GeriKelebek Babası mimar olmasını istedi o resim yapmayı tercih etti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Babası mimar olmasını istedi o resim yapmayı tercih etti

Babası mimar olmasını istedi o resim yapmayı tercih etti
refid:20485651-spot ilişkili resim dosyası

Sait Mingü, ünlü mimar Hasan Mingü’nün oğlu. Hasan Bey, oğlunun mimar olup da kendi elleriyle kurduğu firmanın başına geçeceği ümidini uzun süre kaybetmemiş.

Ancak oğlunun yılmadan yaptığı resimlerin karşısında ısrarı daha fazla uzatamamış. Sait Mingü ise, reklamcılıkla başlayan çalışma hayatına askerde aldığı ‘hayatını sadece resimden kazanma’ kararıyla son vermiş. Beş bin parçalık koleksiyona sahip bir çizgi roman tutkunu olan Mingü’nün işlerinde, okuduğu çizgi romanlar, izlediği filmler ve rüyalarının tesirleri görülüyor. Mim&Antiques’te açtığı ‘Akışkan İfadeler’ ise onun dördüncü kişisel sergisi. Üstelik dijital işleri de ilk kez bu sergide gösteriliyor.

Babanız tanınmış bir mimar. Aslında sizin de mimar olmanızı istemiş ama olaylar dilediği gibi gelişmemiş anlaşılan...
- Babam Hasan Mingü, henüz çocukken kabiliyetimi keşfedince, kendi kurup geliştirdiği mimari firmasının benimle devam etmesini arzuluyor ve beni daima varisi olarak görüyordu. Ancak, resim ve çizime olan tutkumun serüven olmaktan çıkıp, bir amaca dönüştüğünü gördü. Ressam olmaya karar verdiğim üniversite yılları ve sonrasında bu kararıma karşı çıksa da, yılmadan yaptığım resimler ve aldığım olumlu tepkilerle zaman içinde yumuşadı. Ama hâlâ arada bana takılır, “Mimar olman lazımdı” diye.

Yine de yeteneğinizi ondan almış olmalısınız.
- Evet, her ne kadar yeteneğimi babamdan aldığımı düşünsem de, ne ifadelerim ne de çizgilerim mimariye, statik çizgi ve objelere uygun değil. Çizgilerim organik formlara, insan ve ifadelerine ait. Hiçbir zaman bir mekân, obje ya da yapı tasarlama isteğim olmadı. Benim çizgim daha çok insana yakındı. Çocukluğumdan beri de hep böyle devam etti.

SADECE RESİM YAPMAYA ASKERDE KARAR VERDİM

Öğrenim hayatı nasıl geçti?
- Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’ne girmek, liseye başlarken yavaş yavaş kafamda kesinleşmeye başlamıştı. Sadece Mimar Sinan’ın yetenek sınavlarına girmeyi hedeflemiştim. Ama hangi dalı seçeceğime karar verememiştim. O zaman arkadaşlarım dershaneye giderken ben de ressam Recep Türüng’ün atölyesinde desen dersleri alıyordum. “Sen zaten böyle çizdikçe, istediğin her şeyi yaparsın, yeter ki sağlam bir karakalemin olsun, sonra istediğini üzerine eklersin” derdi. Onun bana verdiği güvenle özellikle temel sanat eğitimi üzerine yoğunlaştım. Sonunda Mimar Sinan’ın Resim Bölümü’ne girdim. Ama eğitimin sonlarına doğru hep aynı tarzda resim yapmaktan sıkılmaya başladım ve farklı arayışlara daldım.

Hayatınızı resimden kazanma kararını alma hikâyeniz de enteresan. Biraz bahseder misiniz?
- Mezun olduktan sonra, farklı bir şeyler denemek amacıyla Güzel Sanatlar/ Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı’nın kapısını çaldım. O yaz stajyer olarak başladım reklam hayatına. Sonraki beş sene de sanat yönetmeni sıfatıyla devam ettim. İnsan böyle bir çarkın içine girince bir türlü çıkamıyor. Benim de her zaman kafamın bir köşesinde yatan ‘resim yapmak’ fikri sürekli olarak ötelendi. Ne zaman ki askere gitmem gerekti, işler değişti. O zaman bu düzenden çıkıp hayatıma dışarıdan bakabildim. Hayatımı sorgulayacak bol bol zamanım oldu. Dönüşte “artık sadece resim yapacağım ve bunu en azından denemeden ölmeyeceğim” kararını almıştım. Sonrasında ise büyük bir açlıkla resim yapmaya başladım ve arada geçen zamanı telafi etmeye çalıştım. Şansım da yaver gitti. İlk senenin sonunda dosyamda biriken eserlerimle ilgilenen Alaçatı’daki Kırmızı Ardıç Kuşu sayesinde ilk sergimi açtım, sonrasında ise o sırada temasta olduğum X-ist galerisiyle anlaşma imzaladım.

5 BİN PARÇALIK ÇİZGİ ROMAN KOLEKSİYONU

Büyük bir çizgi roman koleksiyonunuz olduğunu biliyorum. Nasıl başladı bu merak?
- İlk tohumları eken babam sayesinde. O zamanki mizah dergisi Gırgır’dan tutun Tay Yayınları’ndan çıkan Zagor, Mister No’lara kadar birçok dergi alırdı. Okumayı bilmediğim zamanlarda sadece resimlerine bakar, hikâyesini kendim oluştururdum. Sonrasında ise bir tutkuya dönüştü. İlkokul birinci sınıftan beri Türkiye’de çıkan bütün çizgi romanları biriktirdim diyebilirim. Koleksiyonum yabancı çizgi romanların ve benden önceki dönemlerin sayılarının sahaflardan toplanmasıyla iyice genişledi. Fakat şu anda daha seçerek, eleyerek alıp okuyor, biriktiriyorum. Yaklaşık beş bin parçadan bahsedebiliriz.

Bu merakın etkisi işlere de yansımış gibi. Ne dersiniz?
- Mutlaka, elim kalem tutmaya başladığında devamlı çizgi romanlardan insan figürleri çizerdim. Hareket, insan anatomisi ve ifadeye olan merakım çok küçük yaşlarda bu çizgi romanlar sayesinde başladı. 10’lu yaşlarımın başına geldiğimde ise babamın kütüphanesindeki Rönesans ressamlarının figürlerini çizer oldum.

İMAJLAR ADETA BEYNİME SÜZÜLÜYOR

İşlerinizi nasıl kurguluyorsunuz? Ne oluyor sizi tuvalin başına geçiren?
- İçgüdüsel olarak niteleyebiliriz. Küçük yaşlardan beri insan ifadeleri ve hareketlerine meraklı olduğumdan, gün içerisinde de devamlı insanları izliyorum. Biriyle konuşurken duruşunu, metroda giderken oturuşunu, film seyrederken aktörlerin ifadelerini, kadrajlarını içgüdüsel olarak devamlı kafamdan çiziyorum. Sonra bunlar hafızamda birikmeye başlıyor ve bir imaj oluşuyor. Gece yattığımda ise imajlar beynime süzülüyor sanki. Bir kompozisyon oluşturup, işte böyle bir resim yapmalıyım, diyorum.

AKIŞKAN İFADELER
Yapım gereği çok hızlı çalışıyorum. Yaptığım resimlerin tarzını da figüratif dışavurumcu olarak adlandırabiliriz. Tuvalle, kağıtla mücadele etmeyi, kendimden duygular geçirmeyi seviyorum. Figürlerimin ifadelerini de anlık lekeler, sıçratmalar ve dinamik çizgilerle vermeye çalışıyorum. Karakterin suratına sıçrattığım bir leke onun elmacık kemiğini oluşturuyor. Bu yüzden mümkün olduğunca sıvı boya kullanıyorum.

 

Sait Mingü’nün ‘Akışkan İfadeler’ sergisi 19 Mayıs’a dek Mim Art&Antiques’te ziyaret edilebilir. Adres: Mim Kemal Öke Caddesi Arel Apt. Kat.3, Nişantaşı. (212) 240 27 66.


 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle