ayrıca filmdeki sevişme sahnesi için söylenmiş şeyler, diziye uydurulmaya çalışıldı. Pek çok ustamız da gerçeği bilmeden konuştu. Konu amacından saptı, ihale üstümüze kaldı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle