GeriKelebek Bienal ‘kamu’ya açıldı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bienal ‘kamu’ya açıldı

Bienal ‘kamu’ya açıldı
refid:24699914 ilişkili resim dosyası

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 13. İstanbul Bienali, yarın açılıyor. Şair Lale Müldür’ün aynı adlı kitabından alıntılanan “Anne, ben barbar mıyım?” başlığıyla ‘kamusallık’ kavramının yeniden sorgulandığı bienalde Türkiye’den 15, toplamda 88 sanatçının işleri yer alıyor.

“BARBARLIK, anlaşılmayan, çözemediğimiz, toplum-dışı, kanun-dışı, sistemi kıran veya değiştirmeyi hedefleyenlerin dilidir” diyor İstanbul Bienali’nin küratörü Fulya Erdemci. İşte tam da bu sebepten dünyanın dört bir yanından, farklı coğrafya ve dillerden sanatçıları getirmiş bir araya 13. İstanbul Bienali’nde. Şehrin de farklı noktalarına Tophane, Beyoğlu ve Unkapanı’na dağılan sergilerde edebiyat ve şiir de işin içine katılarak ‘kamusallık’ tartışılıyor.
Bu tartışmayı en başta, bienalin ana sergi mekânı Antrepo no.3’e girer girmez görüyoruz. Jorge Mendez Blake’in hazırladığı ‘Şato’ (2007) adlı 25 metrelik, hiçbir birleştirici maddesi olmayan duvarın yapısı, Kafka’nın ‘Şato’ kitabıyla bozuluyor. Kitap burada bir arzu nesnesi olmasının yanı sıra, bu bilgiye ulaşmanın hem potansiyeli hem de imkânsızlığının temsili olarak görülüyor.

GEZİ VE KENTSEL DÖNÜŞÜM

Serginin gündemi en çok yakalayan eserlerinden bir diğeriyse Alman sanatçı Christoph Schaefer’a ait. Mekân ve mekânın günlük şehir yaşamıyla nasıl şekilendiğini tartışan sanatçı, kentin mantığıyla devletin mantığının her dönemde çeliştiğini ve çekiştiğini anlatıyor. Gezi olayları sırasında da İstanbul’da olan sanatçı, Yeniköy’de bir protesto yöntemi olarak verilen toplu iftar gibi pek çok şeyi de resmetmiş.
Halil Altındere’nin ‘Harikalar Diyarı’ adlı videosunda Sulukule’den ‘Tahribad-ı İsyan’ adlı hip-hop grubunun kentsel dönüşümle ilgili yüze tokat gibi vuran şarkısını izliyoruz. Bu tür konuların yer aldığı eserler dışında küratör Fulya Erdemci, Antrepo no.3’te şehir yaşamını anımsatan üç meydan oluşturmuş. İlk iki meydan kentsel dönüşüm ve kolektif yaşam pratikleri üzerine yoğunlaşırken, üçüncü meydan ise kamusal alanda sanat ve anıt kavramının yanı sıra, ifade özgürlüğü, medya, sansür (otosansür) ve vatandaşlık gibi kamusal alan meselelerini inceleyen projelere ayrılıyor.

FARKLI MEKÂNLAR

İstanbul Bienali Antrepo no.3 dışında Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda yer alan sergide öz-örgütlenme ve kolektif hareketin deneyimlenebileceği çalışmalar bulunuyor. İstiklal Caddesi’ndeki ARTER’in bin metrekarelik alanında 15 sanatçı ve sanatçı kolektifinin işleri görülüyor. SALT Beyoğlu’nun giriş katındaki Açık Sinema ve Forum alanı da 13. İstanbul Bienali kapsamında dört sanatçının işine ev sahipliği yapıyor. İMÇ 5. Blok’ta bulunan 5533’te ise Lübnanlı mimar ve sanatçı Maxime Hourani’nin ‘Şarkılar ve Yerler Kitabı’ projesi gerçekleştiriliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle