GeriKelebek Ben Araf'ım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben Araf'ım

Ben Araf'ım
refid:24770151 ilişkili resim dosyası

1996’da Muğla’da doğdu Maral Büyüksaraç. Adını eski Başbakan Bülent Ecevit koydu. “Bizimkiler”deki Dila rolü sayesinde küçük yaşta setlerle tanıştı. Ali Poyrazoğlu, Yıldız Kenter gibi önemli sanatçılardan tiyatro dersleri aldı. Son dönemde ise yaşadığı aşklarla adı sıkça gündeme gelen Büyüksaraç’ın öyküsünün bu kadar olduğunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz!

* Sosyal medyada bir Maral Büyüksaraç fırtınası esiyor. Kimdir bu Maral Büyüksaraç?

- Bir insan kendisini subjektif olgulardan sıyrılarak objektif olgularla nasıl tanımlar bilmiyorum. Şunu diyebilirim; Ne cennet, ne cehenemim. Araf’ım sanki.

* Çocukluğunuzdan söz etmekle başlasanız o halde...


- İlginç bir çocukluğum oldu. Annem Türkiye’de değildi. Onu görmek için ya konserlerine ya da Amerika’ya gitmemiz şarttı. Annem Osmanlı kuşağının son torunlarından. İlkokul dörde kadar New York’taydım. Annemle babamın boşanmasına yakın Türkiye’ye babamın yanına geldim. Büyükbabamı tanıdığım an hayatım değişti. Resime başladım.

* Genellikle sizden yaşça büyük ünlü isimlerle anılıyorsunuz. Bunun bir nedeni var mı, yoksa sadece tesadüf mü?


- Şu ana kadar hiç kurgulamadım özel hayatımı. Veya basına şöyle yansısın böyle yansısın gibi bir derdim olmadı. Berent Akdemir’i tanıyana kadar ilişkilerdeki yaş farkı beni de rahatsız ederdi. İlk kez aşık olduğumu hissettim. Berent ve beni “biz” yapamayan şey belki de aramızdaki yaş farkıydı.

BÜYÜKANNEM BENİ MAGAZİNDE GÖRÜNCE ÜZÜLÜYOR

* Bir taraftan bir büyükelçi torunu, diğer yandan tanınmış mimar bir babanın kızısınız. Farklı bir kulvarda kariyer yapmak varken, neden sinema?


- Beni ailemin büyük-elçi, mimar, sosyete ya da Osmanlı olması hiç ilgilendirmiyor. Sınıfsal ayrımlardan hoşlanmam. Ben hiç meslek araştırmadım, sinema bana geldi. Erken geldiği için de mutluyum.

* Hem ikoncan görünümünüz hem de sosyete kültürüne itiraz eden bir duruşunuz var. Bu öyküde bir paradoks yok mu?


- Yok, çünkü sade ama özgündü yaşadığım her şey. Şatafatlıydı bazen ama beni kuşatan duygu özgürlüktür. Hepimizin kendine özgü bir stili var. Ruhum nasıl hissediyorsa, onu görselliğe yansıtmaktan yanayım. Yeter ki özgür kalayım.

* Büyüksaraçlar Muğla’nın köklü bir ailesi. Sizin rahat tavırlarınız aile ve çevrenizde nasıl karşılanıyor? Bir kuşak çatışması olmuyor mu?


- Büyükannem magazin sayfalarında beni gördüğünde üzülüyor. Ama ben kendi hayatımı yaşamak istiyorum.

* Türkan Şoray’a olan benzerliğinizi kullandığınızı iddia edenler oldu...

- Türkan Şoray benim ve elbette sinema için çok özel bir kadın. Geçen yıl Altın Portakal Film Festivali’ne birlikte gittik. Bir an olsun beni yalnız bırakmadı. “Ay Büyürken Uyuyamam” ilk sinema filmimdi. 15 yaşındaydım. Bu filmle KTÜ’de Türkan Şoray’ın elinden ödül aldım. Hayatta hırslarıma yenilen biri olmadım. Olay kimin Şoray’a ne kadar benzediği değil, sinemada ne kadar başarılı olduğundur. Onun veliahtı ancak o şekilde belli olur.

AŞK BİR HEDEF OLAMAZ

* Bundan sonraki hedefleriniz neler. Aşk mı, sinema mı? Ya da her ikisi mi?

- Aşk bir hedef olamaz. O rastgelen bir şey ve her yaşadığın da aşk olmuyor zaten. Reis Çelik yeni bir sinema filmi hazırlığında. Hakkari’de yapılacak çekimleri. Filmin teması berdel. Bir köy, bir cinayet ve berdel alışverişi. Birol Güven’le “Doksanlar” için görüşme aşamasındayız. Kısmet...

HATA YAPMAYA MÜSAİT BİR TARAFIM VAR

* 17 yaşındasınız. Reşit dahi olmayan bir genç kızın sanat dünyasında savrulma, yok olma ihtimali sizi ürkütmüyor mu?

- Hata yapmaya her an müsait bir tarafım var. Kafama koyduğumu yapan, kafamın dikine giden bir kızım. Arkamı hep babam toplar diye değil bu rahatlık ama başkalarının ne düşüneceğini takmıyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle