GeriKelebek Bağlılık takıntım var
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bağlılık takıntım var

Bağlılık takıntım var
refid:21072769 ilişkili resim dosyası

İlk albümü “Vows”la Avustralya ve Yeni Zelanda’da iki platin albüm kazanan Kimbra, şarkılarında neden sıkça evlilik ve alyans konusuna değindiğini açıkladı: “Benimkisi evlilikten ziyade bağlılık takıntısı. Çünkü bağlılığa evlilikten daha çok değer veriyorum.”

Sahnede olmak ruhsal bir deneyim gibi

Kimbra, 11. One Love Festivali kapsamında İstanbul’da konser verdi, beklendiği üzre sahnede yine harikalar yarattı. Sadece bir saatlik performans için Türkiye’ye gelip ertesi gün İngiltere’ye uçan 22 yaşındaki Yeni Zelandalı şarkıcı ile ne yaptık ettik, konser sonrası bir araya geldik.

Konserden sadece beş saat önce geldiniz. Yarın sabah da gidiyorsunuz. Ne görebildiniz bilmiyorum ama İstanbul beklediğiniz gibi miymiş?
- Ne diyebilirim ki... Uçaktan inip direkt buraya geldim, sabah 05.00’te de konser için Londra’ya uçmam gerekiyor. Ne gördüm... Gökyüzü ve evler sadece maalesef...

Bu sizin için kötü olmuş.
- Öyle... Umarım bir sonraki konsere headliner olarak gelirim ve gezmek için yeterli zamanım olur. Gerçekten de bu şehri gezmeyi çok istiyorum.

Henüz 22 yaşındasınız ama ilk albümünüz “Vows”la Avustralya ve Yeni Zelanda’da iki platin albüm aldınız. Heyecan seviyesi ne durumda.
- Yüksek... Bir sonraki albüm için heyecanlıyım, yeni şarkılar için heyecanlıyım. Türkiye’den hayranlarımın olması, bu festivale çıkmamı sağlamaları beni daha da başka bir boyuta taşıyor.

“Vows”un getirdikleri sizi tam anlamıyla tatmin etti mi?
- Hem de nasıl... Hayatımın gidişatını değiştirdi, çünkü albüm çıktığında daha 17 yaşındaydım. Birçok kadın vokal yıllarca keşfedilmeyi beklerken ben çok genç yaşta o fırsatı yakaladım. Kendimle gurur duyuyorum. Bu albüm kavanozda biriktirdiğim tüm renkleri tuvale aktarmamı, yapmak istediğim müziği bulmamı sağladı.

EVLİLİK DEĞİL BAĞLILIK ÖNEMLİ

Albümde alyans, evlilik gibi unsurlar çok ön planda. Bu konuda takıntılı mısınız?
- Bilmem ki... Ama albümün tamamını dinlediğimde benim aklıma daha çok söz vermek, birine bağlanmak geliyor. Evlilikten ziyade bağlılık takıntısı diyelim...

Neden?
- Bana sorarsan “evlilik” yerine “değerler” ve “bağlılık” demeyi tercih ederim. Çünkü onlara daha çok değer veriyorum. Belki de bilinçaltımla ilgili bir durumdur bu... “Sonsuza dek” diye verilen sözler, insanların birbirine ömür boyu bağlanması konusunu çok düşünüyorum.

Sizde durum nedir?
- Hayatımda biri yok. Bana göre değerler, kendin için verdiğin sözleri gerçekleştirmek demek. Bu albüm de benim kendime verdiğim bir sözdü mesela...

Biraz açabilir misiniz bu konuyu?
- Sözler bence senin ne olduğun konusunda daha fazla bilgi veriyor. Geçtiğimiz 3,5 yıl nasıl bir insan olduğum, nasıl değerlere sahip olduğum, kendime ne söz verdiğim, neye bağlı olduğum, neyle ilgili olduğum konusunda biraz da olsa bilgi sahibi oldum.

KENDİMİ KUTSANMIŞ GİBİ HİSSEDİYORUM

Şöhretinizin Yeni Zelanda ve Avustralya sınırlarını aşmasını sadece şans olarak değerlendirdiğiniz oldu mu?
- Şans kelimesi bu olanlar karşısında zayıf kalır. Kendimi kutsanmış gibi hissediyorum! Yatak odamda yaptığım şarkıları söylüyorum, tüm dünyada dinleniyor, insanlar seviyor, onlara eğlence ve neşe veriyoruz. Tabii bu bir gecede olmadı, zaman aldı.

Başarı da şarkınızda dediğiniz gibi “iki yönlü cadde” mi?
- Kesinlikle... Çünkü ben eğlence sunuyorum, onlar da eğleniyor. İki yönlü bir ilişki bu...

Şarkılarınızı söylerken gökyüzüne dalıp gidiyorsunuz. Sahnede kendinizi daha çok kırılgın mı yoksa güçlü mü hissediyorsunuz?
- Orada olmak benim için ruhsal bir deneyim gibi. Bazen dua etmek, bazen her şeyi geride bırakıp özgür kalmak gibi... O yüzden göğe takıldığım anlar oluyor.
Bazen sahneden uzaklaşıp gidiyorum.

Bir dahaki adımınız ne olacak?
- Amerika turnesi...

PRINCE’LE TANIŞMAYA CESARET EDEMEDİM

Gotye dahil birçok müzisyenle işbirliği yaptınız. Ama hâlâ “başka ne yapbilirim” diye düşünüyor gibisiniz...
- Doğru... Şarkılarınızı kendiniz yazdığınızda başka sanatçılarla da çalışmanız, bilmediğiniz yönlerinizi açmanız gerekiyor. Mesela Gotye ile yaptığımız “Somebody That I Used to Know” benim daha derin düşünen, kırılgan biri olduğumu ortaya çıkardı. Hâlâ sound’umu bulma çabası içindeyim. Michael Jackson, Prince gibi isimleri dinleyerek büyüdüm ve onlar da kendilerini zorlayan insanlardı.

Sahip olduğunuz ün size Prince’le tanışma fırsatı verdi mi?
- Evet. Birkaç ay önce Avustralya’da sahne aldı ama ben onunla tanışmaktan çok korkuyordum, yanına gidemedim.

Neden?
- Çünkü kendisi büyük bir idol. Yapamadım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle