GeriKelebek Ben, seni bütün kalbimle seviyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben, seni bütün kalbimle seviyorum

Ben, seni bütün kalbimle seviyorum
refid:23480484 ilişkili resim dosyası

Heidi Klum’la reklam yüzü olduğu markanın yeni ürünleri için Frankfurt’ta düzenlenen lansmanda buluştuk. Klum, İstanbul’dan geldiğimi duyunca küçükken Türk arkadaşlarından öğrendiği başlıktaki cümleyi kurdu.

* Frankfurt’a Los Angeles’tan mı geldiniz?

- Hayır, Los Angeles’tan iki gün önce Cannes’a gittim, işlerimi halledip geri döndüm. Ardından Londra’ya gittim. Orada iki gün kalıp buraya geldim. Yarın sabah da Berlin’e uçup “Germany’s Next Top Model” yarışmasının finalini sunacağım.

* Çok ağır bir tempo değil mi bu?
 
- Öyle ama eğlenceli.

* Peki, Frankfurt’ta bulunma nedenimizden başlayalım o halde. Uzun süredir bir markanın reklam yüzüsünüz ve şimdi bu marka yeni bir ürün çıkardı...

- Evet, altı yıldan uzun süredir Taft ile çalışıyorum. Bu kez “Stylist’s Selection” adlı bir ürün grubu piyasaya sürdüler.

* Neler var ürün grubunda?

- Jöle, saç spreyi, hacim verici gibi ürünler var. Profesyonel anlamda bu ürünlere ihtiyaç duyanlar kadar saçlarını evde kendileri yapanlar da eminim bu ürünlerden memnun kalacaklar. Ben bütün bu ürünleri kullandım. Klasik saç spreyleri saçın düzgün görünmesini sağlar ama elinizi istediğiniz gibi saçınızın içinde gezdiremezsiniz, saçlarınız karışır ve eliniz orada kalır. Bu ürünler ise saça daha doğal bir görünüm veriyor.

BANA UZUN SAÇ YAKIŞIYOR

* Siz saçınız için nasıl ürünler tercih ediyorsunuz?


- Profesyonel olarak saçımı yaptırmadığım zamanlarda nemlendirici saç kremleri kullanıyorum. Bazen bakım serumları uyguluyorum, çünkü saç kırıklarını ve boyadan kaynaklanan deformasyonu en aza indiriyor. Fön öncesi köpük sıkıyorum, böylece saçlarım hemen şekil alıyor, ayrıca daha hacimli bir hale geliyor. Çok daha özel bir görünüm istiyorsam birden fazla ürün kullanıyorum. Tüm bunların dışında saçımı doğal haline bırakmayı da seviyorum.

* Anneniz kuafördü. Onun mesleği sizi nasıl etkiledi?

- Bana tek etkisi, daha çok şey deneme fırsatı bulmak oldu.

* Saçlarınızın boyuyla çok oynar mısınız?

- Hayır... Yakın zamanda saçımı bir kez uzun bir Bob stili kestirdim. Bence bana uzun saç yakışıyor. Ama fotoğraf çekimlerinde ya da kırmızı halıda saçlarıma farklı şekiller vermeyi seviyorum. Çünkü aynı görünmeyi istemiyorum. Bazı ünlü isimler ve modeller, hep aynı şekilde görünmekten hoşlanırlar. Ben ise şaşırtmayı seviyorum. Ama özel hayatımda saçımla fazla oynamam. Çünkü yüzünüz, vücudunuz kadar saçlarınızın da dinlenmeye ihtiyacı var.

KIRIŞIKLIK ALNIMDA DEĞİL GÖZ  KENARLARIMDA OLMALI

* Çekicilik söz konusu olduğunda saçlar ne kadar etkili sizce?

- Kesinlikle kadınların en iyi aksesuvarı. Biriyle buluşmaya gittiğimizde saçımıza biraz daha özen gösteririz. Çünkü bizi feminen yapan en büyük unsur, saçlarımızdır. Benim kısa saçtan çok uzun saçı seviyor olmamın nedeni de bu.
  
* Siz bir kere kestirmiştiniz ama...

- Dediğin gibi, bir kez kestirmiştim. Onun dışında saçlarım hiç çok kısa olmadı. Bence vücut tipime de uzun saç yakışıyor. Eğer kalın bir vücudun varsa, saçlarını kestirdiğinde kafan küçük görünür. Ben de hiçbir zaman çok ince biri olmadım. Uzun saçla daha iyi göründüğümü düşünüyorum.

* Peki bütün ‘paket’ten bahsedersek, kadınlara verebileceğiniz en önemli güzellik tavsiyesi nedir?

- En iyi tavsiyem, mutlu olmaları. Çünkü günün sonunda güzel bir karakter ve yüzde büyük bir gülümsemedir sizi güzel kılan. Saç, makyaj, güzel bir vücut sonra gelir. Bir kadın olarak kendine bakman gerekir. Tabii yaşlandıkça bu zorlaşır, ayrıca kilo da alırsın. Ama kendine iyi davranmayı bilirsen, hep çekici kalırsın.

* Çekicilikten bu kadar bahsetmemiz haksızlık! Sizce güzelliğiniz, dünya kadınlarının geneli için adil mi?

- (Gülüyor) Teşekkür ederim ama öyle demeyelim. Unutma, saçlarım ve vücudum için bir sürü profesyonelle çalışıyorum. Saçımın yapılması neredeyse iki saatimi alıyor. Kendim yapsam, bu kadar güzel durmaz. Ayrıca sıkı spor yapıyorum. Ama tüm bunların yanında; mutluyum. Kaşlarını çatan insanlar çok etrafta. Ben alnımda çizgiler olacağına göz kenarlarımda çizgiler olmasını tercih ederim. Annem hep “Mutlu insanın göz kenarları kırışır” derdi. Bak, bende de var. Bir de babama bak! (Menajerliğini de yapan babasını gösteriyor.) Alnında ne kadar çok kırışık var değil mi?

PAMUKKALE HALA AKLIMDA

* Kapıdan girer girmez Türkçe bir cümle söylediniz...

- (Türkçe olarak tekrarlıyor) Ben, seni bütün kalbimle seviyorum. Doğru söylüyorum değil mi? Uygunsuz bir şey söylemek istemem. (Gülüyor)

* Evet, doğru söylüyorsunuz. Nereden öğrendiniz bunu?

- Büyürken etrafımda bir sürü Türk vardı, onlardan. Birkaç cümle daha öğrenmiştim aslında ama en net aklımda kalan bu.

* Tüm dünyayı dolaştınız neredeyse, Türkiye’ye ne zaman gelmeyi düşünüyorsunuz?

- Türkiye’yi gerçekten seviyorum. 25 yıl önce ailemle Antalya’ya gelmiştim. 14-15 yaşlarındaydım o zaman. Oradan otobüsle Pamukkale’ye geçtik. Travertenler hâlâ aklımda. Orada suların içinde bir fotoğrafım vardı, hâlâ saklıyorum. Su çok güzeldi. Umarım hâlâ öyledir. Çok güzel zaman geçirmiştim orada, asla unutamam.

* Dediğiniz gibi 25 sene olmuş, tekrar gelmenin zamanı değil mi?

- Çok istiyorum gelmeyi...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle