GeriKelebek Aynı evde değiliz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aynı evde değiliz

Aynı evde değiliz
refid:12315654 ilişkili resim dosyası

“Gece Sesleri”ndeki rol arkadaşı Vildan Atasever’le aşk yaşamaya başlayan İsmail Hacıoğlu, sevgilisiyle aynı eve taşındığı iddiasına yanıt verdi:“Hayır, öyle bir şey yok. Hatta Ikea’dan eşya bakmışız diye de haber çıktı, oysa biz o alışveriş merkezine hiç gitmedik.”

 “Sonsuz” filminde canlandırdığınız Volkan nasıl bir karakter?  

- 26 yaşında, maalesef genç yaşta ciddi bir hastalığa yakalanmış ve tedaviyi de kabul etmeyen bir DJ... Çalıştığı barda bir sevgilisi var, onu çok seviyor, ara sıra kıskançlık krizlerine giriyor falan... Sonra bir gün hastanede açıyor gözlerini... 
       
“Sonsuz”un konusu nedir peki?     

- 13 yaşında töre cinayeti yüzünden hapse girmiş olan Serhan, kanser hastalığı nedeniyle yattığı hastanede Volkan’la tanışıyor. Volkan, DJ’lik yapmakta olduğu barda çalışan Tuğçe’ye yakınlık duyunca, bar sahibi Cihan ile çatışıyor. Cihan, sert karakterli biri olmasına rağmen sanatın her türüne tutkun... Hayatındaki en büyük hayali de bir kitabı olması. Volkan, Serhan’a son günlerini güzel yaşatmaya çalışırken Cihan’ın gölgesi hep üzerlerinde olacak.

Volkan’ı canlandırmak için kilo verdiğiniz doğru mu?

- 10 kilo değil ama 7 kilo kadar verdim. Bence de güzel oldu. 

Yönetmen Cemal Şan ile ilk ortak çalışmanız “Gece Sesleri” miydi?

- Hayır, ilk “Yeni Hayat” adlı dizide karşı karşıya gelmiştik. Cemal Abi benim bebe halimi bilir yani... Orada 4 bölüm çalışmıştık. Sonrasında “Gece ışleri” ve şimdi de “Sonsuz”...

YÖNETMEN DEĞİŞSE İŞİ BIRAKIRDIM

 Cemal Şan’la çalışmayı özellikle mi tercih ediyorsunuz?

- Ben bir oyuncu olarak, yönetmen ne isterse onu yapmaya özen gösteririm. Cemal Abi de “şöyle bir şey var” diye alternatif sunabileceğiniz bir yönetmen. Deneye ve yeniliğe çok açık. Onunla çalışırken çok şey öğreniyorum. Artık nerede durmamı istediğini anlıyorum, söylemesine bile gerek kalmıyor. Bu durum da çekimleri hızlandırıyor.

Yapımcınız Ferhat Gündoğdu, aynı zamanda başrol oyuncunuz... Pek alışılmış bir şey değil bu...

- Bizimkisi kesinlikle gönül verilerek yapılacak bir iş. Bunu gerçekten isteyen, öğrenmeye açık bir bünye varsa karşınızda, onu yönetecek birini de bulduysanız, tamamdır. Ben Ferhat Abi ile çok rahat çalıştım, hiçbir sorun yaşamadım. Yapımcı tarafını hiç hissetmedik, aksi halde çalışamazdık zaten... 

Çekimler ne kadar zamanda tamamlandı?

- Çekimleri 20 günde bitirdik. ıstanbul 10 gün kadar sürdü, 10 gün kadar da Foça’da çalıştık. Sesli çektik, Sultanahmet Meydanı ve Darülaceze gibi zor mekanlarda set kurduk.

Sizin için filmin en etkileyici sahnesi hangisiydi?

- “Sonsuz”, hayat gibi... Her an bir telefon çalabilir ve sevdiğimiz birini kaybedebiliriz. “Sonsuz” da böyle bir hikaye. Hiç beklemediğin bir anda gözlerini doldurabiliyor. Tamamını gördükten sonra konuşmak lazım tabii... Benim için en büyük sürpriz Süleyman Turan ve onun rolü ama...

YABANCI DİL SORUNUNU BU YIL ÇÖZECEĞİM

 Filmin adı değişti, yönetmen adı değişti. “Ne oluyoruz” demediniz mi hiç?


- Aslında Cemal Abi yönetecekken, başka bir beyefendinin adı ortaya atıldı. Benim filmde olacağım belliydi ama sözleşmeyi imzalamamıştım. Cemal şan olmazsa ben de yokum diye konuşurken karışıklık çözüldü, Cemal Abi işi çekti, biz de güzelce oynadık.

Bu sezon bir televizyon dizisinde yer alacak mısınız?

- Yok, dizilere ocak ayı gibi başlamak istiyorum. Ondan önce bir şey yapmayacağım.

Kendinizi nadasa mı bırakıyorsunuz?

- Son bir yıl çok yorucu geçti. “Gece Sesleri” bitti, ardından filme başladım. Sağlıksız bir durumdu. Yeni sezonda inşallah yeni bir tiyatro oyunuyla devam edeceğim. O zamana kadar da yabancı dil problemimi çözmek istiyorum. Bunu fena halde kafaya taktım, bir an önce halletmem gerekiyor.

Niye?

- Yurtdışına çıkıp insanlara derdimi anlatamamak sinirlerimi bozdu. Anlaşılamadığım zaman sinir oluyorum. Dolayısıyla “Ne yapıp edip ıngilizce öğreneceğim” dedim.

“Sonsuz”, Antalya Film Festivali’ne katılacak mı?

- Bu sene düzenleme nasıl olacak, gösterime girenleri mi girmeyenleri mi alcaklar belli olmadı sanıyorum. Önemli olan, körler sağırlar birbirini ağırlar olmasın.

Son dönemde en fazla beğendiğiniz film hangisiydi?

- “Sonbahar”... Özcan Alper’di yönetmeni... Ve Türk sineması bir yönetmen daha kazandı diyebilirim.

BİZ O MAĞAZAYA GİTMEDİK BİLE 

Özel hayatınıza gelecek olursak... Vildan Atasever’le bir ilişkiniz olduğunu biliyoruz. Peki aynı eve taşındığınız haberleri doğru mu?

- Hayır. Ikea’dan eşya bakmışız diye de haber çıktı, oysa biz Ikea’ya gitmedik bile... 

Bir daha Vildan Hanım’la aynı işte oynamanızın zor olduğunu da söylemişsiniz...

- Zor tabii. ılgi odağı biz oluruz... Böyle bir durum yaşanmasın diye de aynı işte olmayı istemiyoruz.

İki tanınmış insanın aşk yaşaması zor değil mi?

- Bunu yaşayan bilir ancak... Anlatmakla olmaz.

ÇOK İZLENDİĞİ HALDE İÇİME SİNMEYEN FİLM VAR

 “Seyirlik filmlerde oynamak isterim” demişsiniz. Nedir bu seyirlik film?

- Çoluk çocuk hep birlikte izlenebilen filmler...

Box Office bir kıstas mı bu anlamda?

- Değil, filmin çok izlenmesi çok iyi bir film olduğu anlamına gelmiyor. Çok izlenen ama benim içime sinmeyen filmim de var. Bir gün bir hikaye gelir, çok derdi olan sert bir hikayedir, ama o da seyirliktir,  onda da oynamak isterim. Beni ve izleyeni bir parça düşündürecek, bir şeylerin yerini değiştirecek filmlerde oynamak istiyorum yani...

Neden filmografinizde komedi yok?

- Tiyatro oyununda komedi oldu aslında... “Sınav”ın da kendi içinde bir komedisi vardı.
”Sonsuz”da da durum aynı. Ama baştan sona bir komedi olmadı. Komedinin çok ciddi vakit ayrılması gereken bir iş olduğunu düşünüyorum. Zamanı gelince o da olur.

5 KELİMEDE İSMAİL HACIOĞLU

*Aşk: Sadakat
* Oyunculuk: Hayat
* Sinema: Tutku
* Aile: Olmazsa olmaz
* Yemek: Kaburga dolması

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle