GeriKelebek Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim

Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim
refid:8758171 ilişkili resim dosyası

İkinci albümünü geçen hafta çıkaran Ayşe Hatun Önal, çok zor günler geçirdiğini söyledi.

Ayşe Hatun Önal fotoğrafları

"Çok acı çektim, çok ağladım. O depresyona girdiğim dönemde her şeyden elimi eteğimi çektim. Çalışmayı da kestim. Az bir parayla yaşamaya çalıştım. Kendimi beş parasız bir konuma kadar getirdim. Ama bunu isteyerek yaptım. Albümüm çıkmadan altı ay öncesinde büyük mali krize girdim. Kötü günümde yanımda olan tek kişi Güzide Duran'dır. Ben Güzide'nin desteğiyle maddi anlamda ayakta durabildim."
Dört yıl önce çıkardığı "Çeksene Elini" single’ı ile çok iyi bir çıkış yakalayan Ayşe Hatun Önal, merakla beklenen ikinci albümünü geçen hafta müzikseverlere sundu. "Kalbe Ben" adlı çıkış şarkısı ve klibiyle yine beğeni toplayan

Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim
Önal, "Sustuysam" adını verdiği albümünü Kelebek’e anlattı.

Bu çok tartışılıyor; Türkiye’de ilk elektronik müzik yapan siz misiniz?

- İlk ben değilim... Elektronik müzik yapanların başında ilk olarak Tuğçe San geliyor.  Ama şu bir gerçek ki, elektronik müzik "Çeksene Elini" şarkımla daha popüler hale gelmiştir. Ve "Çeksene Elini", Türkiye’de müzik piyasasını değiştirdi.

Hangi anlamda?

- Bu konuda asla tevazu göstermeyeceğim. Artık her müzik dalının içerisinde elektronik bir altyapı var. Ayrıca birçok müzisyen o şarkının sözlerinden de cesaret aldı. Kimse bu kadar radikal söylemlerde bulunmuyordu. Tabii ki beni demoralize etmeye, ezmeye çalıştılar ama beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim. Doğru zamanda, doğru bir iş ve bana yakışan bir single yaptım. Kimsenin rüzgarına kapılmadım. Kendi rüzgarımı yarattım ve benim rüzgarıma kapılanlar oldu.

İkinci albüm için bekleyiş tam dört yıl sürdü... Neden bu kadar beklediniz, sizi ne geciktirdi?

- Ben hep başında sürünür, sonunda bombayı patlatırım. Bütün işlerim böyle ilerler. İki yıl önce albüm hazırladım, ama içime sinmedi ve çöpe attım. Bir yıl önce de depresyon geçirdim ve ne söz yazabildim ne de beste yapabildim. Bana gelen besteleri, sözleri de beğenmedim. Aynı frekansta buluşacağım müzisyen sıkıntısı yaşadım. Bu kadar gecikmesinin tek nedeni budur.

Bu dört yıl içerisinde maddi-manevi çok zor durumda kaldığınızı biliyorum... O dönemleri nasıl atlattınız?

- Çok acı çektim, çok ağladım. O depresyona girdiğim dönemde her şeyden elimi eteğimi çektim. Çalışmayı da kestim. Üst üste haksızlıklara uğrayınca çok etkilendim. Bu haksızlıklarla mücadele edebilmek için içime dönmem gerektiğini fark ettim. Her şeyden bir anda koptum. Kişisel gelişimimi yaşamaya başladım. Dediğim gibi kapandım. Çalışmadım... Az bir parayla yaşamaya çalıştım. Kendimi beş parasız bir konuma kadar getirdim. Ama bunu isteyerek yaptım. Albümüm çıkmadan altı ay öncesinde büyük mali krize girdim. Kötü günümde yanımda olan tek kişi Güzide

/images/100/0x0/55ea2309f018fbb8f86d783c
Duran’dır. Ben Güzide’nin desteğiyle maddi anlamda ayakta durabildim. Sabrettim. Kendimi geliştirdim. Eksikliklerimi tamamladım. Şimdi dimdik, güçlü bir şekilde karşınızdayım.

Evet, dört yılın sonunda "Sustuysam" albümünüz piyasaya çıktı. Niye "Sustuysam"?

- Albüm geciktiği için çok ağır eleştiriler yapıldı. Firma bulamadığımı söylediler, sponsor aradığımı yazdılar, sesim olmadığı için albüm yapamadığımı, şarkı sözlerini ezberleyemediğimi, kimsenin bana beste vermediğini konuştular falan... Ben bütün bu iddialar karşısında hep sustum. Sonunda ortaya güzel bir iş çıkardım. O yüzden albümün adı "Sustuysam"... Şimdi şarkılarımın konuşma zamanıdır.

Bu albümü tek başınıza mı yaptınız, yani bütün masraflarını kendiniz mi karşıladınız?

- Evet. Zaten dışarıdan beste almadığım için öyle büyük masrafım olmadı. Sadece aranjör ve stüdyo masrafım vardı, o kadar.

"Kalbe Ben" klibindeki imajınız çok güzel.

Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim
- Teşekkürler. Fotoğraflardaki kız haksızlığa isyan eden, klipteki ise gelgitleri olan bir kız. Şarkı da öyle bir şarkı zaten. Kişinin kalbi ile beyni arasındaki sıkışmaları anlatan bir şarkı. Çünkü kalp bedende başka bir cumhuriyettir. Beyin, vücuttaki her organa emir verebiliyor, hükmediyor ama asla kalbe söz geçiremiyor. İşte bu şarkı, o durumu anlatıyor. Şarkının sözleri de klip imajına böyle yansıdı. Oradaki imajımı da Murad Küçük’le beraber belirledik...

Albümde, "Aslında" adında bir şarkınız var; "Bir yaz gecesi, bar köşesinde, köşe masada rastladım ona" diye başlıyor... Kime rastladınız bir yaz günü, köşe masada?

- Ben rastlamadım, bana rastlamışlar. Bu şarkının sözleri bana söylenmiş sözlerdir. Yani beyefendi, öyle barlarda falan hiç kimseye bakmazmış. Beni görünce çarpılmış. Bu, bana bir övgü. Ben de bana yapılan bu övgüyü şarkı sözlerine döktüm. O şarkının devamı var. Onu da ikinci albüme koyacağım.

Şarkılarınızla devam edelim o zaman... Mesela  "Aç kapıyı ben geldim" diyorsunuz. Bunu sevdiğinize rahatlıkla söyleyebilir misiniz?

- Bu kadar rahat değilim yani. Ben sevdiğimi söylemekte bile çok zorlanırım.

Gerçekten mi?

/images/100/0x0/55ea2309f018fbb8f86d7840
- Evet. Geçen yıl hayatımın aşkıyla karşılaştım, ama ona çok aşık olduğumu söyleyemedim. Ben kızdığım zaman çekip giderim, üzüldüğüm zaman derdimi anlatamam. Sevdiğimi, aşık olduğumu söyleyemem. Ben bir erkek arkadaşıma birlikteliğimizden 1.5 yıl sonra aşık olduğumu söyledim. Söylediğimde de ayrılmıştık zaten. Bu anlamda duygularını dile getiren insanlara hayranım. Çünkü dediğim gibi bunu beceremiyorum. Fakat bu yıl kendi kendime söz verdim. Artık söyleyeceğim.

Yeni projeler var mı?

Müziğe dair çok planım var, çok şey yapmak istiyorum. Ama çok da çocuk sahibi olmak istiyorum. Bu yıl nedense böyle bir isteğim var. Hormonlarla alakalı bir şey sanırım. Hem bebeğime bakıp hem de müziğimi yapabilirim. İnşallah!

Bende malzeme çok

Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim
Rakiplerim var mı?

- Benim bu albümde 11 şarkım var. Bunların hepsinin sözleri ve bestesi bana ait. Bu, artı bir durum. Ses, görüntü, müzik, farklılık anlamında kendime özgü bir tarzım var. Kimse kalkıp bunu taklit edemez. Doğal halimle bir şeyler yapıyorum, çünkü doğal halimle güzel olduğumu biliyorum. O yüzden de hiçbir şeyimi değiştirmeye gerek duymuyorum. Bir şey olmaya da çabalamıyorum. Çünkü ben bir şeyim. Çok malzemem var yani... O yüzden çok köklü değişime ihtiyaç duymuyorum. Beni takip edin diyorum sadece!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle