GeriKelebek Ben ’sosyetik güzel’ tanımına uymuyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben ’sosyetik güzel’ tanımına uymuyorum

Ben ’sosyetik güzel’ tanımına uymuyorum
refid:8835430 ilişkili resim dosyası

Kozmetik sektörüne giren Begüm Şen, "sosyetik güzel" tanımından rahatsız.

Ani bir kararla iş hayatına atılan ve kozmetik sektörüne giren Begüm Şen, "sosyetik güzel" tanımından rahatsız: "Ben insanların fikri değişsin diye iş kurmadım. Ama bu tanım gerçekten insanları damgalıyor ve kötü etkiliyor... Sanki hayatımız gezmekten ibaretmiş gibi..."

Nereden aklınıza geldi kozmetik işine girmek?

- Kozmetiğe ve yeniliklere çok meraklıyım. İzmir’deki yıllarımdan beri bitkiler, kremler ve değişik karışımlara hep ilgim vardı zaten... Dolayısıyla çok geniş bir takip ağım var; dergiler, yurtdışı bağlantıları vs... Bu işe de kendi kullandığım şeyleri arkadaşlarımla paylaşmak istediğim için girdim.

Ben ’sosyetik güzel’ tanımına uymuyorum
Türkiye’ye Lifecell adlı bir krem getirdiniz. Bu krem tam olarak ne işe yarıyor?

- Öncelikle bu kremi herkes kullanabilir. Estetik yaptırmış ya da yaptırmamış, hiç fark etmez! Bu zamanda kendine bakan her kadının bir cilt, göz ya da gece kremi vardır diye düşünüyorum. Bütün bunların tek bir kremde toplanmış hali Lifecell... Kolajen etkisinin yanı sıra içindeki bir maddeden dolayı yansıtma özelliği var. Nasıl kristale ışık vurduğunda geri yansıtıyor, bu da öyle... Bu kremin içindeki kristal tanecikleri cildinize yerleştiği zaman, sizdeki kırışıklıkları 28 günde tedavi etmeye başlıyor. Zaten ilk kullanmaya başladığınız andan itibaren yansıtma özelliğiyle var olan kırışıklıkları da kamufle ediyor. Bu çok hoşumuza gitti.

Bu kremi ilk olarak ne şekilde keşfettiniz?

- Los Angeles’ta doktor yakınlarımız var. Bu bilim adamlarının, insan sağlığına ilişkin çok önemli çalışmalarda bulunduklarına tanık olduk. Amerika’da bilinen ve güven duyulan bir ürün Lifecell. Ben kullandım, çok da beğendim. Birkaç arkadaşım da kullandı. İyi sonuç alınca, bu işe girmek için bir de kozmetologlara denettik. Onlar da beğendi. Onların ve doktorlarımızın onayıyla işe girdik.

Böylece ilk kez iş hayatına mı atılmış oldunuz?

- Kozmetik alanında ilk kez çalışıyorum. Ama asıl eğitimim turizm alanında...

Peki turizm ve otelcilik alanında çalıştınız mı hiç?

- Çok az bir çalışma hayatım oldu. Çünkü 22 yaşında evlendim. 23 yaşında oğlum Alp dünyaya geldi. Çocuk konusunda çok aceleci davrandım, çünkü çocukları çok seviyorum. Hep genç yaşta anne olmayı istiyordum, gönlüme göre oldu. Şimdi Alp 11, Can ise 6 yaşında. Benim boyuma yetiştiler.

Bir de kızınız olsun ister miydiniz? Gerçi artık iş hayatına da atıldınız, zor olur herhalde bir çocuk daha...

/images/100/0x0/55eac88af018fbb8f896738f
- Kız çocuk arzu ettik, ama oğlumuz oldu. Allah onlara uzun ömür versin. Onun için yeni bir çocuk düşüncem yok. Ama her şey kader, kısmet... İleride ne olur bilmiyorum. İş hayatım var diye çocuk sahibi olmamayı asla düşünmem.

İş hayatı çok fazla vaktinizi alıyor mu?

- Evet alıyor. Aceleci biriyim, her şeyi bir anda yapmak isteyen bir yapım var. Bu durum beni yoruyor. Avantajım; bu işte gece bilgisayar başında çalışma imkanımın olması... Bir de Amerika’yla çalıştığımız için akşam 21.00’den sonra internet yoluyla görüşüyoruz. Çocuklar da yattıktan sonra vaktim oluyor zaten. Öyle her akşam gezip tozan bir çift değiliz zaten... Sabahları erken kalkıyorum. Diğer işlerimi etkilememesine özen gösteriyorum.

İş kadını Begüm Şen olmak hoşunuza gitti mi?

- Tabii ki gitti.

Türk kadınının kozmetiğe merakını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Türk kadını her zaman kozmetiğe meraklıdır. Bir el kreminden tutun da cilt kremine kadar mutlaka bir şeyler kullanırlar. Elbette bunları es geçen insanlar da var. Ama yine de birçok Türk kadını bakımına elinden geldiğince özen gösteriyor. Bence insan kendi mutluluğu için bakımını, makyajını her zaman yapmalı.

Siz de annesinin rujlarını süren küçük kızlardan mıydınız?

- Her küçük kız gibiydim... Bütün kız çocukları erkenden özenirler annelerine... Ben de çok severdim. Annemin ayakkabılarını giyer, koyu renk rujlar sürerdim.

Sizin için de kullanılan "sosyetik güzel" tanımı için ne diyeceksiniz peki?

- Maalesef ülkemizde böyle bir şey var. İnsan rahatsız oluyor. Sadece bana değil, çevremdekilere de bu tarz

Ben ’sosyetik güzel’ tanımına uymuyorum
yakıştırmalar yapılıyor. Fakat bunlar çalışan, birtakım güzel işler başaran kişiler. Neyse ki söylenen şeyleri çok fazla kafasına takan biri değilim. Ama böyle bir yakıştırmayı da kimsenin hak ettiğini düşünmüyorum.

"Sosyetik güzel" deyince insanın aklına çalışmayan, sadece davetten davete giden, marka tutkunu kadınlar geliyor, değil mi?

- Aslında o insanları yakından tanısalar, böyle düşünmezler. Hepimizin bir aile hayatı var. Değerlerimiz var. Ben İzmirli’yim. 500-600 kişilik Tanık ailesinden geliyorum. Bayram sabahları herkesin evinde yaşananlar bizde de yaşanıyor. Çocuklarıma yeni kıyafetler alıyorum her bayram olduğu gibi. Diğer çocuklara yardım etmek, kitap almak gibi elimizden ne gelirse yapıyoruz. Çocuklarımı da öyle yetiştiriyorum. Ailemin beni eğittiği gibi onları da aynı değerlerle eğitiyorum. Ama maalesef "Sosyetik güzel" kavramını silemiyorum. Yakıştırma yapmadan önce insanları yakından tanımak gerekir diye düşünüyorum.

İş hayatına atılmanız, belki de insanların kafasındaki tabloyu değiştirir...

- İnsanların fikri değişsin diye iş kurmadım. Bu söylenti insanları damgalayan ve kötü etkileyen bir söylenti. Sanki hayatımız gezmekten ibaretmiş gibi. Yakın çevrem beni gayet iyi bilir. Tanımayan insanın böyle bir düşünceye sahip olması da üzücü... Fakat bunun için yapacak hiçbir şey yok. Hayatta herkesin sıkıntısı olabilir. Dışarıdan görünenle gerçek hayat birbirinden çok farklı...

Hayatta hiç pazardan kıyafet satın aldınız mı kendinize? Yoksa hep marka mı giyinirsiniz?

- Şahitlerim en yakın arkadaşlarım, marka düşkünü değilimdir. Fakat modayı çok seviyorum ve dergilerden takip ediyorum. Oğlak burcuyum ve yenilikleri araştırırım. Benim için öncelikli olansa bana yakışmasıdır. Çok renkli

/images/100/0x0/55eac88af018fbb8f8967393
giyinmeyi severim ve kendime yakıştırdığım renkli şeyleri her yerden alabilirim.

En yakın arkadaşım Adnan

Yıllar sonra iş hayatına atılmak istemenize eşinizin tepkisi ne oldu?

- Ortak düşüncemiz aslında bu... Sadece bana ait bir iş olarak görmüyorum, Adnan da işin içinde. Bana çok büyük destek veriyor. Hatta akıl hocam diyebilirim. Onun desteği olmadan olmazdı. Üç sene önce de Beverly Hills doktorlarıyla birlikte bir klinik projemiz vardı. Klinik yerine bu ürünlerin distribütörlüğünü yapıyoruz. Senelerin birikimiyle bu yola çıktık.

Hayattaki en iyi arkadaşınız kim?

- Eşim... Adnan en iyi arkadaşım. Biz 12 yıldır evliyiz ve evliliklerde zaman geçtikçe daha da büyük bir yakınlık doğuyor. İnsanlar birbirlerine daha da yaklaşıyorlar. Hatta çiftler zamanla aynı şekilde düşünmeye ve davranmaya

Ben ’sosyetik güzel’ tanımına uymuyorum

Pınar YILMAZERLER
başlıyorlar. İnşallah biz de ileride daha yakınlaşırız.

Adnan Bey, kendisiyle yapılan bir röportajda sizin çok kıskanç olduğunuzu söylemiş. Doğru mu?

- Kıskancımdır, ama her kadın kadar! Adnan da öyledir. Sonuçta karşılıklı bir şey bu... "Her erkeğin ve kadının olduğu kadar kıskancız" diyebiliriz. Ortada vahşet bir durum yok yani.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle