GeriKelebek Bende deli cesareti var
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bende deli cesareti var

Sadece müzikte, evde, arkadaşlarıyla beraber değil aşk hayatında da hareketli, heyecanlı bir kadın Emel Müftüoğlu. Yeni albümünün ardından da patlamaya hazır gibi...

enim yaşadıklarım hep heyecanlı olan aşklardandı. Çünkü aşk, beni hayata bağlar. Her şeyimi pozitif yönde etkiler. Benim bir insana aşık olabilme sürem çok uzundur. Ciddi bir süreç içinde aşık olurum. İlk görüşte aşka da inanmıyorum. Hayatım boyunca olmadı. Çok acayip, çok ütopik geliyor bu tür aşklar bana diyen Emel Müftüoğlu’nun, çok küçük yaşta bir evlilik deneyimi olmuş ve bu evlilikten bir kız çocuğu dünyaya getirmişti. Evlilik defterini yıllar önce kapatan Emel, yaklaşık altı yıldır birlikte olduğu Hüseyin Cankurtaran'la imzasız, şahitsiz bir evlilik yaşıyor bu kez: ‘‘Ben zaten bir evlilik yaşıyorum. Beraber olduğum insanla yaşadığım şekil kesinlikle evlilik gibi. Bir daha evlenmek istemiyorum. Bana anlamsız geliyor. Çok sıkıntılı bir iş sonra tekrar ayrılmak için gideceksin bir sürü insana ‘‘Hadi bizi ayır’’ diye rica edeceksin. Bunlara niye gerek var ki. Sırf bu nedenle bana çok saçma geliyor evlenmek. Zaten birlikte olduğum insanla evli gibi yaşıyoruz. Saygımız da aynı. Belki daha fazla. O halde hiç tanımadığım bir nikah memuruna neden hesap vermek zorunda olayım ki.’’ Onun için varsa yoksa 15 yaşındaki kızı Çağrı. Onu mutlu etmek, onu kırmamak için elinden geleni yapıyor: ‘‘Çağrı'nın komik bulduğu hiçbir şey yapmak istemem. Onun onurunu kıracak ya da ruh halini zedeleyecek hiçbir şey yapmak istemiyorum. Bana çok büyük bir ölçü oluyor. Eleştiriyor. Çok da bilinçli eleştiriyor. Doğru bir insan yetiştirdiğime inanıyorum.’’ Kızına bırakacağı en büyük mirasın da ona sağlayacağı eğitim olacağına inanıyor.

Sansasyon yapamıyorum

Uzun yıllardır dinleyicisiyle sıcak ve güvenilir bir bağ kurduğunu söyleyen Emel, bu yüzden istese de sansasyon yaratacak bir iş yapamadığını itiraf ediyor. Çünkü artık bu noktadan sonra onun yapacağı hiçbir şey sansasyon gibi algılanmayacak. ‘‘Yaptığım hiçbir şeye itiraz etmiyorum. ‘Yaptım’ diyorum. Bu tavrım da insanlarla olan diyaloğumda bana aşırı güvenlerini sağladı. Bana çok inanıyorlar. Ben de bu inançlarına bayılıyorum. 5 yaşımdaki masumiyetimi hep korumaya çalışıyorum. Hayattaki en önemli özelliğim de bu gibi geliyor bana’’ diyen Emel, hiçbir zaman kendisini savunmak zorunda kalmayacağını iyi bildiğini de söylemeden geçemiyor. Bir asker çocuğu olan Emel, evin içinde gördüğü disiplinin kendisine onurlu bir hayat yaşaması için gerekli temelleri sağladığına inanıyor: ‘‘Babam ne olursa olsun, dayak da yesem doğruyu söylemem gerektiğine inandırdı beni. Ben asker çocuğuyum. Asker gibi yetiştirildim. Doğru sözlü, her türlü güçlüğe göğüs geren, hiçbir şekilde yıkılmayan, her türlü şartta dimdik ayakta, başım dik oldum’’ diyor.

Her şeyden çok çabuk sıkılıyor Emel. Onun için geçici şeylerin hepsi çok kısa ömürlü. Hayata anlam katabilmek içinse hemen değişip yerlerini yeni ve farklı olanlara bırakmaları gerekiyor. Sadece hayatın rutin akışında değil kendinde de devrimler yaratmayı seviyor Emel: ‘‘Devlet memuru olduğum zamanlarda bile arkadaşlarım ertesi gün beni tanıyamazdı. Çok değiştiririm kendimi. Sıkılırım yani. Bu kez bendeki en büyük değişiklik çillerim oldu. Merak ediyordum. Kendimi tanıdım tanıyalı, dört yaşımdan beri çillerim var. Bir göreyim bunun çilsiz halini dedim. Bende deli cesareti var. Korkum yok. Her an her şey yapabilirim yani.’’

Müzikte de hep canlı, hep hareketli parçalar var albümlerinde. Duygusal olmayı sevmiyor. Olamıyor da üstelik. Bu yüzden de belki romantik parça söylemeye pek sıcak bakmıyor. Albümünde de en fazla iki ya da üç yavaş şarkı yer alabiliyor Emel'in. Bu ruh halini açıklarken biraz zorlanıyor ve ‘‘Benim yapımdan kaynaklanıyor’’ diyerek özetliyor kendisini.

Sıra sinemada

Türkiye'nin ilk sesli çekilen televizyon dizilerinden olan ‘‘Şendullar’’da bir süre rol alan ve oyunculuk deneyimi edinen Emel, çok sevdiği oyunculuğu, çok ciddiye aldığı için bir türlü içine sinmeyen projeler yüzünden değerlendiremiyordu. Yıllar sonra ise Deniz Akel’le bir film projesi onu heyecanlandırdı ve sonunda ‘Evet’ dedi.







Yorumları Göster
Yorumları Gizle